Ağırbaşlı ve vakur Türk halkı, Afrin' de, süper güç ABD ile güreş tuttu, ABD'ye meydan okuyor.

ABD’yi de eze eze ilerliyor, adım adım ABD’nin bağrını deliyor.

Çamur, sis ve soğuğa aldırmadan, bayrağını dalgalandırıyor, metanetle vatanını, ezanını savunuyor.

Kendini aydın, münevver, zanneden bazı CHP/Cihangir elitleri ise; dandik açıklamalarla, Esed'e, PKK’ya, ABD' ye yılışmalarla, soytarı beyanlarla güya politika yapıyorlar. Arada halka dönüp “görürsünüz siz, bizim ABD, sizi yener” naniği yapıyorlar.

Türkiye'nin 1960’lardaki mühim sosyologlarından rahmetli Prof. Dr. Mümtaz Turhan'ın şu değerlendirmesi ne kadar yerinde ve hâla geçerliliğini koruyor:

"Halk şâyânı hayret derecede bedenî mukavemete sahiptir.

 Münevver daha tahsili esnasında yumuşar, sonraları bedenî mukavemetini büsbütün kaybeder.

Halk kanaatkâr, ağır başlı, vakur ve hürmetkârdır.

Münevver açgözlü, şarlatan, laubali, saygısız veya dalkavuk olur.

Halk, umumiyetle dindar ve manevi kıymetlere hâla bağlıdır.

Münevver ise, ne dindar, ne de dinsiz fakat çok iptidai dar ve çok fena tarzda materyalist olmuştur"(*)


Türk Milli Eğitimi’nin standart üretimi bu çeşit münevverlerdir.

AK Parti bu çeşit münevver üretimini behemehâl durdurmalıdır.

(*)-Prof. Dr. Mümtaz Turhan: Garplılaşmanın Neresindeyiz? Emek Matbaası sh. 88, 1980.

***

Mehmed’ in oyu ile Sera’ nın oyu bir mi?

CHP’nin son kongresinde Kemal Kılıçdaroğu’nun Parti Meclisi’ne seçtirdiği Sera Kadıgil, şöyle diyor:

"Hayatta hiç bir laftan tiksinmedim 'şehitler ölmez vatan bölünmez' den tiksindiğim kadar!"

"O ezanlar ki şahadetleri dinin temeli ama, benim yurdumun üstünde ebedi inlemesin artık n'olur ya! ağzıma ağzıma okunuyor her sabah!"

Millet, Afrin'de bayrak diktiği tepede ezan okuyor.

CHP; ezana, bayrağa, şehide maval okuyor.

Sandıkta; Afrin’deki Mehmed’in oyu ile, Cihangir'li Sera’nın oyu bir olmalı mı?

***

Biz yeni ayıldık!

AB ve ABD, Türkiye'yi 47'ye böleceklerini hesaplıyorlar. Kürtler sadece 47’de 1.

Derinden, derinden geliyorlar. En büyük desteği içerden alıyorlar.

Eğitim sistemimiz maalesef onlara bol bol  hayran/yandaş/eleman yetiştiriyor.

Bir ara, Bergamalılar "altın istemeyiz!” diye yeri göğü inletmişlerdi.

“Bergama” bir Alman BND (Alman İstihbarat Örgütü) operasyonu idi.

Bugünlerde Sinop'ta "Nükleer istemeyiz!" yaptırıyorlar.

LGBT fırıldaklarını bunlar çevirtiyorlar.

Çok sayıda köşe yazarı, çok küçük paralara ısmarlama yazılar yazıyorlar. Okuyan sanıyor ki adam ne vatansever! Halbuki yazının içindeki tek cümle ile sizi vuruyor, ya da teslim alıyor.

STK'larımız Lawrens kaynıyor.

Uyandılar artık Lawrens adı kullanmıyorlar.

Lawrenslerin adları artık Ali, Veli...

Sizi ayakta uyutuyorlar, araştırma görevlisi, gazeteci, Greenpeace üyesi, kadın savunucusu, sanatçı, tiyatrocu, gezgin kılığındalar.


I. Dünya Savaşını Suriye’ de, kaldığı yerden alevlendirdiler.

Bu savaş, bizde, Suriye'yle başlamadı.

Deniz Gezmişler Nurhak dağlarına çıktığında başlamıştı. 


Biz yeni ayıldık!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.