Bu yazı, benim vatanımı ilgilendiren referanduma canhıraş şekilde “Hayır” diyen haçlılar ve Siyonist korusuna dâhil olan ülkemi ve milletimi sevmeyenler içindir. Bu yazı, vatanımı ve milletimi seven, kendi iradesi ile “Hayır” diyenler için değildir!

Bir tek misal gösterin; alçaklıktan başı göğe ermiş, alçaklıkla şeref ve makam sahibi olmayı elde etmiş ve bu dünyadan namusla göçüp gitmiş birini… Bir tek misal gösterin; kendi hainliği neticesinde yakınlarının arkasından iftihar edecek şekilde: “Ne büyük alçak adamdı, onunla gururluyuz …” diyerek utanılmamış olmasını… Bir tek misal gösterin; her türlü şerefsizlikle boyanmış, vicdanen kendinden memnun kalmış, gece rahatla yatağa girmiş ve son nefesinde: “Allah'ım, bana bu alçaklıkları yaptırdığın için sana şükrediyorum ve haysiyetimle son nefesimi vermeye hazırım” demiş birini… Bir tek misal, Allah aşkına bir tek misal; hıyanetle ölüp giden birine insanlık gözyaşı dökmüş ve tarihe şerefle geçmiş, herkesin arkasından memnuniyetle imrenerek yaslar tutmuş birini… Böyle bir misali vallahide gösteremezsiniz, billahi de gösteremezsiniz… Gösterseniz ihanetin ne kadar makbul bir şey olduğunu ve namuslu insanların ne çok şey kaybettiğini anlayacağız…

Evet, böyle bir örneği gösteremezsiniz; ne Allahın kanunlarına uygun olur, nede beşeri kanunlara… Alçaklık ancak alçaklar tarafından pirim yapar alkışlanır ve de destek görür… İhanet ancak şeytanın alkışlayacağı bir şeydir. İhanet sadece maddi olarak rahat yaşamayı ama gerçekte kendisi kabul etmese bile vicdanen ince ince rahatsız edecek bir şeydir. İhanet toprağa girmeden bile azap tattıran çok ama çok dehşet verici işkencedir... Evet, ihanetle hiç kimse şeref sahibi olmamıştır…

Dinde ihanet, yaradılışa ihaneti doğurur... Yaradılışa ihanet, insanlığa ihaneti ve insanlığa ihanet ise namusa, vatana ihaneti doğurur… İnsanın yaşadığı eve, bağlı olduğu aileye ihanet etmesi nasıl çirkin bir şey ise vatana ihanet katlanan bir şerefsizliktir...

İhanet etseniz de birkaç kaşık yemek yiyeceksiniz, ihanet etmeseniz de… İhanet etseniz de tayin edilen nefesi soluyacaksınız, ihanet etmeseniz de hudutlanmış nefesin sınırını aşamayacaksınız… Yani kısaca ihanet edenlerde ölüp gidiyor, alçaklık yapmayanlarda ölüp gidiyor... Devlete millete ihanet edenler, altın tabutlara bile konsa, elinde değerli bir hazine olarak kalmayacak! Şerefle son nefesi verip, omuzlar üzerinden sade bir kabre giren insanın haysiyeti orada meyvelerini vermiş olacak... En azından buradan alın akı ve insanlık ile gitmiş olunması, inandığını Allah'ı razı edecek şekilde yaşayarak gitmiş olması, insanların arkasından: “Şerefli bir insandı” demiş olması, velev ki ebedi hayat olmasa bile ne büyük bir kazançtır...

Hiç gördünüz mü, işittiniz mi? Allahsız ve şerefsiz birinin ardından dostları, yakınları: “ Çok severdik namussuzluğunu, hainliğini… Bizi şerefsizliği ile mesrur ederek gitti. Büyük bir kayıp oldu bizim için bu alçağı kaybetmek” Yok böyle bir şey. Yok ve insan oğlu var olduğundan beri torunlar dedelerinin ihanetinden, şerefsizliğinden hiç iftihar etmiş değillerdir...

Gel arkadaş, daha vakit geç değil… Madem ecel gelmemiş, tövbe kapısı kapanmamış, kâinatın yaratıcısı olan kudretli ve merhamet sahibi Hz. Mevla'ya sığın ve bu ihanetleri bırak! Bu vatan üzerinde oynanan oyunlarda üç beş bilmem ne kadar para için, vaat edilenler için figüran olma! Beş vakit Allahın birliğini ilan eden ezanların ve al bayrağın altında, başka diyarların, küffarın adamı olma! Nasıl dedelerin küffar karşısında canını seve seve feda etti, sende şerefli bir fert olarak evlatlarına ve torunlarına haysiyetini, vatan sevgini miras bırak!

Kardeşim, bu milletin birliğine “Hayır” deme! Bu vatanda torunlarının şerefle başı dik küffara yem olmadan yaşamasına “Hayır” deme! Bu toprakların gerçek evlatlarının büyük bir gayretle vatanı yücelmesine, bizi özümüze döndürmeye çalışmasına “Hayır” deme! Baykuşların bu topraklarda tamamen susturulmasına, ecdadımız gibi kıyamete kadar ezanlara sahip, bayrağa sahip, birliğimize sahip çıkılması için emek verenlere, yüz yıl süründürenlerin elinden kurtarıp, dirilişin zirvesine ulaştıracak olanlara “Hayır” deme! Şeytanları alt etmeye, İslam Âleminin toparlanmasına, uhuvveti tesis edip, küffarın tamamen bu topraklardan elini ayağını çekmeyi sağlayacak Erdoğan'ın vatan aşkına “Hayır” deme! Tarihine sahip, ecdadına hayırlı evlat olan, bu milletin yeniden dirilişine ve küffara eyvallah demeden yaşamasını sağlayan, büyük bir mücadele veren Erdoğan'a “Hayır” deme!  Erdoğan eğer hayırsız olsa idi ne Anadolu'nun, ne bizim, nede dünya mazlumlarının sevgisini asla kazanamazdı. Bakın Sevmeyenlere; sadece zındıklar ve dünyanın alçakları… Bu bile senin Erdoğan'ı ve onunla beraber cansiperane çalışan ekibini sevmene yetmez mi?

Ha ihanet edeceksen, küffarın “Hayır” demesine ortak olacaksan ne diyelim?  Zorla vatan, bayrak ve ruhumuz olan ezan sevdirilemez ki! Şer odaklarına mensup olmayan kardeşim şunu unutma: Senin “Hayır” demen, müspet manada, her yönden kartopu gibi büyüyen güzel ülkeme zarar vermez. Sadece senin adına üzülürüz; güzelliğe ortak olmadığın için… Dikkat et; dışarının alçakları, canhıraş şekilde “Hayır” denilmesi için çalışıyorlar... “Evet” demek hayırsız olsaydı küffar hiç “Hayır” der miydi?

Evet, dünyanın neresinde olursa olsun, düşmanla ittifak içinde olmaktan, vatana ihanetten hiç kimse şeref sahibi olmamıştır! Kimse arkasından iftihar etmemiştir…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.