Ya Rab! İlmimi, anlayışımı, imanımı arttır.

Ayağımı, kalbimi dinin üzere sabit kıl.

Beni takva sahiplerine önder kıl.

Canımı müslüman olarak al…

İlmin olmaması anlamamayı, anlamamak da inanmamayı doğrurur. Güvenin akabinde teslimiyeti içinde barındıran iman insanlaşma yolunun ilk adımıdır. Zira her yapılanın bir karşılığı vardır.

Güçlünün, gücünü isteğine ulaşmak için kullandığı herkesin malumudur. Güçlü olan haksızlık yapmakta, bunun da yanına kar kalacağını düşünmektedir.

İnsan kendisi ile çatıştığı müddetçe asla içten huzurlu olamaz. Geçici olan mutluluğu huzur sanır. İçinden gelen sesi devamlı bastırır. Duymaması, görmemesi için bir çok sebepler vardır.

İnsan yapısında evrensel olan bütün doğrular vardır. Yalanı, hırsızlığı, adam öldürmeyi, dedikoduyu, iftirayı, zinayı, terörü, şiddeti doğru sayıp güzel görmez. Bunun yanında yerlerin ve göklerin  yaratıcısının Allah olduğunu asla inkar etmez.

Allah tasavvuru yanlış olan ise bu inancının üstünü örtmeye çalışır. Herkesten ve her şeyden kaçıp, herkesi aldatabilir. Lakin asla kendinden kaçıp kendisini aldatamaz.

Bedenindeki huzurun olmaması yaratılışına aykırı yaşamasından dolayıdır. Zira yaratıcı ruhunun doyumu için bazı şartlar sunmuştur.

Bedene yüklenen ruh ile insan olunur. Ruh, bilgisayara yüklenen yazılım programı olarak düşünülürse daha iyi anlaşılmış olacaktır.

Nasıl ki yazılımı yüklenmemiş bilgisayar kullanılamıyorsa, insan da yazılım programına göre hareket etmez ve kurallara uymazsa mutlu olamayacaktır.

Kullanılan bilgisayarın her an virüs bulaşması ihtimali yüksektir. Bundan dolayı arada güncellenmesi gerekmektedir.

Yalan yanlış bilgilere anında ulaşıldığı şu günümüzde virüs kapılma ihtimalimi de çok yüksektir. Her zaman güncelleme yapılmalıdır. Bu güncelleme de içinde asla yalan ve şüphe olmayan vahiyle olmalıdır.

İnsan acizdir. Hata yapmaya meyillidir. Nereden geldiğini, nasıl yaratıldığını çok iyi bilmelidir.

İnsanın yaratılış hikayesini Kuran’ı Kerim’de  atık bir damla ile başladığına işaret vardır. İlgili ayet Kıyamet suresinin 37 Ayetindedir.

“O, atılan meniden bir damla değil miydi? Sonra ‘alaka’ olmuş, Allah O’nu yaratmış ve düzenlemişti. Ondan erkek ve dişi iki çift yapmıştır.”

İnsanı insan yapan ruh: akıl, şuur, irade ve fıtratın birleşimidir.

Akıl; bilgi edinmeye yarayan bir güçtür. Bu güç ile bilgi elde edilir ve uygulamaya geçilir. Bu bilgiler yaşanırsa insanı kale gibi koruyacaktır.

Şuur; görünen ve bilinen manasındadır. Görünen, bilinen ve her şeyin yaratanı olan  güce karşı hangi güç durabilir?

Yapılan seçimin sonucu bilinmelidir. Bakırdan altın, kömürden elmas olması beklenebilir mi?

Zan etmekler çoğunlukla aldatıcıdır. Geçici nimetlere kanmak ve geleceği ötelemek en büyük aldanma değil midir?

Kalıcılığı kesin olmayan dünya nimetlerini, geleceği kesin olan bir güne tercih etmek hangi aklın karıdır?

Borçluların borçlarını ödeyip mükafatını göreceği günün olmayacağını düşünmek, insanı güzele ulaştırır mı?

Bundan dolayı içten gelen sese, vicdana kulak verilmelidir.

Vicdan; iyiyi kötüden ayırabilen, kötülük yaptığı zaman üzülen, iyilik yaptığı zaman sevinen iç bendir. Aslında bilginin kaynağıdır.

Vicdan evet derse akıl onu asla yalan saymaz. Vicdan aklın daima bir adım önündedir.

Vicdanın olur demediğine aklın olur demesi, aklın virüs kaptığının açık delilidir. Vicdanın sesi kesilmezse aklın sesi de muhakkak duyulacaktır.

Bir olayın yapılıp yapılmaması, yapılacaklar arasında seçim yapılması irade ile olur. Allah Teala kendi irademizle kendimize yönelmemizi beklemektedir.

İrade sahibi olunması sorumlu olmanın getirisidir. Dileyen inancının önünü açar, güvenir ve teslim olur, dileyen de imanının üzerini örter ve kafirlerden olur. İlgili ayet Kehf suresinin 26 ayetindedir.

“De ki "Bu doğrular Rabbinizdendir. İmanı tercih eden inanıp güvensin, görmezlikten gelmeyi tercih eden de kâfir olsun…”

Unutulmaması gereken hakikat; insanlığın ancak doğru seçimle ve bu seçime uymakla olacağıdır. İnsanlıkta yaratıcıdan ve yaratılanlardan utanmak ve yapılan hatalardan af dilemek vardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.