Türkiye, kendine özgü dinamikleri olan bir ülke…

Ne Avrupa ne Asya ne Ortadoğu’ya benzer…

Türklerin geleneksel Batı-Doğu şeklinde ayrılan devlet yönetiminde “büyük kardeşler” devletin başı olarak Doğu kanadını yönetirdi, “küçük kardeşler” ise Batı kanadını…

Türkler, azimli bir millet…

Her zaman ileriyi hedefleyen bir zihin var…

Büyük kardeşin derdi “çok büyük”, Çin…

Küçük için, “Ata’ya saygı” kaçınılmaz…

O zaman gidecek tek yer kalıyor o da, Batı...

Öyle veya böyle yüzünü hep Batı’ya dönen bir Doğu olarak tam bir medeniyet tasavvuru ortaya koyuyor Türkiye…

Bu yolculukta ilerlerken “yetmiş iki buçuk milletle” kaynaşıyor, dost oluyor, beraber yürüyor...

Bir de üstüne İslam ile müşerref olunca apayrı bir “güzellik” apayrı bir “vizyon” kazanıyor…

Batı’nın kendi içindeki bitmez tükenmez savaşları, bir sistem oluşturmasına neden oluyor ya…

İşte bu sistem Batı’ya yaklaştıkça bünyeye tesir ediyor…

Bu yüzden bizdeki gözlük “Batı”nın “W” ile “Doğu”nun “و (vav)”ı arasında kalıyor…

İnşallah, kendimizi anlamamız ve anlatabilmemiz için bir Milat olacak burası…

Eğitimini aldığımız dış politikaya, ilgi alanımız olan bir miktar ekonomi ekleyerek, işimiz olan gündemi siz değerli okurlara kendi gözlüğümüz ile sunmaya çalışacağız.

Hayde Bismillah…

Bir Mezhep savaşı ki sorma!

Birleşik Arap Emirlikleri’nin ABD’nin Irak’ta kurmuş olduğu Ebu Gureyb Hapishanesi gibi bir yapıyı Yemen’de kurduğunu öğrendik…

Allah Allah…

Yahu, nedir bu Birleşik Arap Emirlikleri’nin derdi?

Karışık mevzular aslında…

Ortadoğu’da rejimler hayatlarını devam ettirebilmek için var olan güç ihtiyaçlarını iki şekilde gideriyorlar:

Birincisi saldırma ihtimali olanı satın alma bir diğeri de saldırma ihtimali olana saldırma…

Yönetimlerini halka kabul ettirebilmek için de mezhep ayrılıklarını kaşıyıp duruyorlar…

Ha, sakın, “İran çok masumdur” diye anlaşılmasın

Her iki taraf için de bu durum geçerli.

Bakalım daha neler göreceğiz.

“İsrail Sevgisi” bunları bitirecek!

ABD, BM İnsan Hakları Konseyi üyeliğinden ayrıldı.

Sebebi ise İsrail’e karşı ön yargılarmış.

ABD, daha önce İsrail sevdasından UNESCO’dan da ayrılmıştı.  

Yakında bu sevda yüzünden AB ile “Papaz” olup, NATO’yu da feshedebilir, benden söylemesi…

Erdoğan’ın Önlenemez Liderliği

Toplumun dini ve etnik azınlığı ve ya çoğunluğu, liberali, sosyalisti ve dahi bilumum her bir kesiminden insanlar,

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bir şekilde memnuniyet duyuyor.

Zaten bu düşünce görüldüğü gibi sandıklara da yansıyor.

Peki, ama neden?

Cumhurbaşkanı Erdoğan kimsenin “amcaoğlu” değil.

Kaldı ki herkes amcaoğlunu da sevmek zorunda değil.

Adam çalışıyor, milleti için doğru bildiği şeklide çabalıyor, uğraşıyor. Böyle bir çalışma temposu hiçbir “dünyalık heveslisi”nin yapacağı iş değil.

Erdoğan, Türkiye’yi büyütmeye çalışırken ülkenin kıt kaynaklarını da tüm vatan evlatlarına bölüştürmeye çalışıyor.

Bu iş kolay değil, talip olanlar iyi bilmeli!

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin siyasi lider çıtasını çok yükseltti.

Bu vakitten sonra kim gelirse gelsin, işi çok zor…

Kafalardaki Kandil karışıklığı

Son Başbakan Binali Yıldırım, ülkemizin terörle mücadeledeki son durumunu açıkladı. Kandil’e 40 km ileri girildiğini söyledi Yıldırım

ve

Bu işin “sonuna kadar” gidileceğinin de altını çizdi.

Peki, ama bazıları diyor ki,

“Madem Kandil’e girebiliyordun bu zamanı niye bekledin?”

O iş öyle değil be güzel kardeşim…

İkili anlaşmalar var,

Türkiye’nin üzerinde Afrin ve El Bab ile oluşturulan baskı var,

Türkiye haklı bir mücadele içerisinde ama haklı olmak güçlü olmak değil maalesef…

Dış politika da bir işleyiş var, her şey ince elenip sık dokunur,

Uzunca planlar ve projeler yapılır…

Şartlara göre hareket edilir.

Gücün varsa şartları kendin belirlersin, aksi halde şartların sana en uygun olduğu zamanı beklersin.

Bilmemiz gereken gerçek şu ki, “Kahraman Mehmetçik” hangi düşmanın karşısına çıkarsa çıksın muzaffer oluyor.

Türkiye’nin bir geçmişi var.

Osmanlı gibi koca bir cihan devletinin mirası ile ilerliyor.

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ile Türkiye, Misak-ı Milli sınırlarını kendisine yeterli gördü.

Cumhuriyetin yüzüncü yılına yaklaştıkça Türkiye’nin bölgesinde artan gücü, bu Misak-ı Milli politikanın devamlılığının sorgulanmasına neden olabilir.

Birçok yetkilinin de açıkladığı gibi bize ülkemiz yeter.

Türkiye’nin kimsenin toprağında gözü yok.

Ama ağabeylik yapmada gözü var, bu da kaçınılmaz bir istek…

Bunu isteği büyük bir medeniyet tasavvuru ile teröre karşı büyük operasyonlar gerçekleştiren “Şanlı Ordumuz” sahada gösteriyor…

Bir çiçeğin yaprağına bile zarar vermekten imtina eden, gerçekleştirdiği operasyonlarda hiçbir sivilin burnunun bile kanamasına müsaade etmeden medeniyetimize cephe almış tüm düşmanları yok eden bir “Şanlı Ordumuz” çok şükür…

Ülkemiz medeniyetimiz üzerindeki düşmanlara karşı büyük bir mücadele ortaya koyuyor, zamanı gelince “Şanlı Ordumuz” da bu düşmanların her birine karşı bu mücadeleyi gösterecektir, kimsenin şüphesi olmasın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Uğur 2018-06-22 10:40:50

başarılı bir makale olmuş, tebrik ederim. sade bir dil, akıcı bir üslup ve açıklayıcı betimlemeler... yolunuz açık olsun.