Yeryüzüne bir damla olarak düşen, daha sonra bilgi dağarcığına her geçen gün yeni kelimeler ve resimler yüklenen insan hafızasına emanet olarak konan bu bilgilerle hayatını idame eder… Bu bilgilerle birlikte fıtratına yüklenen iyilikler ve kötülükleri tetikleyecek melekeler de yüklenir:

“Sonra da ona kendisi için kötü ve iyi olanı öğretene ki nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.”

İnsanoğlu ne zaman nefsiyle baş başa kalırsa haramların her çeşidi sevimli gelmeye başlarken ibadetler de aynı oranda ağır ve yapılması zor gelmeye başlar…

Beden haram olan adrese doğru yol alırken Allah’ın olası bir yardımı gelmezse o kimse harama olan yürüyüşünü asla yavaşlatamaz… Çünkü nefsiyle baş başa kalmıştır… Ve daha önceden çirkin gelen haram bir amel sevimli gelmiş ve o haram amel tadılmıştır… Akabinde derin bir pişmanlık ya da o haramın sıradanlaşmış hale gelmesi…

Pişmanlık bağışlanma yolunda atılan ilk adımdır… Ama Allah dilerse bağışlar dilemezse bağışlamaz:

“Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. O, dilediğini ba­ğışlar, dilediğine de azap eder. Allah, çok affeden ve çok merhamet edendir.”

İnsan ne zaman Allahtan bağışlanma talebinde bulunmak istese, içindeki şeytan tüm gücüyle o kişiyi ümitsizliğe sevk etmek ister… Harama sürüklerken Allah affeder seni takma kafana derken, haramdan sonra ise Allah affetmez seni deyip Allah ile arasına girmek ister…

Sonuçta bütün inanlar şeytanın bu oyununu bile bile şeytana yem olmaktan kurtulamazlar…

Evet…

İnsan zayıf yaratılmıştır… Hata yapmaya meyyaldir ve Allah da bağışlayıcıdır… Ama Allah, kullarına her günahın akabinde yapılan bütün tövbeler yüzde yüz bağışlanacaktır garantisini vermiyor… Böyle bir garanti olmuş olsaydı bütün insanlar haram içinde bir ömür tüketirlerdi…

Allah’u Teâlâ insanların kordu- ümit dengesi içinde olmalarını ister… Bu denge yakalandığı oranda haramlardan uzaklaşmış olunur…

Allah’ın insanlara karşı çok merhametli olması bilgisi iman eden bir Müslümanın imanını daha da artırırken bu bilgi onu haramlara sürüklemez… Ama Allah’ın varlığını hissedemeyen ve Allah’ın gereği gibi tanıyamayan bir insan şeytanın tuzaklarına kolayca yem olur ve şeytan kendisini Allah ile kandırır…

Allah’ın dilediği kulunun dilediği günahı bağışlamayacak bilgisinin bizlere verilmesi işi ciddiye almamız için tam bir merhamet örneğidir… Bu bilgi bile bizim imanımızı artırır… Çünkü bu bilgi bizleri tövbeye daha çok yöneltir… Çünkü yerde ve gökte her ne varsa Allah’a aittir ve Allah da yarattıkları üzerinde hüküm sahibidir… Hiç bir yaratık Allah’tan hesap soramaz…


[1] Şems.8-9

[2] A’li İmran/129

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.