Edward Said (1935-2003) ‘Entelektüel’ isimli ufuk açıcı eserinde Frantz Fanon’a bir göndermede bulunur.

Said, Cezayir’in Fransızlara karşı verdiği kurtuluş savaşının (1954-1962) en şiddetli günlerinde Fanon’un durum analizi yaparken partide ve lider kadrolarda cisimleşen sömürgecilik karşıtı milliyetçiliği onaylayan koroyo dahil olmak yetmez , dediğini aktarır.

Fanon’un derdini şöyle özetler Said:  Savaşın en civcivli zamanında bile seçenekleri analiz etmeyi gerektiren, hangi amaca hizmet edildiği sorusu vardır ortada her zaman. Sadece gerçekleştirilmesi zorunlu bir amaç olan, sömürgecilikten kurtulmak için mi savaşıyoruz, yoksa son beyaz polis de çekip gittiğinde ne yapacağımızı mı düşünüyoruz? Fanon’a göre, Cezayirli entelektüelin amacı sadece, beyaz polisin yerine yerli polisi koymak  olamaz. (...)

Bu alıntının zengin bir çağrışım alanı olduğunu görüyoruz. Bu yüzden zihnimizde pek çok noktaya dokunabilir ve her bir noktada farklı fikirlerin canlanmasına neden olabilir.

Değişim ufkunun aktörlerin değişmesinden ibaret olamayacağını bunun ötesinde ve üstünde bir muhayyilenin gerekliliğinin altını fevkalede biçimde çizen bir tespittir Fanon’unki. Ayrıca hayati bir ikaz da! Zira tam da engelleri aştığınız duygusuna kapıldığınız bir sırada, size biçilen rolün aslında yeni muhafızlık” olduğunu fark ettiğinizde iş işten geçmiş olabilir. Bu nedenle amaçlar ile sonuçları sürekli biçimde eleştirel bir gözle okumanın gerekliliği var.

Bu gerekliliğin ihmali mümkün. Ne var ki sonuçlarından kaçmanın imkânı yok!  

Türkiye’nin bir inşa dönemine girdiği su götürmez: Eğitimden kültüre, bilimden sanata, ekonomiden çevreye....

Bunu yapıp yapmamak ise bizim tercihimizden öte ülke olarak yaşamsal–varoluşsal bir zorunluluğumuz.

İçinde bulunduğumuz durum, yeni Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’un göreve geldikten sonra yapmış olduğu basın toplantısında dile getirdiği kadar da ciddi : Biz ya gemimizi inşa ederiz, ya da selde sürükleniriz!

Peki bu nasıl olacak?

Said’in sesine tekrar kulak verelim: Ezilenler arasında bile kazananlar kaybedenler vardır; entelektüelin bağlılığı kolektif yürüyüşe katılmakla sınırlı olamaz! Grubun hayatta kalması için kavgaya duyduğu bağlılık onu, eleştiri duyusunu uyuşturacak , bu duyunun gereklerinden ödün verecek kadar ileriye götürmez.

Said entelektüelden bahsediyor tamam; ama biz bunu sorumlu bir vicdan diye de düşünebiliriz ya da  bu ülkenin istikbalinde iyi ve güzel adına ne varsa hepsine yer açmak isteyen bir güzel insan olarak da... Fark etmez! Ehli insaf, ehli vicdan olan herkes Edward Said’in sözlerinin doğal muhatabıdır.

Aşık Mahzuni bir türküsünde şöyle der; Mevlam, gör diyerek iki göz vermiş.

Ufku, beyaz polisin yerine geçmekle sınırlı yerlilerden bize bir hayır gelmeyecek! Onların kimler olduklarını şu vakte kadar göremediysek ya da görmemize rağmen bir de kabullendik, destekledik, arka çıktıysak eğer  Mahzuni’nin türküsünün ikinci satırına hep birlikte geçebiliriz o vakit: Bilmem ağlasam mı ağlamasam mı?  

Verili olanı kaçınılmaz, doğal ya da ilahi bu yüzden de değiştirilemez, geri çevrilemez ve kalıcı değil de insanlar tarafından yapılan bir dizi tarihsel seçimlerin sonuçları olarak insanlar tarafından ortaya çıkarılmış toplumsal olgular olarak görecek gözlere ihtiyaç var.

Nezaret ettiğini temellük edenlerde,  araçlarını amaç edinenlerde olmayan ne varsa ona ihtiyaç var.

İhtiyaç duyulan şey bizde  var mı? Varsa ne kadar var?

İşte çapımızı, kalitemizi, kalibremizi hep birlikte göreceğimiz son düzlükteyiz.

Bundan sonrası Sayın Bakanın dediği gibi üçüncü bir olma haline imkân vermeyecek kadar acımasız gerçeklerin hüküm sürdüğü, ihmal dahilinde ise sonuçlarına tüm toplum olarak katlanacağımız bir aralık: Biz ya gemimizi inşa ederiz ya da selde sürükleniriz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624