Teklifim yazının sonuna kalsın.

“Tespitlerle” yol alayım:

Muharrem İnce, CHP seçmeninin “alt segment”ine hitap edebilecek vaziyetteki bir aday.

Onu, CHP’nin genel başkanları Mustafa Kemal Atatürk, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal ile kıyaslamak, bu üç önemli devlet adamına haksızlık olur.

Kemal Kılıçdaroğlu’yla tartıya çıktığında hangisi “ağır çeker” bilemiyorum ama herhalde fazla fark olmaz aralarında…

Her ikisinde de “Dönemlik Politikacı” havası var.

Deniz Baykal “kaset”lenmeseydi, Kemal Kılıçdaoğlu CHP Genel Başkanı olamazdı.

Meral Akşener direnmeseydi, “çatı adayı” Abdullah Gül olurdu, Muharrem İnce buralarda olamazdı.

*****

Bazı şeyleri zorlamak faydasız,

Muharrem İnce’de lider kumaşı yok…

Toplumun “kışkırtılmış” bir kesimine hitap etmeye çalışan bir politikacı…

Kendisini…

Meselaaa…

Kimle kimle…

Evet, tam da bu;

Müteveffa Kamer Genç ile kıyaslamak fazla yanlış olmaz…

Eminim ki en az Muharrem İnce kadar ilgi çekici bir “aday” olurdu Kamer Genç.

Kazanamazdı ama ses getirirdi.

Ses getirirdi o kadar.

*****

Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı makamına gelebilmesi ancak “Eski Türkiye”de mümkün olabilirdi.

O “Eski Türkiye”de, Cumhurbaşkanlığı süresi bittikten sonra, nerede olduğu, ne yaptığı bilinmeyen, merak da edilmeyen bir kamu görevlisi bile bu makama gelebiliyordu.

Var mı şimdi Sezer’den bir eser;

Kırmızı ışıkta mı duruyor, “marjinal medya”nın kokteyllerine mi gidiyor, kaçla gidiyor, kime ne!..

Düşünün;

“Yeni Türkiye”de Ahmet Necdet Sezer CHP’nin adayı olsaydı, Erdoğan karşısında nasıl bir varlık ortaya koyabilirdi?..

Bir başka misal:

“Çatı Adayı” Ekmeleddin İhsanoğlu’nun, Cumhurbaşkanı’nı milletin seçtiği sistemde ne yapabildiğini gördük…

Neredeyse bütün “muhalif” grupların destek vermesine rağmen hatırı sayılır oranda fark yemişti İhsanoğlu.

Eklemeddin Bey, “müktesebat” bakımından Muharrem İnce’den çok daha öndeydi…

Arkasında çok daha fazla destek vardı.

 “Macera” aramayan vatandaşların beklentilerine hitap edebilmek bakımından çok daha uygun bir adaydı üstelik…

Muharrem İnce, istediği kadar efelensin, bağırsın çağırsın, delikanlı pozları atsın…

Bu iş olmaz.

Ekibi, hazırlığı bulunmayan…

Çok basit, kusura bakmasın ama bazen de “çok berbat” espriler yapan…

(‘Camileri yıkıyormuşuz. Evet, yıkıyoruz, hem de deterjanla’… Bunun gibi mesela!)

“Laf ebesi, mahalle bebesi” halleriyle…

Sosyal medyadaki “bol fake hesaplı” ergen takımının ve birkaç medya “hergele”sinin gazıyla…

Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanırsa Muharrem İnce…

Bize…

“Bu milleti hiç tanımamışız!” demek düşer.

Muharrem İnce…

“Göreceksin kazanacağım” diyorsa…

Buna gerçekten inanıyorsa…

“Cumhurbaşkanı Adaylığı”nı, politik kariyerinde bir “atlama taşı” olarak kullanacak kadar hafife almıyorsa…

“Cumhurbaşkanı olamazsam, politikayı bırakırım!”  demeli.

Hadi…

Yap bir “delikanlılık” Muharrem İnce!..

“Kazanamazsam politikayı tamamen bırakırım” de!..

Bir de “Benim Adım Kemal Değil, Muharrem” de!..

“Ey Erdoğan” de!..

“Beni Çarkçı Kemal dediğin ile karıştırma!”

Aynen böyle de!..

Hadi, yap bir delikanlılık!

Çıtayı yükselt ve Erdoğan’a:

“Kaybeden bu işi tamamen bıraksın” de!..

Buna ihtiyacın var…

Pek Muhterem Muharrem İnce!..

Yüreğin yetiyorsa hadi bir dene!..

Yetmiyorsa…

“Yakacağım, yıkacağım” mevzularıyla milleti germe…

Germe…

Şu mübarek Ramazan günlerinde!..

*****

Hangi gazeteciler sıraya girer?..

Öncelikle..,.

Meslektaşlarımdan bir kısmına yönelik laflarından dolayı “kınadığımızı” ifade etmiş olalım!..

Çok çirkin Muharrem İnce, çok ayıp!..

Bu bir…

Bir de…

Demiş ki;

“Cumhurbaşkanı olduğumda beni ilk ziyaret eden bunlar olur!”

-Sıraya girerler, sıraya!

Evet…

Bu sözler, işaret edilenlerin bir kısmı için doğrudur…

Mesele…

Kimin “hasbî”, kimin “hesabî” olduğu meselesidir.

Bunu da ayırt etmek kolaydır.

Bakın 28 Şubat’ın o en karanlık günlerindeki hallere tavırlara, kimin ne olduğunu anlarsınız…

Yiğidin harman olduğu değil de az bulunduğu dönemlerde kim ne kadar risk almış?..

Mesela…

Rahmetli Erbakan Hoca, “trilyon hırsızlığı” iftirasına maruz bırakıldığında kim, hangi havalardaymış?..

Uzun lafın kısası…

Olmaz ya…

Oldu diyelim;

Muharrem İnce Cumhurbaşkanı olursa…

Bugün Erdoğan’ı destekler pozisyonda duranların bir bölümü, o gün İnce’ye gidip, bağlılık bildirebilir!..

Bu sürpriz olmaz!..

Biz ne yaparız öyle bir gün gelirse?..

Daha önce yaptığımızı yaparız elbette;

28 Şubat sürecinde ne yaptıysak, aynısını Allah’ın izniyle!..

Bugün bize “hava” atanlar da…

Başları sıkıştığında yanımıza gelsinler…

Sinemiz geniştir!..

*****

Bir Teklif:

Hastane yerine Şifahane!..

Uzun süre önce…

Dr. Suat Arusan ile sohbet ediyorduk…

Demişti ki;

“Niye Hastane deriz de Şifahane demeyiz!”

Sayın Cumhurbaşkanı, TRT Haber’de “Şehir Hastaneleri”ni anlatırken…

Aklıma geldi:

“Hakikaten, niçin Şifahane demiyoruz da Hastane diyoruz?”

Maksat, “hasta” etmek değil, “şifa” ile buluşturmak!..

Malûm, ilaçların bir “farmakolojik” etkisi var, bir de “psikolojik” etkisi…

Bir ilacın etken maddelerinin neler olduğunun yanı sıra, hastanın o ilacın faydalı olacağına inancı da “sonucu” etkiliyor yani…

Adı “Hastalık” olan bir ilacı düşünün mesela; “iki sıfır yenik” başlarsınız mücadeleye…

“Şifa Bulmak” için gittiğimiz yerin adı…

“Hastane” değil de…

“Şifahane” olsa…

“Negatif” değil de, “pozitif” yönlü bir kelime olsa…

Misal…

“Temizlik” işiyle uğraşan bir kardeşimiz, “pislik”leri ortadan kaldırıyor…

Onun için de…

Kendisine “Temizlik Görevlisi” diyoruz…

Pislik görevlisi” deseydik, yani “ortadan kaldırmak istediği”yle tarif etseydik işini…

Garip olmaz mıydı?..

Sonra...

Bir hastane kurduğunuzu düşünün…

Adını…

“Şifahane Hastanesi” koysanız…

Garip kaçmaz mı?..

Bu iki kelime birbirine yakışmıyor değil mi?..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
iyildiz 2018-06-08 15:08:50

temel karamollaoğlu, hastanelere "şi̇fahane" i̇smi̇ni̇ vereceği̇ni̇ sürekli̇ söylüyor... neden bunu yazmiyorsun da tayyi̇p erdoğan'a pas atiyorsun...

Avatar
nebi yıldız 2018-06-08 17:18:07

orası hakikaten hastaların evi. hastahane.şifa olanların evi değilki. şifalı olanlar yani hasta olmayanlar zaten evlerindeler.

Avatar
Kemal Güneş 2018-06-08 04:13:16

Şifahane, harika

Avatar
tamer 2018-06-09 03:39:11

vAllahi bugünkü yazınız 2 lideri de etkilemiş size helal olsun

muharrem ince delikanlılığı yaptı topu reise attı bakalım cevap gelecek mi

temel başkan da şifahane işini gündeme getirdi

Avatar
Atıf Vural 2018-06-09 11:02:02

muharrem i̇nce bu teklife yanıt verdi. rte tv'de benimle tartışırsa seçimi kaybedersem siyaseti bırakırım dedi. reis yine kaçacak mı bakalım? kaçarsa biter yalnız. sizin de bu teklifi desteklemeniz lazım.