Sanayicinin Tahsilat Sıkıntısı Giderilmeli

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, geçen hafta Hazine Müsteşarlığının alacak sigortasının KOBİ'ler arasında yaygınlaşması için devlet destekli bir model üzerinde çalışıldığını beyan etti.

Mevcutta işleyen bir alacak sigortası uygulamamız var.

Ancak her sigorta şirketi alacak sigortası hizmetini vermiyor. Sebeplerini yazının devamında olası çözümleri ile beraber değerlendireceğim…

Sanayici ve tüccarın veya esnafın tahsilat sıkıntısını gidermek anlamında alacak sigortasının, önemli unsurlar arasında yer aldığını belirtmem gerek.

Gelişmiş her ekonomide -hatta biraz daha ileriye götürelim- gelişmekte olan ekonomilerin “gelişmiş” konuma gelebilmesi için olması gereken bir uygulama; alacak sigortası…

Önce olumsuz şartları gidermek…

Alacak sigortası “uzun süreli” yaşayan şirketlerin ortaya çıkmasında önemli unsurlardan sadece bir tanesi…

Bu uygulamayı başarılı bir şekilde hayata geçirebilmek için öncelikle ekonomimizin “yapısal bir sorunu” olan “alacak bataklarını” gidermek gerekir...

Aksi takdirde batak sigorta şirketlerini doğurmuş oluruz…

Alacak bataklarını giderebilmek için de “alacak tahsilini” kolaylamaya yönelik bütünsel ve ayrıntılı bir sistem kurmak ve uygulamak gerekiyor.

Bu konudaki fikirlerimi 13.09.2015 tarih ve “Daha Büyük Ekonomi İçin” başlıklı yazımda beyan etmiş ve değerlendirmelerde bulunmuştum.

Eğer öncesinde “sağlam, detaylı, pratik bir sistem” kurmadan; devlet veya hazine destekli olarak başlatılacak bir alacak sigortası uygulamasının “bütçeye yük olma” olasılığı “çok yüksek” bir ihtimal…

Farklı bir sistem…

"Banka Sistemini" ticari ve sınai hayatın içine daha çok çekmek lazım geliyor.

Banka sistemini sadece “faizden para kazanan” kurumlardan bence çıkarmak lazım.

Tahsilat kolaylığı açısından;

  • Özellikle mal alım-satımında malı alan kişiye kredi verecek, yani mal alımını fonlayacak daha aktif bir banka sistemi olmalı. (şuan Türkiye'de bu uygulama az da olsa var)
  • "Malı alanın çeki", satıcı tarafından bankaya ibraz edilmesi halinde; hesabı müsait olmazsa bile çekin tutarının tamamı ilgili banka tarafından ödenmesi,
  • Daha sonra çeki veren kişiden; yapılan sözleşme kapsamında ilgili banka tarafından tahsil etme yoluna gidilmesi,
  • Ticari Kredi Kartı kullanımının yaygınlaştırılması.

Tahsilat kolaylığını sağlayan bu veya benzeri bir uygulamanın düzenlenmesi halinde birçok “zorlukla boğuşan” sanayicinin, esnafın veya tüccarın işi kolaylanmış ve özellikle tahsilat yapamamaktan kaynaklanan ve üzerine kalan kredi zorluklarını aşmış olacaktır.

Yani; mal veya hizmet satış bedelinin tahsil edilememesi halinde sanayiciyi dış fonlamaya yani krediye ihtiyacı oluyor.

Yani işini veya şirketini iyi yönetemeyenlerin cezası yük olarak sanayici ve tüccarın üzerine yük ve faiz gideri olarak yansıyor…

Bu sebeple “sağlam” sanayiciyi ve tüccarı “güven altına” alan ve “uzun süreli yaşamasını” sağlayacak bir banka ve alacak sistemini uygulamaya geçirmemiz gerekiyor.

Neler değişir…

Yukarıda kısmen değindiğim “Daha Büyük Ekonomi İçin” başlıklı yazımdaki gibi veya farklı bir sistemle sanayicinin veya yatırımcının tahsilat riskinin düşürülmesi ile;

  • Orta ve uzun vadede özellikle Üretim ve Sanayinin gelişmesini sağlayacaktır.
  • Daha çok kayıtlı ekonomiyi beraberinde getirecektir.
  • Büyük ve daha uzun yaşayan şirketleri beraberinde getirecektir.
  • Daha büyük ve uzun yaşayan şirketlerle daha büyük bir ekonomiye ulaşmak daha kolay olacaktır.
  • Bu sistemle daha çok vergi geliri sağlanacaktır.
  • Böyle bir sistem; zamanla “dürüst, güvenilir ve gerçek sanayici ve tüccarı ödüllendireceği” için bu tip insanları ve şirketleri ön plana çıkaracak ve güçlendirecektir.
  • Bu uygulama ile sanayicinin ve tüccarın dolayısıyla ekonominin öngörüsü artırılmış olacak...
  • Sanayici ürettiği malı satmak için harcadığı zamanın bir mislini belki daha fazlasını malın bedelini tahsil etmek için harcıyor. Bankaların daha aktif hale getirilmesi ile sanayici ve tüccarın tahsilat için harcadığı zamanını, işini daha çok geliştirmek, büyütmek ve güven altına alma imkanına kavuşacaktır.

Bankalar karşı çıkacaktır, ama…

Böyle bir uygulama ile banka sisteminin riski artacak ve bankalar karşı çıkacaktır. Bu doğru…

Ancak zamanla bu riskin de ortadan kalkacağını düşünüyorum. Çünkü orta ve uzun vadede taşlar yerine oturacaktır.

Bankalar birer finans kurumudur. Ve bu risklerini diğer aktörlere göre azaltma imkânına daha çok sahipler.

Zira bankalar, risklerini azaltmak bakımından diğer aktörler olan üretici ve tüccarlardan “daha çok bilgiye ve uzmanlığa” sahipler.”

Kısacası; eskimez bir sözümüz vardı: “Söz Senettir” diye…

Bu veya benzer bir sistemle “senet sözdür” esası geçerli kılınmış olacak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.