Yatırım birçok yönüyle ekonominin dinamik tarafını ifade ediyor.

Ekonomilerin gelecekteki kapasitesi veya potansiyeli, gelişmişliğinin artı, yahut eksi yöndeki ivmesi gibi birçok konuda önemli bir gösterge…

Bütünsel bakımdan yaklaşıldığında ekonominin yönü ve büyüklüğüne ilişkin fikir veriyor. Ancak yatırımın çeşitlilik noktasındaki yapısı ayrı bir önem ifade ediyor. Ekonominin gelecekteki gelişmişliği ile ilgili piyasa aktörlerinin pozisyon belirlemesine yardımcı oluyor…

Yıllar itibariyle yatırımlar…

Yıllar itibariyle birkaç aktarayım.

2001 yılı sonu itibariyle onaylı teşvik belgeli yatırım tutarımız 12,37 milyar lira.

Bu rakam, 2005’te 16,05 milyar; 2010’da 67,05 milyar; 2015’te 99,12 milyar lira olarak gerçekleşmiş.

2017 yılını ise Cumhuriyet tarihinin rekoruyla kapandı.

2017 yılında onaylanan teşvik belgeli yatırım tutarı 177,90 milyar lira.

Bu rakam bir önceki yıla göre % 81,5 oranında artış demek.

Bu artış ve yatırım rakamları son 10 yılın zirve noktası… Bu süreç zarfında teşvikli yatırımlarda 100 milyarın üzerine hiç çıkamadığımızı ifade edeyim…

2017 yatırımlarının % 1,57’si yani 2,789 miyarı büyük ölçekli yatırımlardan oluşuyor.

177,90 milyar liralık yatırımların % 46,26’sı stratejik yatırım… Bu oran 82,3 milyar lira yatırıma tekabül ediyor.

Özel sonuçlar…

Stratejik yatırımlar ithalat bağımlılığı yüksek ürünlerin üretimine yönelik, uluslararası rekabet gücünü artıran yatırımlar…

Yani teknolojik ve ithal ikame sağlayıcı yatırım cinsinden. Bu, ayrıca “özel bir durum” teşkil ediyor…

Bu tür yatırımlar ekonomik gelişmişlik seviyesini artırıcı bir niteliğe sahip.

Ekonomiyi orta gelir tuzağından kurtardığı gibi teknoloji yoğunluklu ürün gamını zenginleştirici bir özelliği barındırıyor.

Bu da daha fazla ihracat anlamına geliyor, tabi…

Bu tür yatırımlar hem ihracat artırıcı hem ithalat azaltıcı etkileri sebebiyle dış ticaret açığını da azaltıcı bir sonuç doğurur.

2017’de onaylanan yatırımların kapasitesi, 2018 ve 2019 yılında Türkiye ekonomisinin “daha çok büyüyeceğini” ve “istihdamın daha da artacağını” gösteriyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-02-22 00:20:55

Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti'nde bankalar Çok süper kar açıklamakta lar çok yüksek faizlerin çok yüksek olması halkımızın cebinden çıkıyor bu Faizler . Katılım bankalarının pasta diliminden sadece yüzde beşe yakını katılım bankalarına aittir katılım bankaları kendilerini geliştirmeli islami kurallara uygun bankacılık yapmalılar katılım bankaları için İstanbul borsasında ek liste oluşturulmalı burada Kara dayalı Kara dayalı her sene düzenli temettü verilmeli. Hatta Devletimiz belli bir oranda her sene Kardan temettü verilerek projeleri halkımıza arz etmelidir Böylece ülkemiz daha çok kazanır milletimizin parası faiz bankaların da değil de önemli projelere ortak olmuş olunur artık her sene belirli bir oranda kar edildiği sürece ortaklarına temettü verilme şartı konulmalı. En basiti Yavuz Sultan Selim Köprüsü halka arz yolu ile yapılmış olsaydı ne Devletimiz zarara uğrayacaktır Hemde milletin parasıyla bu köprü yapılıp her sene de kardan düzenli olarak ortakların hissedarlarına temettü verilirdi Türkiye varlık fonu bu konularda kendini geliştirmeli Hatta katılım bankacılığı da bu işin içerisine alınmalı ve Halkın bankalara yönlendirilmemiş olur özellikle savunma sanayisinde bu yol izlenilmeli halkın birikimleri devlette halkına güvence vererek Türkiye varlık fonunda girişimiyle bu işler düzenlenmeli