Liseyi ve üniversiteyi kendi memleketimin dışında yatılı okuduğum için yaz tatillerini kendi köyümde geçirmeyi tercih ederdim. Tatil kavramı çok doğru değil gerçi, çok yoğun bir çalışma ortamı içerisindeydik. Sabahları erken kalkar günümü değerlendirmeye çalışırdım. Annem benim erken kalktığımı görünce  “Oğlum tatilde bari yatıp dinlensene” derdi. Ben de “Anne tatili yatarak uykuda mı geçireyim?” derdim.

    Genelde yazılarımı öğrenci, veli ve öğretmenlere yönelik yazıyorum. Bu yazımda aynı şekilde, zaten bu üçlü gurubun herkesi kapsadığı kanaatindeyim. İnsan hayatta ya öğrenendir ya öğreten, hatta aynı gün içerisinden bile bu rol geçişi yaşanabilir. Bu yazımda da herkesi ilgilendiren yaz tatilinden bahsedeceğim. Geçtiğimiz Cuma günü verilen karneler ile beraber 20 milyon öğrenci; ilköğretim ve ortaöğretimde, tatile çıktı. Bir o kadar da veli. Bir de buna üniversite öğrencilerini ve ailelerini eklersek Türkiye’nin tamamını kapsayacağız sanırım.

    Tatil felsefemizi gözden geçirmemiz kanaatindeyim. Tatil; dinlenme, gezme, eğlenme, uyuma kavramları ile ilişkilendiriliyor ya da tatil kavramları bunları bire bir çağrıştırıyor. Bu kavramların içerisine, öğrenme, eğitim, araştırma ve çalışmayı da eklemek gerektiğini düşünüyorum. Tatil, bir otele kapanıp yiyip, içip, uyuyup, eğlenmeden ibaret olmamalı. Bölgedeki tarihi ve kültürel yerleri gezmeyi ve kitap okumayı da içermeli. Tatile çıkarken valiz valiz giyeceklerin yanına okunacak birkaç kitap da sıkıştırılmalı.

     Tatil öncesi öğrencilere verdiğim bir seminerde “Daha uzun ve kaliteli bir tatil yapmayı ister misiniz?” diye sorduğumda, öğrencilerin hemen gözleri parlamıştı. “Daha az ve erken uyuyarak, tatilde ayakta geçirdiğiniz zamanı ve tatili 2 katına çıkarabilirsiniz. Tatile çıkmadan yapılacak olan bir planla bütün yazın verimli ve kaliteli geçmesini sağlayabilir. Uygulanabilir bir plan, tatil rehaveti içerisinde sizi zinde tutabilir” diye belirttim.

    15 yaş üzerindeki öğrenciler bireysel olarak kendi günlerini ve tatillerini planlayıp daha verimli ve etkin hale getirebilirler ama daha küçük olanlar için onlar adına, anne babalar onların tatillerini planlayabilirler. Neler yapılabilir? Size 5 alternatiften kısa kısa bahsedeceğim. Birincisi; eğer bir memleketimiz, köyümüz, kasabamız varsa ve bunlarda çocukların yakın akrabaları varsa bu öğrenme ve eğitim için iyi bir fırsat. Çünkü anne ve baba evdeki rolleri icabı çocuklarda çok etkili olamayabiliyorlar. Üçüncü ve dördüncü şahıslardan çocuklar daha çabuk öğreniyorlar. Ayrıca çocukların anne babadan ayrı kalmaları ve kendi ayakları üzerinde durmaları, kendi kararlarını kendileri vermeleri, yeni tecrübeler yaşamaları öğrenmenin ilk adımıdır. Sadece köydeki doğal, günlük yaşamı veya başka bir yaşam tarzını görmeleri bile güzel bir tecrübe onlar için.

    İkincisi, yine öğrencilerin evden uzaklaşıp ayrı kalabilecekleri yatılı bir yurt ya da kamp imkânı varsa, bu da tercih edilebilir. Programını inceleyip uygun gördüğünüz bir yurt ortamı, öğrencinin hem sosyalleşme hem yeni arkadaşlar edinmesine katkıda bulunur.

     Üçüncüsü ise yaz okulları... Öğrencinin gündüzlü olarak evden gidip geldikleri, spor, dil, kültürel değerler ve eğitimi içeren çalışmalar. Artık belediyelerin de yaptığı bu çalışmalar gerçekten başarılı. Yine aynı konseptte izcilik kampları da çok güzel, tercih edilebilir.

   Dördüncüsü ise daha özel bir çalışma. Eğer imkân varsa öğrencinize bireysel ya da küçük bir grup halinde olabilir. Bir danışmanı, (Amerikanvari bir dille ‘koç’) ayarlayabilirsiniz. Öğrenci ile beraber olup onun gününü planlayıp beraber aktivite yapabilecekleri bir kişiden bahsediyorum. Öğrenciye bir nevi ablalık, abilik yapabilecek donanıma sahip birisi. Bu kişi profesyonel birisi olabileceği gibi üniversitede öğrenci olan başarılı birisi de olabilir. Son dönemlerde çok kullanılan “yaşam koçu” tabiri de kullanılabilir. Aslında bu kavram Osmanlıda uygulanan “lâlâ”lık sisteminin bir benzeridir. Çocuklar yetişme dönemlerinde, her alanda gelişmesi için, bir lalaya teslim edilirdi. Öğrencimize yazın bir lala bulmaya ne dersiniz?

    Beşincisi ise öğrencinin gerçekten hayatın gerçeklerinin, iliklerine kadar hissedebilmesi için bir iş tecrübesi olabilir. Bu, haftanın belirli günlerinde günlük yevmiye karşılığında olabilir. Tamamen aylık, maaş karşılığı, çalışabileceği bir iş de olabilir. Toplu taşıma ile gidip geleceği bir iş, onun için iyi bir tecrübe ve hayatı tanıma fırsatı da olabilir.

   Yaz tatilini fırsata dönüştürme dileğiyle...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.