28 Temmuz 2021

Azgın Azınlık!

Son günlerde başörtülü vatandaşlarımıza yönelen hakaret ve saldırılarda gözle görülür bir artış var. Bazen sosyal medyada, bazen internet medyasında, bazen de basılı yayın kuruluşlarında bu türden haberlere sıkça rastlar olduk. Özellikle sahil kesimlerindeki beldelerde yaşayan bir kısım “aşırıcı laikler”, AK Parti’yi bahane ederek, kimi muhafazakâr vatandaşlara hakaretler yağdırıyorlar, fiziki temasta bulunarak başörtülü ve dindar hanımları taciz ediyorlar.

Bu edepsiz aşırıcılar, sözde çağdaşlar, içinde yaşadıkları toplum Müslüman olduğu için, direkt olarak İslam’ı hedef alamadıklarından, kendilerince İslam’ı temsil ettiğini düşündükleri AK Parti ve onun tabanı üzerinden dindarlara nefret kusuyorlar. Sanki İslam ya da Müslümanlar herhangi bir siyasi parti ile eşitlenecek bir inanç sistemi imiş gibi aptalca, cahilce ve yobazca bir düşünceyle sağa sola saldırmaktan kendilerini alamıyorlar. Bir insanın sokakta yürüyen birisine sırf kılık kıyafeti yüzünden saldırabilmesi için ya ayyaş, ya sarhoş, ya da geri zekalı olması yahut da toplum içinde nasıl davranacağını bilmeyen edepsiz, ölçüsüz birisi olması lazım.

Geçen gün İzmir’de bir dolmuş şoförünün başörtülü bir hanımın örtüsünü başından çekmeye kalkması ve eşiyle birlikte söz konusu hanıma küfürler yağdırması, bardağı taşıran son damla oldu. 15 Temmuz gecesi İzmir’de, sala okuyan müezzini tartaklamaya gelen karı koca ile yakın zamanda başörtülü hanımı tartaklamaya, itip kalkmaya kalkışan çift arasında zihniyet geriliği ve yobazlık açısından hiçbir fark yok. İçinde yaşadıkları çevreden dışarı çıkmayan, bütün dünyanın kendileri gibi yaşadığını ya da yaşaması gerektiğini zanneden bu gerici, aşırıcı yobazlar, AK Parti ve Erdoğan’a duydukları öfkeyi sokağa yansıtarak akıl almaz davranış biçimlerine imza atıyorlar.

Bunların kafa yapısına göre herkes CHP’li olmak zorunda çünkü CHP’yi Atatürk kurdu! Herkes rakı içmek zorunda çünkü Atatürk rakı içiyordu! Herkes sokakta donla gezmek zorunda çünkü kılık kıyafet devrimi yapılmasaydı Türk kadını “sokakta donla gezme özgürlüğünü” elde edemeyecekti! Bunlara göre herkes İslam’ı bir kenara bırakmak ve pozitivist, materyalist laikçi çizgiye gelmek zorunda!

Bilhassa İzmir’de çokça örneklerine rastladığımız bu çağdaş yobazlık biçimi, kendisi gibi yaşamayan ve düşünmeyen herkesi düşman olarak görme ve ötekileştirme eğiliminde. Bu faşist ve gerici kafa başı açık gezmekle, rakı içmekle, camiye cumaya küfretmekle aydın, çağdaş ve ilerici olunacağını zannediyor. Oysaki demokratlık, aydınlık ve çağdaşlık, çok renklilikle, hoşgörü ile, tahammülle mümkün olur. Kendisi gibi inanıp yaşamayanları düşman olarak görerek değil. Bu azgın azınlık kafasını kuma gömüp at gözlüğü ile hayata baktığı için ilerici dünyanın aslında hangi değerlerle yükseldiğini göremiyor, idrak edemiyor.

Bunların kitabında, saygı, sevgi, hoşgörü, ilim, irfan, demokratlık yok. Bunlar gerici ve faşist ideolojilerinin yılmaz bekçileri olarak kafayı çekip sağa sola saldırmakla ilerici olunacağını zannediyorlar. Sokaktaki köpekler de benzer davranışlar içerisine giriyorlar, hoşlarına gitmeyen canlılara ve insanlara saldırıyorlar ama en azından onların aklı olmadığı için bu masum hayvanları sorumlu tutamıyoruz. Peki aklı olduğunu iddia eden bu yaratıklar için ne türden bir yargıya varacağız?

Beynini kullanmaktan aciz, düşünmeyen, akletmeyen, küfretmeyi, saldırganlığı kendisine düstur edinmiş, gerici, faşist ve yobaz bu kitleyi nasıl ıslah edeceğiz? Azgınlaştıklarında boyunlarına tasma geçirdiğimiz köpeklere yaptığımız muameleyi bunlara yapamayız zira insan olduklarını iddia ediyorlar. Peki şekilde insan, ama özünde “esfele safilin” mertebesinde olan bu zümre ne zaman akıllanacak? Bu azgın aşırıcılar Müslümanlara dil uzatmaktan ne zaman vaz geçecekler? Cevabı ben vereyim. Hiçbir zaman. Mesele ne parti, ne de siyaset meselesi. Mesele, karanlıkla aydınlığın ezeli mücadelesi meselesi. Ortada AK Parti yokken de bu azgın azınlık İslam’a ve Müslümanlara ağız dolusu küfretmekten geri durmuyordu. Kimse zannetmesin ki bunlar sadece AK Parti’nin sevapları ya da günahları yüzünden Müslümanlara saldırıyorlar. Ayrıca AK Parti bunların her birinin kapılarının önüne bir kilo altın koysa yine de yaranamaz. O da ayrı bir konu.

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement