01 Ağustos 2021

Çocuklarımıza Adanan Edebiyat

Çocuklarımızın eğitiminde kitapların büyük ve önemli yeri var. İyi yazarların kaleme aldığı eserlerle çocuklarımızı buluşturmalıyız.

Hepimizin hayatında ilk kitapların unutulmaz yeri vardır. Birçok kişi gibi ben de ilkokul yıllarında Ömer Seyfettin ve Kemalettin Tuğcu’nun kitaplarını okuyarak yetiştim. Doğrusu o zamanlar bu kadar çok çocuk kitabı olmadığı gibi tamamen çocuklar için yazanların sayısı da fazla değildi. Yıllar sonra Türkiye Çocuk dergisinde çalışınca çocuk dünyasını daha yakından tanıdım. Yazar Olacak Çocuklar, Şair Olacak Çocuklar ve Romancı Olacak Çocuklar’ı hazırladım. Çocukluk hatıralarımı Yıldızlarla Uyumak kitabımda anlatmaya çalıştım. İlk kitabım, ilk göz ağrım Edebiyatçılarımızın Çocukluk Hatıraları idi.

Hüseyin Emin Öztürk’ün Kitapları

Ömrünü çocuklarımıza adamış ama bugün aramızda olmayan merhum yazarlarımızı unutamayız. Kemalettin Tuğcu’nun yanısıra, Cahit Uçuk, Niyazi Birinci, Sadettin Kaplan ve bu sene içinde ahiret yolculuğuna çıkan Hüseyin Emin Öztürk’ü de rahmetle anıyoruz. Eserlerinin çoğu ödüllü olan Öztürk, çocuk edebiyatımıza hem şiir hem de nesir alanında birbirinden seçkin eserler kazandırdı. Şimdi bütün eserlerini Nar Yayınları kültür hayatımıza kazandırıyor. Yaralı Keklik, İpek Kuyruklu Uçurtma,  Kınalı Kuzu ve Gül Ağacı yazarımızın hikâye ve romanları. Yayınevi, Gül Ağacı’nın İngilizce baskısını da yaptı. Keşke edebiyatçımızın bütün eserleri, İngilizce ve Arapça’ya tercüme edilse.

Hüseyin Emin Öztürk’ün şiirlerinden oluşan Rüya Şiirleri ve Kalbimin Kanat Sesleri daha önce yayımlanmıştı. Yayınevi şairimizin vefatından hemen sonra Mevlâ’ya Yakarışlar isimli eserini okuyucularına ulaştırdı. Kızı Sümeyye Öztürk Ulu’nun “Takdim”ini yazdığı eserde şairimizin şu mısraları okuyucuyu  hüzne sürüklüyor: “Ecel şerbetini içtiğim zaman/Şu fani dünyadan göçtüğüm zaman/Sırat köprüsünü geçtiğim zaman/Dost iki cihanda selam Allah’ım.”

Şiirleri Bestelenmeli

Öztürk’ün eserinde çocuklar için de, yetişkinler için de şiirler var. Çocuk şiirlerinden bir kısmı ise, bestelenebilecek ilahiler şeklindedir ve bize Yûnus Emre’yi hatırlatıyor. Mesela “Güllerine Muhammed’in” onlardan biridir. Şöyle başlar: “Gönül kuşum konmak ister,/Dallarına Muhammed’in./Türlü çiçek özün vermiş,/Ballarına Muhammed’in./Hem yazında, hem kışında,/Hem dağında, hem taşında,/Gül bitiren toprak olsam,/Yollarına Muhammed’in.”

“Göçmen Çocuk”, “Hasta Çocuk”, “Boyacı Çocuk”, “Simitçi Çocuk” gibi sosyal temalı eserlere de imza atan merhum şairimiz, “Anne” şiirinde, duygu dünyamızda en çok sevdiğimiz insanla bizi baş başa bırakıyor: “Hasretim göremem nurlu yüzünü/Sevgin, yüreğimi dağlıyor anne./Dinlesem dizinde tatla sözünü/Gurbet, yollarımı bağlıyor anne./Akşam yuvasına dönerken kuşlar,/Bükerim boynumu bir hüzün başlar./Süzülür gözümden mahzunca yaşlar,/Sular bile mahzun çağlıyor anne.”

Bir Aile Şairi

Öztürk’ün bütün eserlerini incelediğimizde karşımıza bir ‘aile şairi’ çıkıyor. Eşi Emine Hanıma, kızları Sümeyye’ye ve Süheyla’ya, oğulları Mehmet Âkif’e ve Necip Fazıl’a, torunları Ahmet Halid’e ve Mahpeyker Sare’ye birbirinden anlamlı şiirler armağan etmiştir. Rahmetli şairimiz, örnek bir sanatkâr olarak şiirlerinde öncelikle ailesine bağlılığını ve muhabbetini gösteriyor. Doğup büyüdüğü Kayseri’ye ve ömrünün büyük kısmını geçirdiği İstanbul’a vefa yüklü şiirler armağan eden Hüseyin Emin Öztürk, şanlı tarihimizin şeref levhalarını da unutmaz. “Çanakkale Geçilmez” o şiirlerden biridir. “Arakan”, “Halep Güzeli”, “Türkistanlım Ağlama” ve “Âzad Karabağ” ise İslam âleminin ve Türk dünyasının geçirdiği dönüm noktalarını şiirlerle tarihe kaydeder. Ülkemizde yaşanan olumlu gelişmeleri de unutmaz şairimiz. Ayasofya Camii’nin ibadete açılması münasebetiyle şiirler kaleme alır. O dörtlüklerden “Ayasofya ve Kuşlar” adını taşıyan rubaisi şöyledir: “Susturuldu ezanların, aklın gitti Ayasofya./Geceleri ağladın hep, Hakk işitti Ayasofya./Gönderdi bak, fetih ruhlu yenilmeyen Başkomutan,/Kuşlar gibi hürsün artık, hüzün bitti Ayasofya.”

Kahraman Ordumuza

Şair, bugün de yedi düvele karşı gerektiğinde savaşabilen büyük ve güçlü ordumuzu unutmaz ve yiğit Mehmetçiklerimizi “Kahraman Ordumuza” rubaisinde şöyle selamlar: “Umudu mazlumların, zalimlerin korkusu,/Kükreyen aslan gibi, baksana Türk ordusu./Zaferini göstersin, galip olan Allah’ım./Selam olsun binlerce, dua gönül dolusu.” Bütün şuurlu, vatanperver şairler gibi o da 15 Temmuz’da aziz milletimizin yazdığı büyük destanı unutmadı ve “Hâkimiyet Türküsü”nü yazdı. Bestelenen ve millî marş gibi okunan bu şiir, yeni nesillerin dillerinde dolaşmakta, gönlünde yeşermektedir. Her mısraı cesaret ve iman yüklü olan bu eserden bir kıtayı okuyalım: “Bu milletin hamuru cesaretle yoğruldu./Âşık oldu yurduna, barağına vuruldu./Yıkılmadı tarihte, her darbede doğruldu./İmanından geliyor bu yiğitlik, asalet./Zorbaların olamaz, milletin hâkimiyet.”

Memleket Türküsünü Yazdı     

Bu ülkenin türkülerini seslendiren Hüseyin Emin Öztürk, millet ve memleket şairidir. Onun “Her Çocuk Bir Çiçektir” şiiri, “Okunur hece hece,/Her çocuk bir çiçektir./Sevilir gündüz gece./Her çocuk bir şiirdir.” mısralarıyla başlar ve şöyle biter: “Hava, güneş, toprak, su./Verir hayat muştusu./Sözün özü, doğrusu:/Her çocuk bir çiçektir.” Çocuk edebiyatımızın ustaları Yusuf Dursun ve Bestami Yazgan’ın bütün çocuk kitapları da Öztürk’ün eserleri gibi Nar Yayınları’ndan çıkıyor. Yusuf Hocamızın Tatlı mı Tatlı Duam Kanatlı kitabı bugünlerde çocuklarımıza ulaştı. Yayınevinden yeni çıkan diğer kitaplar ve yazarları ise şöyle: Hayalleri Uçuran Adam Nuri Demirağ- İlhan Ege, Sayende Annneciğim – Kobi Yamada, Sayende Babacığım – Kobi Yamada, İftar Tabağı – Heya Salih, Hayat Sevince Güzel – Bestami Yazgan-Necran Mirhun.

Ötüken’den Bizim Mahalle

Kültür, sanat ve düşünce dünyamıza mühim eserleri kazandıran köklü yayınevlerimizden Ötüken Neşriyat, çocuk yayıncılığına da başladı. İlk serilerden biri “Bizim Mahalle” adını taşıyor. Ekrem Bektaş’ın kaleme aldığı bu hikâyelerin resimlerini Özden Sayın yapmış. Özenli bir şekilde hazırlanmış olan kitapların isimleri şöyle: Yarım Artist, Ev Hamdır Evham, Derdime Bir Çare, Onu da Sonra Anlatırım, Birinci Sınıfın Kralı. Titizlikle hazırlanan dizinin arka kapak yazısı çok sevimli. Oradan aktarıyorum: “Arkadaşlar, Bizim Mahalle’ye mutlaka uğrayın. Mahallemizde sevdiklerimiz; büyüklerimiz, küçüklerimiz, bakkalımız, muhtarımız, dedemiz, Tayyare Hanım teyzemizle Safiye hanım teyzemiz var. Hepsinden önemlisi dostluklarımız var. Bizim Mahalle’ye yakın arkadaşım Hasan ve ben de varız. Benim adım Ali. Sizi uyarmam gereken hırçın kız Zeliş de mahallemizin kızı. Biraz aksidir, huysuzdur ama iyi yüreklidir. Daha pek çok güzel insan Bizim Mahalle’de yaşar. Unutmadan söyleyeyim, mahallemizde bir de köpeğimiz Çamur var. Çamur tanımadığı kişilere hırlar ama korkmayın. Çamur’un kalbini bir paket bisküvi ile kazanabilirsiniz. Ayrıca Bizim Mahalle’deki reklam filmi çekimlerine davetlisiniz! Bu güzel mahallemizi çok seveceksiniz. Okudukça ‘Daha var mı?’ diyeceksiniz. İşte şimdi sizlere müjde: Bizim Mahalle’nin devamı da bizlerle!..” Bu güzel kitaplar bir kutu içinde çocuklarımıza sunuluyor. Dahası var. “Bizim Mahalle Sorular Bulmacalar” eki de armağan ediliyor. Ötüken iyi ki çocuk yayıncılığına girdi. Çünkü bu yayınlarla, çocuk edebiyatımıza katkı sağlıyor.

Özel Eğitim Çocuk

Hakkâri Üniversitesi’nin çocuklar için kitap yayımlamasına çok sevindim. İlk kitabın adı Zap’ın Pınarları. Dört editörü bir çizeri var. Üniversitelerimiz bence hep akademik kitaplar neşretmesin. Bölge çocuklarının da hakkı var. Bilhassa yöre menkıbelerinin, masallarının, ninnilerinin, hikâyelerinin ve türkülerinin kitaplaşması şart. Bunu da üniversitelerimizin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mensupları pekâlâ yapabilir. Gelelim çocuk dergilerimize… Somuncu Baba dergisi, uzun yıllardan beri Çocuk ilavesi veriyor. Milli Eğitim Bakanlığı ise çocuklarımız için çok güzel neşriyat yapıyor. Ah Bir Büyüsem Serap Kurbanoğlu’nun eseri. Resimleyen İlknur Ateş. Torunum Ahmet Alp ile birlikte sayfalarını tek tek çeviriyor, bakıyoruz. Sonra ben ona sesli okuyorum, o da can kulağıyla dinliyor. İleride inşallah kendisi okuyacak bu kitapları. Özellikle bahsetmek istediğim mecmua, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları tarafından neşredilen Özel Eğitim Çocuk dergisidir. İlk dört sayısını lütfedip bana da yollamışlar. Beğendim. Hakikaten mükemmel olmuş. Hikâyeler, masallar, şiirler, çizgi romanlar, bilmeceler, bulmacalar… İtinayla hazırlanan derginin Başyazısı Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk’a ait. Genel Yayın Yönetmeni ise Mehmet Nezir Gül. Editörü Çağrı Gürel. Yazı İşleri’ne Ali Arslan bakıyor. Çocuklarımıza gönül huzuru içinde okutabileceğiniz bir dergidir Özel Eğitim Çocuk. Hatta evladiyelik diyebilirim. Kaliteli baskısıyla uzun ömürlü bir kültür hazinesidir. Okuma çağında çocukları olan bütün ailelere bu dergimizi hararetle tavsiye ediyorum. Hoşunuza gidecek son notu ileteyim: Bu güzel dergimiz “ücretsizdir.”

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement