Dolar (USD)
17.9359
Euro (EUR)
18.3125
Gram Altın
1028.899
BIST 100
2795.06
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

25 Haziran 2022

'Gönüller Sultanı' tekbirlerle uğurlandı

Günlerden 23 Haziran (24 Zilkâde 1443) Perşembe’ydi... Semadan bir melek süzülüyordu... Aziz misafirin ruhunu istiyordu... O da, emaneti itirazsızca teslim ediyordu...

93 yıllık mücadele, çile dolu ömür mühürleniyor; ölümsüz bir hayat başlıyordu. Bütün sosyal ve görsel medya gece saat 01.50’deson dakika haberi olarak “ömrünü Kur’an ve Sünnet’e adayan Allah dostu Mahmûd Ustaosmanoğlu”nun vefatını veriyordu...

Bu vuslat sadece İsmailağa (Çarşamba) Cemaati’ni değil, bütün Ümmet-i Muhammed’i derinden sarsıyordu. Hocaefendi sevenlerine en zor zamanlarda metaneti öğretmişti, hiç kimse de isyan etmiyordu. Sadece hüzün yüklü gözyaşlarını rahmet olsun diye akıtıyordu.

*

Şebi Arûs gecesinde zaman akıyor, vuslat için hazırlıklar yapılıyordu. Gün Cum’a vaktine evrilirken, Fatih Camii sabah namazına her zamankinden başka bir hâlle erişiyordu.

Allahû Ekber!..

Atan şafakla birlikte Macar Kardeşler, Fevzipaşa, Halıcılar, Akdeniz, Karadeniz, Yavuz Selim Caddeleri’nden yatağını bulmuş nehir misali insan seli akıyordu. Fatih Camii’ne çıkan bütün cadde ve sokaklarda olağanüstü hâle bürünüyordu. Bu olağanüstü hâl, tıpkı Üstad Necip Fazıl Kısakürek, Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın vuslatındaki gibi bir kez daha tekerrür ediyordu.

*

Vakit zevâle ererken, güneşin yakışına aldırış etmeyen cemaat Dersaadet’in camilerinden yükselen salalar eşliğinde Fatihalarla, Yâsinlerle, tekbirler, salavatlarla, tesbihatlarla sükût ediyordu. Cum’a namazı edâ ediliyor, helallik vakti geliyordu...

Ömrünü Kur’an ve Sünnet’e adayan Allah dostu” Beykoz Yavuz Selim Mahallesi’ndeki evinin önünde helallik alınmasının ardından geriye dönüşü olmayan yolculuğa çıkıyor; bir tarafta dualar okunurken, bir tarafta ruh şâd olmuş bedeni seyrediyordu...

İstanbul kendine sığmıyor, Fevzipaşa’dan, Malta’dan, Darrüşşafaka’dan, Haliç’ten, Vatan’dan dahası surlardan taşıyordu. Şarktan, garbtan, şimaldan cenupdan gelenler Fatih’in mekânındaki “Ömrünü Kur’an ve Sünnet’e adayan Allah dostu”nu soruyordu. Aziz misafir ise musalla taşında yatıyordu. Her zamanki gibi yine en önde duruyordu. Fakat bu defa yanında duran milyonlara suskunluğuyla ders veriyordu.

O susuyordu; hafızlar konuşuyordu...

O susuyordu; şâhidler konuşuyordu...

O susuyordu; tekbirler, salavatlar, dualar konuşuyordu...

O susuyordu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Numan Kurtulmuş’un, Süleyman Soylu’nun, Mustafa Varank’ın, O susuyordu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Numan Kurtulmuş’un, Süleyman Soylu’nun, Mustafa Varank’ın, Ahmet Davutoğlu’nun, Ali Muhyiddin el-Karadaği’nin, Ahmet Ustaosmanoğlu’nun, Muhammed Fatih Ustaosmanoğlu’nun, Ali Rıza Ustaosmanoğlu, Mahmud Eren’in, Ahmet Mahmut Ünlü’nün yüreklerinden katreler damlıyordu.

Ahmet Ustaosmanoğlu Hocaefendi, aziz misafirin önünde “er kişi niyetine” diyordu; milyonlar kıbleye yöneliyordu. Hocaefendi helallik istiyordu; milyonlar “helal olsun”la semayı inletiyordu. Sevenleri, “o son nefesine kadar canıyla, malıyla cihad etti” diyordu; insanlık şahidlik ediyordu.

Fatih Camii’nde tekbirler yükseliyor; “Gönüller Sultanı”nın gönlüne dokunduğu milyonlar omuz veriyordu. Cumhurbaşkanından bakanlara, siyasi parti liderlerindenmilletvekillerine, belediye reislerinden bürokratlara kadar herkes özlenen tabloyu Mahmûd Ustaosmanoğlu Hocaefendi’nin sayesinde bir kez daha sergiliyordu.

Tekbirler aziz misafir için yükseliyor; gözyaşları Asya’yı, Afrika’yı Ortadoğu’yu, Balkanları, Malta’yı, Fevzipaşa’yı, Halıcıları, Akdeniz’i, Vatan’ı, Edirnekapı’yı dahası İslâm coğrafyasını ıslatıyordu. Caddeler, sokaklar mahşer yerine dönüyordu. İstanbul, uzun bir süreden sonra ilk defa böyle bir insan seli görüyordu.

Aziz misafir, “tekbirler”le, Fatih Sultan Mehmed’in huzurundan Malta, Yavuz Selim, Atikali, Karagümrük, Edirnekapı’dan geçerek, mürşidi Ahıskalı Ali Haydar Efendi’nin medfun bulunduğu Sakızağacı Şehitliği’ne ulaşıyordu.

Telkinler verilirken, “Allah dostu”nu hasretle bekleyenler “hoş geldin aziz misafir” diyordu.Aziz misafir sonu olan bir dünyadan, sonsuzluğun kapısını aralıyordu. Bütün hüzün ve dahi acıları diniyordu.

Makâmı âlî, mekânı Cennet olsun.

***

MAHMÛD USTAOSMANOĞLU KİMDİR?

Mahmûd Ustaosmanoğlu, 1929 yılında Trabzon’un Of ilçesine bağlı Tavşanlı köyünde dünyaya geldi. genç yaşta etraftaki köylerin hocalarından ders aldı. 16 yaşında icazet aldıktan sonra köyünde ders vermeye başladı. 1951 yılı Ramazan ayında, Sivas ili Divriği ilçesine vâiz olarak atandı.

1952 yılında mürşidi Ahıskalı Ali Haydar Efendi ile tanıştı. Askerlik dönüşünde Ali Haydar Efendi tarafından İsmailağa Camii’nde imamlık yapması üzerine davet aldı. 1954 yılında İsmailağa Camii’nde imamlık görevine başlayan Ustaosmanoğlu, bu görevini 1996 yılında emekli olana kadar sürdürdü. 2010 yılında İstanbul’da düzenlenen “Uluslararası İnsanlığa Hizmet Sempozyumu”ndan sonra kendisine “İslâm’a Üstün Hizmet” ödülü verildi.

Nakşibendi Tarikatı’nın İsmailağa Cemaat şeyhi olan Mahmûd Ustaosmanoğlu, böbrek rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. 93 yaşında vefat eden din âlimi Mahmûd Ustaosmanoğlu, son yolculuğuna 3 milyon civarındaki seveni tarafından uğurlandı.