Dolar (USD)
16.7832
Euro (EUR)
17.4971
Gram Altın
976.05
BIST 100
2443.77
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

08 Nisan 2022

Halimizden memnun muyuz?

Deli sorar:

-Niçin durup dururken Paris’e gidiyorsunuz?

Kadın cevap verir:

-Galiba kendimizden kaçıyoruz.

Kocası da:

-Kim bilir belki de bir umutsuz boşluktan kaçıyoruz.

-“İşte şimdi konuştun” diye mukabele eder deli ve hemen ardından şu harika tespiti yapar:

- Çoğu insan boşluğun farkındadır ama umutsuzluğu görmek gerçekten cesaret ister. (Revolutionary Road, 2008 adlı filmden)

İblis gibi boş/lukta olan insan umutsuz insandır. Haz, hız, koşuşturmaca içinde bir türlü meskûn ve teskin olmayan modern insan bunca huzursuzluğu, umutsuzluğu ve kaygı dolu hayatı unutmak için koşuşturup duruyor.

Peki, ne zaman huzur ve sükûn bulur?

“Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.” (Rad süresi, 28)

İnsan kendi imtihanını yaşadığı gibi başkaları için de imtihan vesilesi olabiliyor. Bizim çabamız, iyi ve iyilik insanı olmaktır. Duamız şu, “Ya Rabbi, bizi nefsimizle bir an olsun yalnız bırakma.” Çünkü dünya hayatı bataklık gibidir ölçüyü kaçırırsan batıyorsun. Dünyanın ahirete engel olacağının farkındayız.

Bir affediş, tövbe ve istiğfar ayındayız. Ramazan ayından bahsediyorum. Bizim üzüntümüz, tanıdığımız güzel insanlardan bazılarının bu Ramazan’da olmamasıdır. “Dünya sürgünlerini” tamamlayarak aramızdan ayrıldılar. Ölüm bize en gerçekçi nasihat…

Ramazan ayı fırsat ayıdır. Zenginleştikçe fakir fukarayı unutanlar, sadaka ve zekâtı bırakanlar için hatırlatıyoruz; şeytanın bağlandığı bu ayda affa ve hayra mahzar olmak fırsatını kaçırmamak gerek. Ya hayır yapalım ya da bir hayra vesile olalım. Hz. Peygamber’in emridir: “Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.”

Mümin, altın gibi ateş karşında bozulmadan kalabiliyor. Bütün çabamız dünya karşısında sağlam ve bozulmadan kalmaktır, yanmamaktır. Hz. Peygamber, Ebu Zer’e hitaben buyurdular: “Gemini bir kere daha elden geçirerek yenile, çünkü deniz çok derin. Azığını tastamam al, şüphesiz yolculuk pek uzun; sırtındaki yükünü hafif tut çünkü tırmanacağın yokuş çok sarp. Amelinde ihlaslı ol zira her şeyi görüp gözeten ve hakkıyla değerlendiren Rabbin senin yapıp ettiklerinden haberdardır.” Çabamız bu olmalıdır.

Müslümanın görevlerinden biri de bulunduğu yeri imar ve ihya etmektir. “O sizi topraktan yarattı ve sizden yeryüzünü imar etmenizi istedi.” (Hud süresi, 61) Kendi adıma hep bu çabanın içinde oldum.

Dünya hayatı ebedi değildir ve bizi bekleyen sonsuz bir hayat var. Duamız şudur, “Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu bol olan yalnız sensin.” (Âl-i İmrân, 3/8) Âmin ve amenna diyoruz.

Müslüman umuttur, dört gözle yolu beklenendir. Fakirin açlığından, kimsesizlerden, açılmayan kapılardan, tütmeyen ocaklardan, ağlayan gözlerden sorumludur. Dağların, yerin ve göğün yüklenmek istemediği emaneti insan yüklendi çünkü.

Müslüman, dava adamıdır. Davaya sahip çıkanlara sahip çıkandır. Vefalıdır. İnancımıza vefa, tarihe vefa, toprağa vefa, ecdada vefa, dostta vefa, yaratılış gayemize vefa diyoruz. Hepsinden önce Allah ve Resulüne vefa…

Gelin, “Yeniden başlayacağım” dediğin gün, bu Ramazan olsun...

 
TDV sağ
Advertisement Advertisement