Dolar (USD)
18.4719
Euro (EUR)
17.8459
Gram Altın
969.32
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

18 Aralık 2021

​İki kere düşünmek

Değerli okurlarım bugünkü makaleme merhum Mehmet Akif'in şiirlerinden küçük bir alıntı ile başlamak istiyorum.

"Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar, hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi tarih"

Zor yılların adamı milli şairimizin dizelerinden anlıyoruz ki, yaşanmışlıklardan ders alma özürlü bir toplum haline gelmişliğimiz devam ediyor.

Devam ediyor diyorum çünkü her şey ayan beyan ortada olmasına rağmen nerede ise her alanda savruldukça savruluyor ve savrulanları gördükçe ettiğimiz ah vahların bir değeri de yok.

Ülkemiz birçok alanda savrulmada dünyanın belki de öncü ülkelerinden biri.

Bugünlerde yeni bir savrulmanın anaforu toplumun tüm kesimlerini etkilemeye devam ediyor.

Son birkaç aydır ekonomimiz ile ilgili devletin aldığı kararlar ve bunun sonucu yaşananları, ne devletimizin ilgili kurumları, nede muhalefet edenler sağlıklı ve doğru bir şekilde vatandaşa aktarmayınca olanlar oldu ve olmaya da devam ediyor.

Bilen, bilmeyen, bilmediğini bilmeyen, doğru ve yanlışlarla ilgili, ilgisiz herkes birbirine havada yüzen uçuk kirli bilgileri satıp duruyor.

Havada uçuşan bilgi insanlarımızın zaten bulanık olan zihinlerini daha da bir bulandırdı ve ok yaydan çıktı.

Birlik hamurumuza su katanlar bu puslu havayı fırsata çevirip öldük bittik battık naraları ile yeniden tencere tavada tutturdukları nakarat ile vurun abalıya dercesine içinde bulunduğumuz geminin sağını solunu delmekle meşguller.

Al birini vur ötekine türünden garip bir duruş bu.

Bu duruşta yarış halinde olmanın devlet ve millet düşmanlarının dışında kimseye bir faydası da yok.

Olamaz da.

Dışardan gelen oklara tahammül etmek mümkün ancak içerden gelen oklar acıtmıyor desem yalan olur. Yerli ve yabancı muktedirler engin denizlerde yüzen gemimizin su almasına daha fazla müsaade etmemeli.

Cennet vatanımız aç kurtların insafına bırakılmamalı.

Konuyu biraz açmak için Allah’ın resulü efendimizin bir hadisini hatırlatmak istiyorum. Efendimiz şöyle buyuruyorlar. ”Bir koyun sürüsünün içine salıverilmiş iki aç kurdun sürüye verdiği zarar mala mevki ve makama düşkün bir insanın dinine verdiği zarardan daha büyük değildir”.

İnsanlığın huzur ve saadeti için gönderilmiş son peygamber efendimiz bu hadisi ile ne demek istiyor acaba?

Zor ama önemli bir soru bu.

Dini bütün bir millet olarak övünmeyi ne kadar hak ediyoruz sorusuna verilecek cevabımız var mı? Varsa ne kadar samimiyiz.

Sınıfta kalanlar önce kendilerinden başlayarak sebep sonuç ilişkisini iyi irdelerlerse hem kendileri için hem de toplumsal güven erozyonunun bir nebze olsun azalmasına vesile olabilirler.

Mesela döviz biriktiricisi güruh. Kasasına doldurduğu dövizlerin kendini kurtaracağı zannı ile hareket ederek her koyun kendi bacağından diyorsa vah ki, ne vah. Sadece yazıklar olsun demekle iktifa ederim.

Aynı şekilde bulunduğu makamın hakkını vermek şöyle dursun gün bugün diyerek mal mülk sevdasının sarhoşluğu ile yetimin hakkına da göz dikerek, susuzluğunu deniz suyu içerek gidermeye çalışan bir aceze gibi karnını patlatıyorsa ona da yazık.

Devlet malı deniz yemeyen domuz diyen güruhun kuyruğuna takılmayı marifet sanarak, otun deveyi yardan uçurduğu gibi bir akıbet ile karşılaştıktan sonra eleman çekiyorsa buna da eyvah.

Daha çok eyvahlarımız var aslında.

Körler ve sağırlar birbirini ağırlamaya devam ede dursun.

Gidişatın iyi olmadığı açık ve net ortada.

Gerisi lafı gürzaf.

Ne mutlu bu ölçünün sınırları içerisinde yaşayarak örnek olan insanlarımıza. Konuşmak etkili olsa da yaşayarak konuşmak, ya da hal dili ile konuşmadan yaşamak çok ama çok daha etkili. Sözün gücüne itibar giderek zayıflıyor olsa da omurgalı duruşla sükûtun gücü giderek artıyor.

Atalarımız bu geçeklikten dolayı olsa gerek söz gümüşse sükût altındır demiş.

Gören için her şey ayan beyan ortada.

Aklını kiraya vererek başka melekelerini çalıştırarak mutlu olacağını zanneden gafiller bu dünyada olmasa da, hesabın hasbi olduğu alemi bekada hüsranda olduklarını elbette anlayacaklar.

İş işten geçtikten sonra anlasan ne yazar anlamasan ne yazar.

İş işten geçmeden her bir vatan evladı şakaklarını ellerinin arasında sıkıştırarak iki kez düşünmeli.

Birincisi din-ü devleti için. İkincisi de sorumlu olduğu nesebi için.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement