Kızılay Web
Dolar (USD)
16.9897
Euro (EUR)
17.4401
Gram Altın
964.65
BIST 100
2371.25
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE


İNSANLIĞIN BİLGE OZANI: AŞIK VEYSEL

Uzun İnce Bir Yoldayım, Dostlar Beni Hatırlasın, Güzelliğin On Par'etmez gibi unutulmaz birçok eserle duygu ve düşünce dünyamızda derin izler bırakan Aşık Veysel (1894-21 Mart 1973), bilge ozan olarak adlandırılmayı hak etmektedir. Aşık Veysel, dünyaya tapmak yerine dolu dolu yaşamayı ve dünyada kalıcı eserler bırakmanın insanlığa büyük hizmet olduğu mesajını ölümsüz dizeleriyle anlatmaktadır: "Her kim olursa bu sırra mazhar. Dünyaya bırakır ölmez bir eser. Gün gelir Veysel'i bağrına basar. Benim sadık yârim kara topraktır."

Aşık Veysel, yalan adı altında oluşturulan cehalet, fanatizm ve despotizmin her çeşidine karşı çıkan bir bilge ozandır. Veysel, şiddet ve vahşete karşı sazın ve sözün gücünü ön plana çıkarmaktadır: “Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı / Avlasam çöllerde saz ile seni / Bulunmaz dermanı yoktur ilacı / Vursam yaralasam söz ile seni.” Kültür, bilgi ve akıl yerine yalanı, yağmayı ve yıkmayı hayatın amacı haline getiren aç gözlüler, dünyayı bir cehenneme çevirmektedirler. Cahil barbarların siyaset, ekonomi, maneviyat ve hukuk alanlarında söylediği yalanlara inanılmaması konusunda Aşık Veysel, hepimizi uyarmaktadır: "Aldanma cahilin kuru lafına. Kültürsüz insanın külü yalandır. Peteksiz arının balı yalandır. İlimsiz insanın şöhreti zahir. Hükmetse dünyanın her tarafına. Arzusu hedefi yolu yalandır.”

Veysel, cehaleti insanlığın en büyük düşmanı olarak görmekte ve cahil insanlardan her şart altında uzak durmayı öğütlemektedir: “Cahil insan gül ise de koklama.” Cahilleri “dikenli çalıya” benzeten Veysel, cahillerle ilişki içinde olmanın verimsizliğini ve yıkıcılığını anlatmaktadır: “Cahil ile sohbet etmek zor olur / Kulağı sağırdır gözü kör olur.” Cahil barbarların yalanlarına inanarak onlara gücü, ekonomiyi ve inancı teslim etmenin sonunun fanatizm, despotizm ve yıkım olacağına şüphe yoktur. Bugün eğitimde, toplumda, ailede, okulda, medyada, siyasette, ekonomide, diplomaside, dinde, bilimde yalanın despotizmi sözkonusudur. Yalanın despotizmine karşı çıkan Aşık Veysel, bilimin, aklın, sanatın ve kültürü yanında yer almıştır.

Aşık Veysel toprakla ve tabiatla bütünleşen bir ozandır. Toprak, Veysel’in ebedi yurdudur: “Zaman gelir tenim düşer toprağa / Karışır toprağa toz olur gider.” Veysel, tabiatla ve canlılar alemiyle bütünleşme isteğini şöyle ifade etmektedir: “Ne zaman toprakla birleşir cismim / Cümle mahluk ile bir olur ismim.” İnsanın aslının toprak olduğunu ve nihai dönüşün ona olacağını hep vurgulayan Aşık Veysel, insanın asıl evinin eşsiz güzelliklerle dolu tabiat olduğunu söylemektedir: “Aslıma karışıp toprak olunca / Çiçek olur mezarımı süslerim.” Veysel, bütün kainatla birleşmenin ve bütün yaratılış alemini selamlamanın arzusundadır. Veysel, kendisini tabiatın ve toprağın bir zerresi olarak kabul etmekte, bu dünyadaki hayatını ve ölüm sonrasını zerre olma bilinciyle sürdürmektedir.

İnsanın toprak ve tabiatla ilişkisini ve birliğini kaybettiğimiz için bugün ekolojik kriz, iklim değişikliği, kuraklık ve salgın gibi felaketleri yaşıyoruz. Veysel, “Dünya, şirin baldan tatlıdır” diyerek dünya ve hayat sevgisini ifade etmektedir. Aynı zamanda Veysel, “balı tuza katmış” diyerek dünya ve hayatın güzelliğinin çirkinleştirilmesinden şikayet etmektedir. Açgözlülük, hırs, güç, servet, şöhret ve şehvet sapkınlığı dünyayı ve hayatı her açıdan bozmaktadır. Tabiata ve toprağa karışıp orada bir çiçek olmak yerine tabiatı ve toprağı tahrip eden ruhsuz bir canavara dönüşmenin bedelini çok ağır ödüyoruz.

Sahip oldukları güçlere ve servetlere güvenerek dünyanın ebediyen onların olduğu yanılgısı içinde olan iktidar ve güç sahiplerine Veysel, bu dünya hayatının geçiciliği konusunda ozanca uyarısını yapmaktadır: “Nice kahramanlar nice sultanlar / Gelmiş gitmiş bağrı yanık ozanlar / Veysel der haniya nerede onlar / N'oldu padişahlar soylar nic'oldu.” Dünyaya tapmak yerine dünyada hayırlı bir isimle anılmak Veysel için en önemli ve öncelikli olan değerdir: “Veysel gider adı kalır.” Servet, iktidar, şöhret ve makamın gelip geçici olduğu dünyada gökkubede hoş bir sada bırakmak ve ismimizin hayırla anılması, bizim en büyük kazanımımız olacaktır.

Aşık Veysel, bilgeliğe, insanlığa, tabiata ve aşka yelken açmış bir insandır. Veysel’in şiirlerinde cehalete, fanatizme ve şiddete karşı derin bir başkaldırı vardır. İnsanlığın evrensel değerleri olan özgürlük, barış, adalet, akıl ve aşkın safında yer alan Aşık Veysel’i ölümünün 49. yılında saygıyla anıyorum.

 
TDV sağ
Advertisement Advertisement