Dolar (USD)
15.9101
Euro (EUR)
16.8622
Gram Altın
942.712
BIST 100
2393.61
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

20 Aralık 2021

Millet kesesinden yılbaşı jesti

SABRİ GÜLTEKİN

halilsivasi@yahoo.com

 

Hediyeleşmek sünnettir; fakat el kesesinden değil, kendi cebinden olursa. Bununla ilgili tam da “diriliş ruhu”na yakışır, ders niteliğinde bir anıyı hatırlatmakta fayda var.

*

Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, başkan yardımcısıyken medeniyet çınarımız, mütefekkir, siyasetçi, şair Sezai Karakoç’u ziyarete gider.

Bu ziyaret esnasında, “Üstadım, Diyanet olarak sizi Hacca davet ediyoruz” der. Karakoç, “Bana Hac henüz farz olmadı. Farz olduğu zaman giderim inşâllah” cevabını verir. Bunun üzerine Görmez tekraren, “Efendim, Diyanet olarak sizi biz Hacca götürmek istiyoruz” deyince, “Ben milletin parası ile Hacca gitmem” cevabını alır.

Bu cevap üzerine Görmez, “Üstadım!.. Bu ümmeti bir Arafat manifestosundan niçin mahrum ediyorsunuz” serzenişinde bulunur. Bu sözler üzerine Karakoç, “Hoca!.. Arafat’a manifesto yazılmaya gidilmez, Vakfe’ye durmaya gidilir” cevabıyla kutlu davete icabetin şartını ve rüknunu sarih bir şekilde tarif eder.

*

Böyle bir teklife kaçımız “hayır” diyebilir?.. Hüsnüzânnımca bir elin parmaklarını geçmez!..

Hassasiyete bakar mısınız; “Ben milletin parası ile Hacca gitmem”.

Adaletin çivisinin çıktığı, hassasiyetlerin târumâr edildiği bir dünyada öyle durduk yere Sezai Karakoç olunmuyor!.. (Mekânı Cennet, makâmı âlî olsun.)

* * *

Bu örneği neden verdik?.. İmtihanda olduğumuz şu hayatta; adaletin dünyanın direği olduğunu; zorluğun kolaylıkta, gecenin gündüzde hakkı bulunduğunu hatırlatmak için verdik.

İnsanoğlu gün gelir bolluk, gün gelir yokluk çeker. Bolluk içinde yaşarken şükürsüzlük ihtirasına kapılırsa, gaflete düşer. Açlığı, yokluğu, sefaleti unutur; gönül gözünü kör eder. “Hiç akletmez misiniz?..” sorusunu tefekkür edenler ise, her tokluğun bir açlığı olduğunu idrak edip zor günlere hazırlanır.

Bol günler de Allah’ın, zor günlerde... “Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” Bu Allah’ın vaadi ve Allah vaadinden asla dönmez. Ya bu zorluktan sonra kolaylığını halk edecek, ya da yaşadığımız bu küçük kıyametten sora büyüğü kopacak. Söz iman edene, etmeyene ne dense boş!..

* * *

İnsanlık, 31 Aralık 2020’den beri dünyayı esir alarak canına kasteden Yeni Tip Koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin ekonomik faturasını ödüyor. Hem dünya, hem de Türkiye hayatta ve ayakta kalmaya dair en zor zamanlardan geçiyor. Tam bir “kaos fırtınası”na tutulmuş haldeyiz.

Her şeye, bütün sıkıntılara rağmen “zamanın ruhu”nu okumamakta direnen bir kesim “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez” uyarısına rağmen israfta yarışırken; bir diğer kesim evine ekmek götürmekte, çocuğuna süt almakta zorlanıyor. Her şey ateş pahası; sudan ekmeğe, iğneden ipliğe her şey sadece el değil, can yakıyor!..

Tablo net bir şekilde bundan ibaretken, bütün güzellikler sıkıntıya evrilirken; özellikle de devlet erkânının, bürokratlarının, kurum yöneticilerinin, belediyelerin kendilerine sözde değil, özde çeki düzen vermesi elzemdir.

Tevil edilemeyecek kadar net; israf sebep, yoksulluk sonuçtur.

Madem israfla yoksulluk arasında bu kadar keskin bir bağ var; o zaman tüketmeyi değil, üretmeyi öncelemeliyiz. Bunlar da yetmez, “tasarruf tedbirleri”ni hayata geçirmeliyiz.

* * *

Miladi 2021’in son günlerine yaklaşıyoruz. Kumarcılar, şöhretliler, şehvetliler iştahı kabarmış yılbaşını bekliyor. Öyle bir rezalet, öyle bir curcuna ki;

“Ey Âlem-i İslâm’ın baş tacı, büyük Türkiye!..

Mukaddesatı unuttun, Avrupa diye diye!..

...

Yurdumu işgal eylemiş, şu garbın safsatası,

Kiminin maymunu var, kiminin “Noel babası!”

...

Anladım, zaman geçmekte bugün dünden de beter.

Kim bilir? Yarın ne hâle düşecek bu şaşkın beşer...”

dizeleriyle sürüklendiğimiz felaketin resmini çiziyor şair Ömer Berber.

İşte böyle çivisi çıkmış bir dünyada, kapitalist sistemin soytarısı ilan edilen “Noel Baba” yine ortalığı kasıp kavuracak. Politikacılar, bürokratlar, bakanlıklar, belediyeler vs. “yeni yıl coşkusu” ile birbiriyle yarışarak bazı çok önemli kurum ve şahsiyetlere jest yapacak. Zarfı mazrufundan pahalı hediye sepeti kargolarını birbirleriyle yarıştıracak.

*

Lütfen insanların iş bulmakta, yuva kurmakta, evine ekmek götürmekte, bebesine süt almakta zorlandığı bir dönemde “devlet kasası”ndan, yani diğer ifadeyle “milleti kesesi”nden yılbaşı hediyesi ve kutlamaları müsrifliğine son veriniz!..

Lütfen insanı, zamanı, imkânı israf etmeyiniz!..

Lütfen tüyü bitmedik yetimin hakkına el uzatmayınız!..

Lütfen adalete zulmetmeyiniz!..

Unutmayalım ki, “Zalim, üzerine düşeni yerine getirmeyendir”.

 

 

 

 
Advertisement Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement