Dolar (USD)
15.9333
Euro (EUR)
17.0697
Gram Altın
949.411
BIST 100
2380.9
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE
Şok web masthead


Sevdiklerimize nefes olmak

                                                                                                           ‘’Sevdiklerine nefes

                                                                                                              Gökyüzü ol yavrucuğum’’

Gökyüzüne bakınca ruhu rahatlamayan yoktur sanırım. Boşluğunda tutunanlar da bize ayrı huzur verir. Bulutu, yıldızı, güneşi, yağınca karı, yağmuru…

  Yüzümüzü yeryüzüne çevirdiğimizde sıkışmışlıklar içindeki insanoğlunun acıyan yanları darlanmışlıkları sarar da sarar, etrafımızı. Beton bir yapının penceresiz duvarları gibi.

 Her işini kendinin halletmesi gereken binlercesinin yaşadığı hale benzetirim bu duvarları. Yalnızlığa mahkûm insanlar. Dedeler, nineler, çocuklar, kadınlar, erkekler… Sevdiklerimize nefes olmanın, onlara dünyanın meşakkatleri arasında sevinç olabilmenin önemi ne çok büyüktür. Darda kaldığı alan her neyse ona dair, gökyüzü olabilmek.

Küçük dediğimiz nice şeyin o kişiye bıraktığı rahatlık bir gökyüzü genişliği değil de nedir? Çocuğunu sallamaktan yorulmuş bir anneyi yarım saat bile olsa dinlendirmek, günlerce dışarıya çıkamamışa, kısa bir vakit dilimi de olsa sorumluluklarını alıp ona izin vermek, sıkıntıları içinde boğulmuş bir arkadaşını davet edip çay eşliğinde onu dinlemek, kâh sunulduğunda mutlu olabileceği bir hediye ile gönül bağımızı güçlendireceğimiz kişiler, kâh uykusuz kalan bir annenin çocuğuna bir iki saat bakıp ona uyku vakti oluşturmak. Çalışan bir kadına, yakınlarından birinin arada bir yemek yapıp yorgunluğunu paylaşması, kâh borcu birikmiş birine el uzatmak veya bir demet çiçek uzattığımız insana gönülce nefes aldırmak. Ödevlerini yapamayan bir çocuğa destek vermek, hayata alıştırmak.

Kimseye yük olmamak adına ruhunda birikenlerden dolayı bunalan sıkılan nice insana el uzatıp, nefes olabilsek keşke.

Bazen mum ışığı, nice görkemli ışık demetinden daha kıymetlidir. İşte bizim sunacağımız adı küçük ama oluşturacağı aydınlığı büyük olan bu çabalar, topluma sunacağımız güzelliklerdir.

            Kapımızın önünü süpürerek başladığımız işler bize ayrı bir rahatlama getirir. Evimizin içinden başlayarak nefes almak, nefes vermek gökyüzü olmak.

            Evlada, kardeşe, anne babaya, eşe sunacağımız bu nefesler toplumsal olarak bir rahatlama ve nefes darlıklarıyla gelen, ölümlerden koruyacaktır bizi.

            Bu rahatlatıcı haller, bireyde oluşan özgürlük, beraberinde bunalmışlık yerine öz disiplinli bir yaşamı getirecektir. Toplumda çalışma kalitesi de artıracaktır.

            Yaşamı bizlere kolay kılan, ruhu sağlamlaştıran, yaptığımız işlerden keyif aldıran bu huzurla beraber gelen içsel bir disiplindir.

İnanç, insan için en büyük zırhtır dünya meşakkatlerine mukavemet için, lakin birbirimize nefes olmak, sırtımızı dayandığımız çınarların varlığını bilmektir, dünya eksenindeki dönüş gücümüz...

Bu öz disiplinle; küçük yaşlarda başlatılacak olan bu örneklik,

-nefes olma- ile sembolize ettiğimiz boşluklar tatlı otoritelerle hayatı çekilir kılacaktır, zorlukların üstesinden gelebilen nesillerin oluşmasına mümkün kılacaktır.

 Ayakların ısırganlardan korunması yürünen yolların bilinirliğiyle ilgilidir. Nefes olamadığımız insanlar ‘’bilinmez ısırganlı yollarda nefes aramasın’’ diye gep geniş gökyüzü altında toparlamalıyız onları. Sevgiyle, ümitle…

Mühim olan ins'anlıktı ve anlık olanı makbuldü. Nice kayıp yıldız da vardı geceye gömülen, sormadılar aydınlığı. Çaresizliğin pençesinde de nice insan bilirim, bildiği dala tüneyen, öteye gidemeyen kuş gibi...

Tutunamayanlar tutamadıklarımızdır…

 

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement