Yükseköğretim Kurulu Başkanı sayın Yekta Saraç Tweeter’da bir açıklama yapmış. Umut verici bir açıklama. Şöyle diyor sayın başkan “Doçentlik sınavı sürecine ilişkin adaylardan gelen şikayetler üzerine konuyla ilgili bir çalışma başlattık.”

Şikayetlerin gözönünde bulundurulması güzel tabi ki. Ya şikayetler olmasaydı konuyla ilgili çalışma başlatılmayacak mıydı? Gerçi anlayışla karşılamak lazım. Talep edilmeden hiçbir hak verilmez...

“Dünyadaki benzer sistemler incelendi” diyor başkan. Yeniliklere açık olmak, dünya gündemini takip edip bilim dünyasına katkı sağlayıcı çalışmalara kulak vermek üç maymun oyununu oynamadığımız anlamına gelir. Tebrik edilmesi gereken bir davranış... Ben de bir bilim adamı olarak tebrik ediyorum.

“Bu kapsamda üniversitelerimize bir yazı gönderip konuya ilişkin görüşlerini bildirmelerini talep ettik.” Açık yüreklilikle, iyi niyetle başlatılmış bir çalışma. Allah yardımcıları olsun. Amacımız ülkemizin en zirvelerde akademik dünyayı da temsil edebilmesi. Her fert kendi imkanları ölçüsünde bunu yapmalı zaten.

“Bu çalışmamızı kısa süre içerisinde sonlandırarak sizlerle paylaşmayı planlıyoruz” diye cümlelerini tamamlıyor sayın başkan.

Şahsım adına, yeni haberim olduğu için, sayın Yekta beye görüşlerimi buradan bildirmek istiyorum. Biraz şeffaf olacak ama olsun. Şeffaflık çoğu zaman iyidir.

Bu değerlendirme sürecinde benim de bir katkım olması için Yekta beye buradan kısa bir hikaye anlatmak istiyorum.

Şahsım ve benim durumumda olan binlerce ilim talebesi 1997 yılında aldığımız lisans diplomamızın denkliği için tamtamına 18 yıl beklemek zorunda kaldık.

Bu süre zarfında İngiltere Durham Üniversitesi’nde mastır ve doktoramı nice zorluklarla mücadele ederek tamamladım. Ama lisans denkliğim olmadığı için Türkiye’de görev alamadım. Eğitim dili tamamen İngilizce olan Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi’nde görev yapmak zorunda kaldım. Yardımcı Doçentliğimi ve Doçentliğimi de burada aldım.

Geçen yıl Haziran ayında tanındı lisans denkliğim. 28 Şubat süreci bu kadar uzun sürdü bizim için. Doktoramın denkliğini Lisans denkliğimden iki hafta sonra tanıdılar. Doktora denkliğimin başvurusunda Doçentlik denkliğim için de başvuru yapmıştım çünkü Doçentliğimi 2011 yılında almıştım. Eylül ayında YÖK’e uğradım, UAK doçentlik denklik başvuru dosyalarımı iade etti. Başvuru yaptığım zaman olmayan bir şartı şimdi bana dayatıyorlar. İngilizce sınavına girecekmişim... “belgeyi getir denkliği verelim” diyorlar...

Bugüne kadar yazdığım kitaplar, onlarca ciltlik edisyon ve 50’yi aşkın akademik makalelerin hepsi İngilizce; Doktora Tezim İngilizce; on yıldır üniversitede derslerimi İngilizce anlatıyorum. Buna rağmen benden dil belgesi istiyorlar...

Şaşılacak şey doğrusu....

Şimdi Sayın Yekta beye bir hikaye anlatıp durumu görmesine yardımcı olacağım.

Güzel bir ormanın tertemiz bir ırmağı varmış. Bir koyun susuzluğunu gidermek için ırmağın alt yakasına yanaşıp su içmek istemiş. Bu arada fırsatı kollayan bir canavar da ırmağın yukarısındadır bağırır “hey sen benim suyumu kirletiyorsun” der. Koyun çaresizce “efendim ben ırmağın aşağısındayım sizin suyunuzu kirletmem mümkün değil” der.

Canavar kafaya koymuştur niyeti koyunu yemektir. Koyun ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin çabası boşa gidecektir...

Umarım YÖK’te FETÖ’nün hipnotizeli çakalları ve canavarlarından eser kalmamıştır. Bugüne kadar bizim denklik sorunumuzun 18 yıldır neden engellendiği de aşikâr ortaya çıkmıştı 15 Temmuz’la birlikte...

Sayın Başkan Yekta Saraç ferasetini kullanıp bu dayatmayı gidermeli ki, FETÖ’nün hâlâ YÖK’te varlığına devam ettiklerine olan inancım(ız) değişsin. Başkan olarak belki her sorunu göremeyebilir ama defalarca bu durum kendisine iletildi...

Sayın başkana benim durumumda olanların da talebi olacağı düşüncesiyle hatırlatıyorum. Ben Doçentliğimi 2011’de aldım. Bütün şartları fazlasıyla yerine getirdim. Delilleriyle bunu YÖK’e sunduk. Meseleyi şahsileştirmeye gerek yok... Ama neymiş “suyumu kirletiyorsun” bahanesiyle denkliğim(iz) onaylanmıyor...

İllâki Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kürsüden mi bağırması gerekiyor bu haksızlığın da giderilmesi için diyesi geliyor insanın...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.