Dış Politika uzmanlık alanım değil. Fakat bölgesel dengeler açısından önemli sayılacak çok fazla gelişme yaşanıyor. ABD’nin organize ettiği bu gelişmeler Ortadoğu’nun daha da kaosa sürüklenmesine neden olacak. Buna İngiltere’nin daha diplomatik ve daha sinsi yapısı da eklenince dikkat etmekte yarar var.

ABD ile uzun süreden beri diplomatik, askeri ciddi problemler yaşıyoruz. ABD kendi çıkarları için Türkiye’yi ateşe sürüklemekten çekinmeyince Türkiye can havliyle gerekli tedbirleri alma yoluna gidiyor. ABD’nin Ortadoğu çıkarları Türkiye’nin pasif, zayıf, denileni yapan, karşısında el pençe divan duracak, istediği dizaynı yapmasına ses çıkarmayacak, iç siyasetinde istediği şekilde oynayabilecek durumu gerektiriyor. Bu ise Türkiye’nin yeniden ayağa kalkma aşamasında kendini inkârı olan bir durumdur. O nedenle Türkiye ABD’nin bölgedeki çıkarlarına sonuna kadar ses çıkarmadı. Fakat bir noktadan sonra köşeye sıkışmış kedi misali varlık savaşını ortaya koymak zorunda kaldı. ABD Türkiye’nin ciddiyetini ne kadar anladı bilmiyorum. 15 Temmuz Darbe girişiminin organizatörü kesinlikle ABD’dir. Başarısızlığa uğramasının ardından Türkiye’nin Fırat Kalkanı ile Cerablus, EL-Bab operasyonları, sonrasında Afrin Zeytin Dalı Harekâtı ABD açısından işin ciddiyetini ortaya çıkarmıştır. Özellikle Afrin Harekâtı ile ABD’nin dünyada karizması çizilmiştir. Bölgede istediği şekilde at koşturma dönemi sarsılmıştır.

Türkiye Kuzey Suriye ve Kuzey Irak hattında ülkeyi tehdit edecek hiçbir oluşuma izin vermeyeceğini net olarak ortaya koymuştur. Bu tavrını fiili olarak da sahada göstermektedir. Münbiç ve Fırat’ın doğusu konusunda ise ABD’nin iyi niyetinin son sınamasına fırsat vermektedir. Münbiç’e çatışmasız Türk Askerinin girişi bu açıdan önemlidir.

Türkiye Münbiç’e çatışmasız girişi sağlarken, diğer taraftan Kuzey Irak bölgesinde muhtemel oluşacak yeni terör üstlerini de bertaraf ederek Kandil’e operasyona yöneldi. Şimdi Kandil’den 40 yıllık terör üstleri temizlenecek. Hatta bitmek üzere temizlik.

Böylece ABD’nin uzun vadeli Türkiye’den bağımsız Orta Asya, İran, Kuzey Irak enerji kaynaklarını Akdeniz’e ulaştırmayı planladığı koridor projeleri sekteye uğruyor.

ABD’nin Türkiye’nin ortaya koyduğu tavrın ciddiyetini ne kadar anladığını bilmiyoruz. Fakat Ortadoğu’dan vazgeçmediği görülüyor. Ve bu noktada Ortadoğu menfaatlerinin Türkiye üzerinden geçtiğinin de farkına vardığı... Bunun son örneği Türkiye’ye atadığı Büyükelçi. ABD tarihinde ilk defa Türkiye’ye Türkçe bilmeyen bir büyükelçi atıyor. Fakat atanan isim enteresan. Cv’sine bakıldığında ömrünü Ortadoğu’da geçirmiş, Ortadoğu’nun bugünkü kaosa sürüklenmesinde büyük rolü olduğu görülen Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Libya, Suudi Arabistan gibi ülkeleri ve yapılarını çok iyi bilen kurt bir diplomat. 2009’da emekli olmasına rağmen ABD’nin çıkarı bulunan Ortadoğu’daki her yapının altından çıkan biri. Uzun yıllardan bu yana da Ortadoğu’dan sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcılarından biri olarak görev yapıyor.

Ocak ayı içinde medyaya yansıyan Suriye’nin paylaşılması için ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün arasında ABD’de İngiliz Büyükelçiliğinde gerçekleşen toplantıların organizatörü aynı zamanda yeni Büyükelçi. Google’de ki aramalardan Irak yönetimine, Libya yönetimine, Mısır yönetimine danışmanlıklar yaptığı da görülüyor.  Bizim Dışişleri Bakan ve Bakanlığının da katıldığı uluslar arası Ortadoğu konusundaki birçok toplantının da organizatörü.

Farklı belgede 2015’te Mısır Ordusunun ABD silahları dışında alımlarına müdahale etmesinin istendiği yazıya rastladım.

Şimdi soru şu? ABD şu an daha 45’in üzerinde ülkede Büyükelçisi atanmamış durumda.  Durum bu iken 24 Haziran’da seçime gitmekte olan Türkiye’ye neden alelacele bir Büyükelçi atama ihtiyacı hissetti. Hem de bu Büyükelçi geleneklerin dışında Türkçe bilmeyen bir isim. Ortadoğu’nun bu hale gelmesinde önemli katkıları olan bir isim. Türkiye’de ne iş yapacak?. Bu görev onun için mükâfat mı, sürgün mü? Yoksa Ortadoğu uzmanlığı dolayısıyla ABD’nin Ortadoğu’ya atadığı Bölge Valisi mi? Öyleyse önümüzdeki aylarda Ortadoğu’da önemli gelişmeler yaşanmasını bekleyeceğiz. İran konusunda Devrim Muhafızları Komutan’ının çıkışı dikkate değer. İran’da darbe gözüküyor.

Ama Türkiye açısından nelerin getireceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.

ABD, İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkelerle Türkiye karşılıklı Büyükelçi atamalarında isimler konusunda karşılıklı mutabakatı öngörür.  ABD’nin yeni Büyükelçi’si David M. Satterfield ile ilgili Türkiye’nin ne düşündüğü de önemli. Atama yapıldığına göre mutabakat sağlandığını umuyoruz.

Hafta sonu Türkiye seçime gidiyor. Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçiyor. Sonuçta büyük sürprizler görülmüyor. Ama sürpriz yaşanırsa Türkiye’nin bugün izlediği bütün stratejileri etkileyecek. Tekrar içine kapanırsa Türkiye bir daha açılamaz.

Cuma’nı hayrı üzerinize olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.