Türkiye'nin Afrin operasyonu bugünün meselesi değil, Siyonist- Haçlıların  asırlık işgal planlarının kemiğe dayandığı son noktadır.

ABD'nin Yeni Çekiç Güç'ü  PYD / PKK.

Yirmi yedi yıl önce (17 Ocak 1991) ABD ve müttefikleri, 2 Ağustos 1990'da Saddam Hüseyin'e işgal ettirdikleri Kuveyt'i kurtarma bahanesiyle Irak'ı güneyden işgale başladılar. Ayrıca Saddam'ın elinde dünyayı yerle bir edecek nükleer ve kimyasal silahların olduğunu iddia etmişlerdi. Daha sonra bunun yalandan ibaret olduğunu bizzat işgalciler açıkladılar.

17 Ocak 1991 öncesinde ve sonrasında yaşananlara bakıldığında büyük resmi görmek mümkün. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Ağustos 1984'te  bugün DEAŞ 'ı kurdukları gibi o günlerde de FETÖ'PKK'yı kurup katliamlara başladılar. 1988 Haziranında Başbakan Turgut Özal'a suikast düzenlediler.

Bu azgınlar, ülkede devlet ve millet bağlarını koparmaya çalışırken dışarıda da yeni dünya düzeninin sınırları çiziliyordu. Balkanlar'da Türkler göçe zorlanıyor, Doğuda Azerbaycan ve Karabağ işgal ediliyordu. 31 Ocak 1990'da Muammer Aksoy'un katledilmesiyle Türkiye'de seri faili meçhul cinayetlere başladılar. Türkiye, laik, anti-laik  kutuplaşmasına itildi. Malum Kemalistler, sağduyuyu bir yana bırakıp yangına benzin dökmekten geri durmadılar, sokaklarda terör estirdiler; kışkırtıcı, şiddeti özendirici tutum takındılar.

17 Ocak 1991'de ABD körfez üzerinden bölgeyi işgale başlamışken Türkiye'de Ekim 1991 seçimlerine böyle giriyordu. FETÖ elebaşı da   " Milletin Yolunu Kesen Kanlı Kâbus" başlıklı yazısında   Cumhurbaşkanı Özal 'ı tehdit ediyordu. 1991'seçimlerinden koalisyon çıktı. Sisli hava oluşmuştu. Türkiye'nin 1990'daki büyüme hızı 9,26'dan 0,8'e düştü.

17 Ocak 1991'de Kuveyt'i kurtarmaya gelenler, Irak'ın kuzeyini (36. Paralelin kuzeyi) uçuşa yasak bölge ilan ederek Irak'ın kontrolünden çıkarıp terör örgütlerinin alanı haline getirdiler. PKK'yı 12 Temmuz 1991'de Çekiç Güç adı altında hava gücü ile koruma altına aldılar. (Mart 2003'te Ak Parti hükümeti  Çekiç Güç'ü kaldırdı.) Bu tarihten itibaren bugün aynen Suriye'nin kuzeyinde yaptıkları gibi terör örgütlerine silah, mühimmat ve istihbarat desteği sağladılar. Türkiye,  krizlerin içine itildi, 28 Şubat darbe sürecine giden yolun  da dolğu malzemelerini oluşturdular. Terör kamplarına hava araçlarından malzeme atıldığını bizzat  Eşref Bitlis Paşa tesbit etmişti. Ne var ki Eşref Paşa, Şubat 1993'te şaibeli bir şekilde Ankara'nın üzerine düşen bir uçakta şehit olacaktır. 24 Ocak'ta Uğur Mumcu'nun katledilmesiyle hassayiyetler kaşınmış nefret çığırtkanları sokak başlarını tutmuşlardı. 2 Temmuz'da  Madımak, 5 Temmuz Başbağlar katliamlarıyla iç savaş provaları yaptılar.

Suriye'nin kuzeyinde de Kuzey Irak'ta uyguladıkları planı devreye sokmak istiyorlar. Hatta  Türkiye'nin bu terör devletine iyi komşuluk adına  sahip çıkmasını isteyecek kadar akıl vermeye kalkıyorlar.  Beş bin tır dolusu silahı terör  devleti kurmak için verdiler.

 6,7,8 Ekim 2014'te  Ayne'l Arap (Kobani) bahamesiyle başlatmak istedikleri iç savaşı, 2015'in son baharında hendek terörüyle sürdürmeye de güçleri yetmeyince 15 Temmuz'da FETÖ ile ölümcül darbeye girişenlerin son umudu Türkiye'nin Afrin operasyonunu akamete uğratarak güneyimizde bir terör devleti kurdurmak, bunun  üzerinden de Türkiye'nin içini karıştırmak, 2019 seçimlerini baskılamak.

Terörün siyasi uzantıları, FETÖ'nün kripto elemanları "Türkiye Afrin'e girmesin." kampanyasını  daha sonra sokaklara taşıyıp Gez terör eylemlerine dönüştürmek isteyeceklerdir. FETÖ'cü gazetecilerin salıverilmesini, 15 Temmuz şehit ve gazilerinin yargılanmasını isteyenlerle  ABD mahkemesindeki  Sarraf  tiyatrosu ve terör ordusu kurma girişiminin zamanlaması ilginç değil mi?

Afrin operasyonu/ zaferi  15 Temmuz zaferinin devamı olacaktır. Afrin, Kudüs yolunu da açacaktır.

Terör yandaşlarının köşe başlarını tutmuş olması zaferi engeleyemeyecek...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624