Tarihte, dünyanın şekillendirildiği bir güç merkezidir DOĞU AKDENİZ. Yaşanan gelişmeler ışığında, bugün pekte bir şey kaybetmediği aşikâr... Hal böyleyken Ege Denizinin, Boğazların, hatta Karadeniz’in önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Zira Doğu Akdeniz’in barındırdığı enerji kaynakları ve bunların iletimi, tüm coğrafyayı kapsayan yeni ortaklıkları dizayn etmekte… Dolayısıyla Akdeniz’in kıymeti; bir anlamda Akdeniz kıyısındaki ülkeler kadar, komşularına da stratejik bir kimlik kazandırıyor. Bölgede çıkarı olan tekmil devletin karşı karşıya gelmesi ise bu fotoğrafın birer yansıması...

O sebeple belli konularda ortaklık yaparken, bir takım konularda çatışmalarına şaşırmamak gerekir. Kaldı ki kimse kendi KAPALI DEVRE planlarını, öyle kolay kolay uygulayamazdı/uygulayamadı da bugüne dek… Bunun için paylaşım, paylaşım için ittifak, ittifak için de uygun bir zeminin şart olduğu yadsınamazdı. Tıpkı dün İngiltere ile ayrı cephelerde yer alan ABD’nin, şimdilerde Rusya meselesi yüzünden Londra’yla AYNI ÇİZGİYE gelmesi gibi. Yâda şöyle soralım; ajan Skripal'e suikast düzenlediği iddia edilen Rusya, neden böylesine kritik bir dönemde bunu yapmak ister…?

Detayları bilmiyoruz elbette. Bizimkisi görülenler üzerinden akıl yürütmek sadece. Lakin Britanya’nın yanında önce ABD’nin sonra da AB üyesi 14 ülkenin, Rus diplomatları sınırdışı etmesi sanki bir şeylerin habercisi. Anlayacağınız Washington-Londra hattında cereyan eden, olası bir ittifak ÇABASININ adeta ayak sesleri duyuluyor gibi. Buradan hareketle, Rusya’ya karşı yeni bir soğuk savaş döneminden bahsetmek hiçte ütopik sayılmaz. Keza Ukrayna krizi akabinde NATO’nun ortaya koyduğu SINIRLAMA konseptinin, Soğuk Savaşın ÇEVRELEME politikasıyla BENZEŞMESİ bir tesadüf olmasa gerek.

Her hâlükârda ortak düşman metaforunun, bu iki ülkenin DİYALOG kapısını açık hale getirdiği bir atmosferdeyiz.Bu durum Rusya’nın Doğu Akdeniz denkleminde, saf dışı bırakılmasıyla eş değer seyrediyor. Ermenistan’ın başına Londra’ya yakın biri olan Armen Sarkisyan’ın geçirilmesi kadar, ABD Dışişlerine Pompeoo, Cia’ya Haspel ve Trump’ın Güvenlik Danışmanlığına ise Bolton’un atanması aynı düzlemde okunabilir.

Ama takdir edersiniz ki paylaşım kavgalarının sürdüğü bu coğrafyada, söz konusu birlikteliğe ömür biçmek gerçekten zor görünüyor. Savunma Bakanı Mattis’in, “İngiltere ile ortaklığın önemli olduğunu, ancak yönetimin Washington'da olması gerektiğini” söylemesi bu açıdan değerlendirilebilir. Yani her şey İngiltere’nin bu tezi ne derece kabulleneceği veya İÇ ÇATIŞMA yaşayan ABD’de hangi oranda söz sahibi olacağıyla ile sınırlıdır. Rusya konusunda hem fikir olabilirler belki. Fakat bunu tüm politikalarıyla özdeşleştirmeleri şüpheli… Bakalım zaman neler gösterecek. Yoksa Pentagon-Londra hattında, geçmişten miras çokta hoş bir BAGAJIN olmadığı tartışılmaz.

Hülasa gelinen eşik; Rusya açısından SIKINTILI bir iklime girildiğinin açık göstergesidir… Bunu ekonomik yaptırımların takip edeceği bariz… Şiddetli bir anti-İran kampanyasıyla beraber, Esed için tehlike çanlarının çalmaya başlayacağını ise şimdiden söylemek mümkün. O cihetle Nisan ayında düzenlenecek Türkiye-Rusya-İran zirvesi, SONUÇ ALICILIĞI bakımından öncekilere göre daha farklı seyredecektir. Nitekim Sn. Cumhurbaşkanımızın liderliği, Devletimizin kararlılığı, Milletimizin özverisi ve Kahramanlarımızın başarısı sayesinde, artık sahada gücünü ispatlayan bir Türkiye mevcut…

Bu tavır Rusya, İran, ABD, İngiltere ve hatta AB ile sürdürdüğümüz politika da, elimizi DENGE UNSURU olarak kuvvetlendiriyor. Diğer yandan Akdeniz’e olan sınırımız ve bölgede KKTC gibi bir üssümüzün bulunması ise bizi STRATEJİK açıdan tercih sebebi kılıyor. Siz bakmayın Yunan Bakan Kemmenos’un zırvalarına… Belli aktörlerin terör örgütüne yönelik sürdürdüğümüz operasyonlara, GİZLİ-AÇIK tavır alması bile hiç ama hiç bir kıymet TAŞIMIYOR. Çünkü herkes bizimle yürümek zorunda olduğunun fazlasıyla idrakinde… Zira gerisi “deve kuşu” misali başlarını kuma gömmekten öte bir şey sayılmaz.

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.