Batı'da ırkçılık yükselirken, illegal uygulamalarını her birlikte ibretle seyrediyoruz. Hukuk dışı uygulamaları Batı'daki demokrasi ve hürriyet anlayışının bize ne olduğunu açık seçik gösteriyor. Her fırsatta Türkiye'deki değişime dil uzatan, özgürlük ve insan hakları ihlallerinden bahseden bir kıtanın içler hali durumuna şahit oluyoruz..

Hukuksuzlukları eleştirdiğimizde; tahammül edemiyorlar.

Irkçı politikalarını deşifre ettiğimizde; kaldıramıyorlar.

Kendi çıkarlarına dokunduklarında demokrasi ve özgürlükleri rafa kaldırdıklarını dünyaya gösterdiğimizde faşistleşiyorlar!

Alışmışlar!

Demokrasiyi yıllarca başkalarını hizaya getirme silahı olarak kullanmışlar. Buna itiraz eden çıktığında panikliyorlar.

Dahası FETÖ'nün sığınağına dönmüşler. FETÖ'cü sözde Savcı Zekeriya Öz, Savcı Celal Kara'yı besliyorlar, kalemini istihbarat örgütlerine satan sözde gazetecileri onurlandırıyorlar. Sadece Türkiye'nin iç politikasına müdahil olmuyorlar, Fırat Kalkanı gibi bölgeyi DAEŞ'e dar eden operasyonlarımızı da kesmeye yelteniyorlar.

Batı'nın Türkiye'nin DAEŞ'le mücadelesinde ikircikli tutumunu sürdürdüğünü sayısız örnekle açıklayabiliriz. En sağlam örnek istihbarat paylaşımı yapmıyorlar.

Evet, Batı çöküşünü yaşıyor. Kendileri çökerken ülkemizin yükselişi de onları rahatsız ediyor. Kendi topraklarında özgürlüklerden ve adaletten söz etmemizi engellemeye kalkıyorlar. Biliyorlar ki; yaşanan değişim ve dönüşümle Türkiye ile rekabet edebilme kabiliyetleri kalmayacak, onun için engeller çıkarıyorlar.

Evet, biliyorlar!

Türkiye yeni sistemi ile şaha kalkacak.Özgürlüklerin önü açılacak, illegal yapılar nefes alamayacak hale gelecek, istikrar, istiklal ve istikbal ile her alanda ülkemiz kalkınacak. Bu kalkınma, bu duruş, bu diriliş mazlum halkları uyandıracak, adil olmayan dünya düzenine çomak sokulacak. İşte batı bundan korkuyor. Yeni Türkiye, daha adil bir dünyanın da doğuşunu müjdeliyor ve engellemeye çalışıyor.  Bir zamanlar, hasta adam diye yaftaladıkları bir devletin mirasçılarının muhteşem dönüşüne şahit oluyor, diriliş sürecinin önüne barikat kurmaya kalkıyorlar. İşte Sayın Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya'nın önüne kurdukları barikatlarda bunun dışa yansımasıydı. Bakan Kaya'nın önündeki barikatlar tüm Türkiye hatta mazlumlara kurulmuş barikatlardı. O ırkçı, faşizan ve saldırgan tutumları Türkiye'den doğan güneşe karşıydı. O güneşin oradaki temsilcisi ise Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya oldu, dik duruşuyla yeni Türkiye iradesine hepimiz adına sahip çıktı. Küresel vesayete karşı, mazlum milletlerin yanında nasıl durulması gerektiğini dünyaya gösterdi.

Devam edeceğiz elbet.

Seferimiz sürüyor.

Durmayacağız.

"Evet" ile sınırları aşıyoruz, yeni sistemi dünyaya anlatıyoruz. Yolculuk İngiltere'ye... Siz bu yazıyı okumaya başladığınızda biz İngiltere'de teşkilatlarımızla, siyasetçilerle, vatandaşlarımızla, gazeteci ve aktivistlerle bir araya gelmiş olacağız. Bir hafta boyunca İngiltere'de sahada olacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.