Sütü bozuk 28 Zihniyeti, tıpkı 28 Şubat Süreci’nde olduğu gibi…

Hayli vakit evvelki konuşmalardan, “cımbızlama ve montajlama” yöntemiyle malzemeler üretince…

Olanlar oldu!..

Şimdi…

“Ne yapmalı, ne etmeli de Recep Tayyip Erdoğan’ı bitirmeli!” diyen ekipler…

Zevkten dört köşe!..

Baksanıza fırsattan istifade, nasıl da istismar ettiler ve saptırdılar Sayın Cumhurbaşkanı’nın sözlerini!..

Öte yandan…

İletişim, iletişim, iletişim…

Bir türlü “beceremedik” bu işi!.

Şimdi…

Her kritik dönemde “Yeni Türkiye” arayışına tam destek veren, icap ettiğinde canını ortaya koyan nice vatan evlâdı…

28 Şubat zihniyetinin kirli operasyonlarını “endişe”yle izlemekte!..

28 Şubat Sürecini 'Kadın' üzerinden şekillendirmişlerdi! Bugün de 'benzer tezgâh!" Dikkat!..

Kadını “teşhir malzemesi” olarak kullanan…

Milyonlarca kadınımızı katleden…

Dilimiz varmıyor ama gerçek;

Kadınlarımıza “tecavüz eden” vahşi kapitalizm…

Şimdilerde…

Tıpkı 28 Şubat sürecinde olduğu gibi…

“Eski” malzemelerle…

Yine “cımbızlama” ve “montajlama” yöntemleriyle…

“Kadın gününde ve kadın üzerinden” yeni algı operasyonları çekiyor!..

Tezgâh aynı tezgâh;

Şevki Yılmaz ve diğerlerinin yıllar evvel söylediklerini nasıl cımbızladıklarını, nasıl montajladıklarını…

Dış güdümlü 28 Şubat Darbesi’ne giden yolu nasıl döşediklerini unutmak ne mümkün!..

 “Eski” konuşmaları ısıtıp ısıtıp önümüze koyarak, ülke insanını birbirine düşürmedi mi “aynı” şer odakları!..

“Parti Kapatma Operasyonu”nun zeminini bu “eski kayıtlar” oluşturmadı mı?..

O günlerde…

Her “kaset yayını”ndan sonra…

“İzm” fanatikleri ayağa kalkarken…

“Bizimkilerden” bir bölümü de…

Rüzgâra kapılır, 28 Şubatçıların işine gelen “iç tartışmalara” girer…

 “Fitneciler”e “manşet” verirlerdi!..

Biz ise…

Israrla…

“Bu bir oyun!” der…

Ve şöyle devam ederdik:

“Yemeyin bunları ey aziz vatan evlâtları!..

Hedefteki Şevki Yılmaz vesaire değildir…

Erbakan Hoca’nın şahsında…

‘Yeniden Büyük Türkiye Ruhu”nu hedef alıyorlar!..

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Selçuklu ve Osmanlı Medeniyetleri ile buluşmasını engellemek için böyle yapıyorlar!..

Siz siz olun…

Allah aşkına bu oyunlara gelmeyin!..”

Biz hep böyle dedik…

Bir kısmına dinlettik, büyük kısmına dinletemedik!..

Sonra sonra…

Herkes gördü ki…

Şevki Yılmaz ve diğerlerinin yıllar evvel yaptıkları konuşmalar bahane imiş…

Mesele…

“Yerli ve Milli Ruhu” bitirmek…

Türkiye’yi “Siyonizm’e kilitlemek” imiş!..

------------------

SOSYAL VE KÜLTÜREL İKTİDAR MESELESİ!

Şimdi de…

İşte…

“Cımbızlama ve montajlamalarla”, yaptılar “yine” yapacaklarını!..

Yapacaklardır daha nicelerini, beklemeli!..

Efendim;

Nice yazıda dile getirdiğimiz üzere, “siyasal iktidar” asla yeterli olamıyor!..

Kültürel ve Sosyal İktidar” yoksa…

 Diğeri çok eksik, çok güdük kalıyor!..

Bütün yük bir veya birkaç “kişi”nin sırtına biniyor…

“Ortak aklın” nimetlerinden yeterince istifade edemeden yürümeye çalışmak kaçınılmaz hale geliyor!..

Meselemiz çok…

Mesela…

 “İçtihat Alanı”nın “Yüksek Kurul” çerçevesine hapsedilemeyeceği…

 Bu “sınırlama”nın, Selçuklu ve Osmanlı’nın vârisi olan memleketimizin “sosyolojik gerçekleriyle” uyumlu olmadığı gerçeği var önümüzde…

“Din Devlet İlişkileri”nin çerçevesi ne olmalı, bu konudaki “ilmî çalışmalarımız”  ne durumda?

Kur’an ve Sünnet’in “faizci kapitalizmin hüküm sürdüğü dünyada” var olmaya çalışan devletimize ve insanımıza nasıl bir “yol çizdiğini” biliyor muyuz?..

Biz ne yaparsak yapalım, kazançtan aslan payı “tefecilere” gidiyor…

Bunun olmaması için neler yapmak gerekir?

Diyor ya Merhum İstiklal Şâiri:

Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı,

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm'ı…”

Güncel meselelere “Kur’an ve Sünnet” penceresinden nasıl bakacağız?

“Faiz meselesini” nereye koyacağız?..

“İlim adamlarımız” bunları tartışıyor mu?..

İslam, “Düşük Faizli Kredi”ye nasıl bakar?..

“Yüksek Kurul” bu konularda ne der?..

Vahşi kapitalizm, ürettiği “Din Maskeli Terör Örgütleri” aracılığıyla arzu ettiği görüntüyü oluştururken…

Bizler…

“Onlar İslam’ı temsil etmez, bunlar İslam’ı temsil etmez…” çerçeveli “savunma” malzemeleriyle iktifa etmenin ötesine geçemiyor…

Vahşi kapitalizmin kirli yüzünü, dünyanın bütün sokaklarında gösterecek bir “kültürel hamle”yi, bir “iletişim hamlesi”ni ortaya koyamıyoruz…

Nice “eski dâvâ adamı” şimdilerde “kariyerci” oldu…

Hindi gibi “düşün” ama söyleme…

Papağan gibi söyleneni tekrarla!..

“Aydın”ımızda…

Yeni fikir pek yok, yeni söylem pek yok, yeni proje pek yok…

Tekrarlar zinciri var!..

Öte yandan…

Türkiye’deki 28 Şubat zihniyeti…

Rahmetli Erbakan Hoca’nın “Siyonizm’in Uşağı” olarak işaret ettiği o sütü bozuk zihniyet…

Bankaları hortumlayan…

Teşvikleri hortumlayan…

Hepimizi IMF’ye mahkûm eden o sütü bozuk zihniyet…

 “Bu memleketin ancak 28 Şubat Ruhu ile düze çıkabileceği, aksi takdirde FETÖ ile mücadelede başarılı olunamayacağı” zırvalarını tıkır tıkır işliyor!..

Gelişmeler, uzun yıllar boyunca direndiğimiz ve değiştirmek için büyük çabalar sarf ettiğimiz  “statükoyu” tahkim ediyor...

28 Şubat zihniyeti…

Bu “fitne ortamı”nda…

28 Şubata ve 15 Temmuz’a direnenleri “teker teker” tasfiye etmek ve  Sağlam İrade’yi iyice “yalnız” bırakmak için  “kıvrak” manevralar yapıyor ve sonuç da alıyor…

 28 Şubat’ın geliştirerek uygulamaya koyduğu “strateji”yi görmez ve gerekli tedbirleri almazsak…

“Eski Türkiye” geri gelebilir!..

Ümitsiz değiliz asla, ümitsizlik yok!..

Lâkin, kafayı kuma gömmek de bizim işimiz olamaz!..

-------------------

DİLLERİMİZE DİKKAT!.. MALZEME VERMEYELİM!..

Elbette…

Elbette herkes diline dikkat edecek…

Kırk düşünüp bir konuşacağız; yazdıklarımızın, söylediklerimizin nereye gideceğini, kimler tarafından nasıl istismar edileceğini hesaba katacak…

Ona göre hareket edeceğiz!..

Bugünlerde…

Köşelerden”, “ekranlardan” yansıyan pek çok görüntü “28 Şubat geri mi dönecek!” endişesini tahrik ediyor…

“Bizim militan laiklik anlayışımız, bu memleket için ne kadar önemliymiş, işte gördünüz!” yollu  cümlelerle ortaya konulan  pek çok iddia, 28 Şubat mağdurlarını “savunmaya” itiyor.

Bir “Eski Genelkurmay Başkanı”nın, “FETÖ Türkiye’de laikliği yıkıp İslam düzenini getirmek istemişti!” yollu zırvalarla ortaya koyduğu “görüş”, dünle bugüne “kıyaslama” imkânına sahip olmayan “gençlerimizi” etkiliyor…

28 Şubat’ın “Operasyon Medyası” ya da o günlerdeki meşhur tabirle “Bir Kısım Medya”, yeniden güçlenmiş ve eski etkileme gücüne ulaşmış durumda!

 Bir yandan da, “troller…”

Ah sosyal medya; bir türlü düzen verilemiyor buraya…

Her “uyaran”ı damgalayan…

“Milletin Adamları” ile “dost uyarılarında bulunmaya” çalışanların arasına duvarlar ören kirli atmosfer!..

Niceleri “Doğruları söylesem trollere hedef olmak var!” endişesiyle susuyor…

Susuyor ve şişiyor!..

Bu millet Allah’ın izniyle aşacak bunları…

Aşacak da…

Mesele, bu “ihsan”a lâyık olabilme meselesi!..

Bin tefekkür edip, bir konuşsak…

Her meselenin, önünü arkasını iyice araştırıp öyle konuşsak…

Birilerine malzeme vermemek için, kılı kırk değil kırk bin yarsak…

Hepimiz böyle yapsak…

Ve “yoldaki tuzakları” görsek…

Ne iyi olacak!..

  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Orhan 2018-03-11 09:10:27

Ben 2002 yılından beri hep Ak Partiye oy verdim. Çünkü inandım. Bir dava var ortada. Lakin geçen günlerdeki "1400 yıl önceki..." ile başlayan cümle beni çok sarstı.

Avatar
Ömer 2018-03-11 11:53:33

Refah ve fazilet dönemleri bu partilere Ak Parti kuruldukan sonra ise Ak Partiye ailece sürekli oy verdik. Bugüne kadar Erdoğan'ı ümmetin önünde duran adam olarak desteklenmesi gerekli belki de farz olarak tellakki ettik. Israrla birileri karşı durdukça onu savunduk. Ancak bu -14 asır 15 asır önceki hukumler- ifadesi bizi tamamıyla cokertmistir. Çünkü kastedilen ictihad olsaydı 14- 15 asır demezdi. 12- 13 asır derdi. Kastedilen şey açıktır. Bu saatten sonra önce Allah'a sonra bu ümmete bu yanlışın telafisini yapmadıkça bu durumun duzelmeyecegi açıktır.

Avatar
Millet 2018-03-11 01:45:21

Sedar bey sivri sinek saz anlayana davul zurna az bu güzel yazinizi herkes en az iki kere okusun anlasin ve bu ahlak yoksunlarina firsat vermesin

Avatar
samimi 2018-03-11 10:23:38

28 şubat bin yıl önce sürecek ” diyenlere malzeme veren bu malzemelerle 28 şubata gayri ihtiyari , habersiz, hatta bağıra bağıra karşı çıkarken bağırttıra bağırttıra soruşturmayı çağırmak akıllılık değil...malzemeleri

Avatar
samimi 2018-03-11 10:35:50

verenler susmadığı müddetçe bu devam edecek..artık şu söyleyeceklerinizi laf kalabalığı yapmadan az,öz anlatında siz de bizde herkes te mutlu olsun...payitaht abdülhamitteki herzılın konuşmalarından biraz ders alın yahu

Avatar
samimi 2018-03-11 10:46:07

bırakın kendi fikirlerinizi ayete mana olarak yamamayın...Allahın emrini söyleyin yorumlarınızı kendinize saklayın...çok lafın çok çürüğü çıkar malzeme vermeyin....malzeme vermeyin...vermeyin...vermeyin....vermeyin

Avatar
Ramazan Ercan Bitikçioğlu 2018-03-11 12:40:09

kılı kırk yarmak mecaz ama uğraşayım dersen bir iş yapmamış olursun.. öte yandan bir de şu var: hak ve hakikati konuşmak isteyenleri de gazeteler konuşturmuyor. benim milattaki durum gibi. şimdi i̇stiklal gzt yazıyorum.

Avatar
Hamit tekçi 2018-03-11 22:21:45

Rabbimiz Alimlerimizi ve devlet büyüklerimizi rızasına uygun olan işlerde muvafak Razı olmadığı şeylerden beri eylesin.birliğimizi daim Ayağımızı dininde sabit kılsın