“Yabancı ve problem” kelimeleri sevimsiz, keyfimizi kaçıran ve haz etmediğimiz durumları hatırlatır. Çoğu zaman bunlardan uzak dururuz. Her birimiz başka bir yöreye gittiğimizde yabancı muamelesi görmek istemeyiz. Gelen yabancı ise, misafirperver isek, ona yakınlık gösteririz, iyi davranırız. Herkes sıcak ve yakın ilgi görmek ister.

Değerli konuklarımız, dostlarımız evimizde, gönlümüzde yer edinirler, yabancı muamelesi görmezler. Onları güzel sözlerle ve davranışlarla karşılarız, iyi dileklerle uğurlarız. Nitekim ülkemize gelen yabancılar güler yüzle karşılanır, en iyi dileklerle uğurlanır. Bu, özellikle bizim tarihte ve kültürümüzden gelen bir vasfımızdır.

Geçen gün televizyonda Altınordu Spor Kulübü’nün başkanını dinledim. Adını hatırlayamadım. Yerli oyuncular konusunda konuştu. Bu alandaki çalışmalarını anlattı. Türk gençlerinin önlerinin açılması gerektiğini, onlara şans verilmesi lazım geldiğini veciz kelimelerle ifade etti.

Yerli oyuncularla karşılaşılan başarılar yüz güldürücüdür ve kalıcıdır. Takımlarımız tabii ki, öğretmen vasıflı yabancı oyunculardan yararlanacaktır. Ancak, ülkemiz, mevcut durumu ile yabancı emekli ve yaşlı oyuncuların son sığınadır. Verimli olup olmadıkları konusunda kuşkularımız vardır.

Bu haftanın sonunda Fenerbahçe-Galatasaray maçı var. Hepimiz heyecanla seyredeceğiz ve birlikte kızacağız, sevineceğiz. Hemen herkes fanatik bir tutumla “kesin inançlılar” grubuna dahil olacak. Toplulukta öfke ve taraftarlık hissi galip gelecek. Tabii bu arada verdiğimiz paraları unutacağız. Her iki kulübümüzün oyuncularına bakacağız. Göreceğiz ki misafir (konuk) oyuncu sayısı çoğunluktadır.

Yine söyleyelim. Ben yerli ve yabancı konusundaki düşüncem bellidir. Ben istiyorum ki yabancı oyunculardan ve antrenörlerden farklı, önemli şeyler öğrenelim. Onlar bize “estetik ve üstün futbol nasıl oynanır?” öğretsinler. Yeter ki gençlerin önleri açılsın, onlara fırsat tanınsın. Bu duygularla her iki takımımıza da başarılar diliyorum.

İstiyorum ki, yöneticiler ve teknik ekip kışkırtıcı ve sivri dilli demeçler vermesin. Takım taraftarları dostluğun ve kardeşliğin dışına çıkmasınlar. Zira geçmişten ders almak zorundayız. Futbol geçmişimiz seyirciler ve aktörler yönünden parlak değil. Sessizliğe ve ölçülü olmaya ihtiyacımız çoktur.

Arzum odur ki, takımlarımızda yerli oyuncuların sayısı artsın. Hepimiz onların güzel oyunlarını seyredelim ve onlara doyalım.

Sonuç: “Sporcular bir ülkenin tanıtımına olumlu anlamda katkıda bulunurlar.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.