Yeni aldığınız cep telefonuna yüklenmiş onlarca uygulama var. Bunlardan ancak bir kısmını kullanabiliyorsunuz. Cihazların teknik özelliklerini çözmekte zorlanıyorsunuz. Siz teknik çile çekerken, çocuklar bu çetrefilli kodları kısa sürede çözebiliyor. Peki, bu çocuklar hangi bilgiyle bunu yapabiliyorlar? Zeka, dikkat ve algı yetenekleri henüz yerli yerinde olması önemli bir faktör. Bu konu bahs-i diğer, paylaşmak istediğimiz mesele yetişkinlerle çocuklar arasında ki usta çırak ilişkisinin bozulması. Farkında mısınız yetişkin rolü giderek bilgelik ve rehberlikten uzaklaştırılıyor. Batı tandanslı yeni akımların etkisi hissediliyor.

Bütün roller birbirine yaklaşıyor; kadın ve erkek rolü bakımından önceki kuşağa göre büyük değişim var. Anne baba ile çocuk arasında; yaşlı ile genç arasında rollerde, usta çırak ilişkisi itibarını kaybediyor. Gençler artık her konuda akıl yürütüyor. Akıl, daha doğrusu zeka, şarjlı lamba gibi her karanlığa tutuluyor. Bilgi ve tecrübe rafa kaldırılırken yorum ve mantık belirleyici oluyor.

Tecrübe, ilim, konum, rol model, saygı, hiyerarşi, ihtiram, saygınlık ve ilişkilerde mesafe farkı, yeni hayatta gözlemlenen değerler değil. Yeni akım, bütün değerlere ironi gözüyle bakarak itibarsız hale getiriyor.

Her şey nesnel değeri ile anılıyor ve algılanıyor. Niteliksel değerleri dış kriterlere indirgeyen bir değişim var. En çarpıcı karşılığı ailede yaşanmaktadır. Anne baba ve çocuğun, eşit söz hakkına sahip olması demokratik bir hak! Yeni akım aile üyeleri, konum farkını terk ederek takım arkadaşı gibiler.

Zeka kapasitesi yüksek çocuklar, anne ve babalarından öncelikle değer görecek. Zekanızla ileri sürmediğiniz yaklaşım ve davranışlara şüphe ile bakabilirler. Hazır gıdalarla beslenen, sosyal ağlarda profili ile kendini ifade eden, giyimde marka tutkusu olan, okuldan çıkınca nefes almakla kulaklık takmayı eşdeğer gören, mayonezli, ketçaplı ekmek arası kızarmış sucukla öğün geçiren ve sanal dünyalarına bir yorgan gibi abanan bu kuşakla iletişim kurmanın yolları bulmak gerekiyor.

Küresel çapta yükselen tipe baktığımızda; mutluluk, başarı, aşk, para, sağlık, macera ve şöhret ekseninde bir hayat için çalışan, hayatını kendi felsefe ve bakış açısıyla tasarlayan bir insan öngörülüyor.

Tüm tektipleşme karşısında aile, toplum ve bireyin dayanması mümkün değil. Ne kadar bilgili olduğunuz değil ne kadar PR yaptığınız önemli olacak. Zekanızı kullandığınız oranında öne çıkabileceksiniz. Egonuzu dizginlemeniz önemini yitirecek. Vizyon sergilemeden iç donanım ne olursa olsun öne çıkma şansınız olacak.

Değişimler göze hitap ettikçe kabul görüyor. Yaşama, uyuma ve beslenme alışkanlıkları değişiyor. Gözlenebilir bütün değişimlerin farkındayız. Fakat farkında olmadığımız bir başka değişim var. İç yapımızda, kişilik yapımıza ve benliğimizde değişen bir şeyler var. Gözlenebilir dış değişimler arasında anlayamadığımız değişimlerden biri rollerde meydana geliyor. Evet dış dünyamız o denli değişiyor ki, bu değişimin etki gücü iç dünyamızı etkilemeye başladı.

Dış dünyamızdaki değişimlerin peşine düştükçe bir noktaya savruluyoruz. Geldiğimiz nokta; başta yetişkinlik rolü olmak üzere, kadın, erkek, çocuk rollerinde gözleniyor. Bütün roller tek role indirgeniyor. Evet artık kültürlerin tektipleşmesinden farklı bir durum yaşıyoruz. Tek tek sahip olduğumuz donanımları yitirmeye başladık.

Ne yapmalı; ‘zor oyunu bozar.’ Kolay tercihler, paket çözümler, kişisel gelişim hezeyanları ile vakit kaybedildi. İç değişim için bildiğimiz doğrulardan başlamalı. Örneğin bir insanın hayatına dokunacak iyilik yaptığınızda zorlanırsınız. Fakat siz başkasına soluk taşıdıkça, üzerinize yansıyan kalıcı iyiliklere şahit olursunuz. Yetişkinlik, zorlanmayı, emeği ve güçlüğü göze almaktır. Çocukluk ise kolay tercihlerdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.