YKS sonuçları açıklandı ve açıklanır açıklanmaz da ortadaki tablonun vahim durumu herkesi düşüncelere sevk etti. Sonuçlar ortada, yanlış yapılan, yolunda gitmeyen bir şeyler değil, çok şeyler var.

            Alan yeterlilik testlerinden başlayalım: Sayısal bölümde vaziyet içler acısı, 14 adet sorulan fizik bölümünde adayların ortalama doğru sayısı 0,5 net, 1 bile değil, kimya bölümündeki soru sayısı 13, adaylar ortalama olarak bunlardan yalnızca 1 soruyu net yanıtlamışlar. Gelelim biyolojiye, burada da adaylar 13 sorudan yalnızca 1,7 soruyu net yanıtlamışlar. Matematik testi de diğerlerinden farklı değil, ortalama 3,9. Yani yaklaşık her 10 sorudan ancak bir soru doğru (net) yapılmış.

            Peki sözel bölümde tablo nasıl, bir de ona bakalım. Adaylar, tarih testindeki 11 sorudan yaptıkları ortalama net 1,5. Yani yaklaşık tek net yapılmış. Türk Dili ve Edebiyatı testinde toplam soru sayısı 24, adayların 24 soruda yaptıkları ortalama net 4,7 olarak gerçekleşmiş.

            Şimdi de Temel Yeterlilik Testi’ne bakalım. Türkçe, testindeki soru sayısı 40, adayların yaptıkları net'in ortalaması 16, Temel Matematik testinde ise 40 soruda 5,5 netlik bir gerçekleşme var. Yani 8 soruda yalnızca bir soru yapılabilmiş.

            Yukarıdaki tablo hiç bir yoruma ihtiyaç bırakmıyor. Temel eğitim, sınıfta kalmış durumda. Bu yıl ilk defa uygulanmaya başlanan yeni soru tipinin bu başarısızlıkta payı mutlaka vardır. Zaten bu durumun ortaya çıkardığı adaletsizlikleri de ayrıca konuşup tartışmak gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığının yeni tip sorularla ilgili değişiklikleri en az 1,5-2 yıla yayarak yumuşak geçiş yapmaması bu yıl sınava giren adayları ne yazıkki kurban pozisyonuna sokmuştur.

            Yıllar geçtikçe daha da kronikleşen ülkemizin eğitim problemi bir türlü çözülemiyor. Sürekli değiştirilen sistemler, müfredatlar, soru tipleri vs. insanlarda eğitim sistemine güveni azalttığı bir vakıa. Kalkınmanın temeli olan beşeri sermaye bir düzene ve kaliteye kavuşamazsa ülkemizin uzun yıllardır boğuştuğu fukaralık, işsizlik, hayat pahalılığı, dışa bağımlılık gibi hayati sorunlar asla aşılamayacak.

            Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, hem teorik, hem de uygulama olarak sahanın içinden geliyor ve sorunları çok iyi biliyor. Bakanlığa geldiği ilk günden itibaren ayakları yere basan, oldukça gerçekçi söylemlerle konuya yaklaştığına şahit olduk. Söz konusu gerçekçi yaklaşımın uzmanlıktan kaynaklandığını da biliyoruz. Popülist yaklaşımlardan uzak bu tavır bile ülkemizin eğitim sorunlarının çözülebileceğine dair umutlar veriyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsmail Çil 2018-08-03 08:21:31

Allah sizden razı olsun.milli eğitim bakanlığı deneme yanılma metodu ile 16 senedir yerinde sayıyor.

banner623

banner624