Eğitim-öğretimin farklı kademelerinde hemen hemen her kesimi ilgilendiren değişiklikler oluyor. Eğitimde değişim ve dönüşüm ihtiyaç olarak karşımıza çıkmakta. Nitekim Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bizim eğitim-öğretimde çok ciddi bir dönüşüme girmemiz lazımdır.

Eğitim ile ilgili gelişmeleri özellikle yükseköğretimde olanları yakında izlemeye çalışıyorum. Daha önce bu köşedeki yazılarımda teknoloji transfer ofisi kurulması (bk. 14 Eylül 2017), devlet üniversitelerinin yurtdışında akademik birimler ve sosyal tesisler kurabilmesi ile ilgili değişikliklere (bk. 5 Eylül 2017)  dikkat çekmiştim…

YÜKSEKÖĞRETİMDE GELİŞMELER

Elbette bu önemli değişiklere başkaları da eklendi… Şöyle ki Yükseköğretim Kanunu’nda bu yıl ek maddelerle önemli değişiklikler gerçekleşti. 2547 Sayılı Kanuna 17 Nisan 2017’den beri 9 yeni ek madde eklendi. Bu yenilikleri kısaca sizlerle paylaşacağım:

Ücretli araştırma izni: Devlet yükseköğretim kurumlarının fiilen altı yıl çalışan öğretim üyelerine, yurt içinde ve yurt dışında alanıyla ilgili Ar-Ge niteliğinde çalışmak üzere bir yıl süreyle ücretli izin verilebilecek. Bu haktan öğretim üyeleri asgari altı yıl süreyle bir devlet yükseköğretim kurumunda görev yaptıktan sonra ikinci kez yararlanabilecek.

Doktora sonrası araştırmacı istihdamı: Devlet yükseköğretim kurumlarının uygulama ve araştırma merkezlerinde, araştırma enstitülerinde sadece Ar-Ge faaliyetlerinde yardımcı olmak üzere en fazla üç yıl süre sözleşmeli olarak doktora sonrası araştırmacı istihdam edilebilecek.

Yükseköğretim Kalite Kurulu: Yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idari hizmetlerinin kalite düzeylerine ilişkin ulusal ve uluslararası kalite standartlarına göre değerlendirmeler yapmak üzere Yükseköğretim Kalite Kurulu kurulmuştur.

Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu: Yükseköğretim alanındaki istihdam odaklı politikaların geliştirilmesi ve yeni açılacak eğitim programları ve kontenjanların planlanmasına yönelik süreçlerde görüş ve öneride bulunmak üzere Yükseköğretim Programları Danışma Kurulu kurulmuştur. Bu kurul YÖK Başkanı başkanlığında, ilgili bakanlıklarda görevlendirilecek genel müdür seviyesinde yedi üyeden oluşmaktadır.

Meslek Yüksekokulları Koordinasyon Kurulu: Meslek yüksekokulları ve programların açılması, standartların belirlenmesi, mevcut programların geliştirilmesi vb. önerilerde bulunmak üzere bir kurul kurulmuştur.

Araştırma görevlisi istihdamı: Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına atamalar 2547 sayılın kanunun 50/d kapsamına göre (geçici kadro diye de okuyabilirsiniz) yapılacak. Bu kapsamda atananlardan doktora eğitimlerini tamamlayanların en fazla %20’si eğitimlerini tamamladıkları kurumların yardımcı doçent kadrolarına atanabilecek. Bu kapsamda atanamayanlar ise, doktora eğitimini tamamladıkları kurumların öğretim üyesi kadrolarına atanabilmeleri için en az bir eğitim-öğretim yılı yurt içinde veya yurt dışında farklı bir yükseköğretim kurumunda çalışma şartı getirildi… Farklı üniversitelerde çalışma şartı olumlu bir gelişmedir…

YÜKSEKÖĞRETİMDE SON TARTIŞMALAR

Son günlerde YÖK doçentliğe yükseltme ile ilgili çalışmalar başlatmış ve üniversitelerden konu ile ilgili görüşlerini istemiştir. Doçentlik akademik hayatın en önemli aşamalarından biridir. Cari mevzuata göre doçentlik unvanı ile bir akademisyen daimi öğretim üyesi statüsüne sahip olur. Bu bir akademisyen için önemli bir durumdur. Nasıl bir sonuç çıkacağını bilmemekle birlikte süreç sonunda doçentlik unvanının üniversite dışında akademisyen olmayanlarca kullanılması önlenmelidir. Yurtdışında unvanların denkliği hassas olunması gereken bir başka konudur. Diğer bir hususta yurt dışında olan bilim insanlarının Türk üniversitelerine kazandırılması için (tersine beyin göçü) yeni düzenlemeler de mutlaka yer verilmelidir...

Yükseköğretime tartışılan konulardan biri de “Yükseköğretime geçiş” çerçevesinde olmaktadır. Gelecek hafta eğitim kademeleri arasındaki geçişi değerlendirmek üzere sağlıcakla kalınız…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Prof.Fahri Yetim 2017-11-09 10:06:10

Yükseköğretimde iyi şeylerin olduğunu duymak, sevindirici… Bir ilimizde mülki idare amirinin isminin önünde Doç. Yazıyordu… Akademisyen olmayanların akademik ünvanı kullanmasını YÖK düzenlemeli. Yazıda “doçentlik unvanının üniversite dışında akademisyen olmayanlarca kullanılması” fikri takip gerektirir.

Avatar
Garip bir akademisyen Ömer hakses 2017-11-09 11:35:54

Eğitim-öğretimde çok ciddi bir dönüşüme girmek. Geçte olsa bir yerden başlanmalı. Eğitimde sayılabilecek güzel işler oldu. Ama son olarak ösym ve TEOG sınavları endişe yaratmakta. Bu konuya haftaya değineceğinizi belirtmişsiniz. Halkın sesini yansıtmanız temennisiyle.

Avatar
arzu karatas 2017-11-11 08:19:59

Bilgilendirdiginiz icin tesekkur ediyorum hocam. Yazinizda yurtdisinda ebirimler kurulmasiyla ilgili konuya dikkat cekmistim yazmissiniz. Onu farketmedim sanirim. Ancak kesinlikle akademisyenlerin bir ayagi yurtdisinda olmali. Bu mutlaka desteklenmeli. Kongreler e gitmek bile oyle masrafli ki ona bile kimse gitmek istemiyor. Ulkemizde basarili akademisyenlerin yurtdisi ile baglantili olgunu goruyoruz. Kabul etmeliyiz ki bazi alanlarda gerideyiz. Yetismek icin onlardan bilgi ve teknoloji almaliyiz. Bu da onlarla calismaktan geçiyor.
Bu arada akademisyenlerin sikintilarini da bir gun kaleme almanizi diliyorum.

Avatar
Münir Oktay 2017-11-14 08:41:57

Eline sağlık İsmail Hocam.