BİR Cuma sabahında bu satırları sevinçle yazıyorum. Zira yeryüzündeki Müslümanlar ardarda iki zaferi birden kazandı, çifte bayramı peşpeşe yaşadı. Neydi bu bayramlar? Biri dünyadaki 57 İslam ülkesinin İstanbul’da bir araya gelip Kudüs’e sahip çıkması. İkincisi BM’de yine Kudüs’le ilgili alınan tarihî karar! Unutamayacağım bir tevafuk oldu: Perşembe akşamı Cağaloğlu’nda Bâbıâli Enderun Sohbeti’ndeydik. Yaklaşık 40 kişi Bâbıâli Lokantası’ndaki asma katta çay içiyor, sohbet ediyorduk. Mevzumuz Kudüs. Anlatan ise bu konuda yetkin bir eser veren Nurettin Taşkesen. Hem yaptığı çalışmaları, hem Kudüs seyahatini hem de “Yüzyıllık Hasret Kudüs 1917”nin hikâyesini dile getirdi. Konuşmasının ardından Kudüs’te ve Filistin’de şehit olan Müslümanlar için dua ve Fatiha istedi. Bütün dinleyiciler gönülden, yürekten dualar ettiler.

İşte önceki akşam o toplantıda Müslümanların derdi ve hâli için düşünür,dertlenirken Birleşmiş Milletler’de tarihî bir karar alınıyor ve Amerika-İsrail’in despotişbirliğine, dünya tavır koyuyordu. Bu ilkti. İlk defa hem İslam ülkeleri hem de dünyanın bir çok ülkesi, bu azgın ikilinin oyununu bozdu. Dünyadaki 128 ülke “Yeter!” dedi ve bu saldırgan, hak hukuk tanımaz iki devlete büyük bir şamar vurdu. Bence Amerika büyüsü bozulmuş, dünya korku duvarını aşmıştır. Ferman dinlemez bir devlet olan ve “Güçlüyüm, öyleyse haklıyım” iddiasında bulunan ABD, unutamayacağı bir ders almıştır. Fiyakası bozulmuş, tarafsızlığını ve inandırıcılığını büsbütün yitirmiştir. İslam ülkelerinin bu kararlılığı mükemmeldir ama aralarında Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkelerin bulunduğu ülkeler de küstah ve kibirli davranışa karşı olmuştur.

         Yıllardan beri terör örgütlerine alenen destek olan, FETÖ, PKK ve DEAŞ gibi kanlı ve hain örgütlere hamilik yapan ABD, sanırım hayatının en ağır mağlubiyetlerinden birini tatmıştır. Dünyaya savurduğu tehditler kâr etmemiş, hatta tersine işlemiştir. Ufak tefek yardımlarla devletleri kendisine bağlayacağını sanan bu hormonlu devletin güçsüzlüğü de ortaya çıkmıştır. Esasen Türkiye’yi bir kaç seneden beri açık hedef haline getiren, NATO’yu da kullanarak bizi sindireceğini ve korkutacağını sanan bu emperyalist ülkenin zayıflama, gerileme ve ileride çözülme sürecine girmesi muhakkak gibi görünüyor. Amerika büyüsü adamakıllı bozulmuştur. Bu gerçek, sadece Türkiye’nin, hatta yalnızca İslam âleminin değil bence dünyanın müşterek büyük zaferidir. ABD-İsrail menfaat ortaklığının Kudüs’ü “yahudileştirme” projesine Müslümanların yanısıra büyük çoğunluğu hıristiyan olan Avrupa devletleri ve Asya ülkeleri de engel olmuştur. Bu bakımdan BM’nin tarihî kararı ve elde edilen büyük zafer, daha uzun zaman konuşulacaktır. Tabii insanlığın bu galibiyetiyle birlikte bütün insanları âdeta ‘enayi’ yerine koyan despot iki ülkenin bozgunu da şimdiden tarihe geçti.

         Peki bu zaferde en büyük pay kimin? Dost düşman herkes biliyor ki Türkiye’nin! Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi 57 İslam ülkesini İstanbul’da toplaması ve alınan “Kudüs Kararı”nın peşinden yine Türkiye’nin öncülüğü ve teşvikleriyle BM’nin toplanması ve aldığı tarihî karar, gücümüzü ortaya koymuştur. Dış politika konusunda hükümeti ve Cumhurbaşkanı’nı eleştirenler sus pus olmuş vaziyette. Bu olağanüstü çaba ve elde edilen destansı zafer karşısında acaba ne düşünüyorlar? Hezimeti ve şaşkınlığı yaşadıkları ortada!

         Türkiye tarihî bir dönemeçten geçerken hem İslam âlemini doğru yönlendirmekte hem de dünyaya, hakkaniyete dayalı bir düzen verilmesi gerektiğini açıkça söylemektedir. Unutulmamalıdır ki daha yüz küsur sene önce Osmanlı Devleti, üç kıtada yedi iklimde dünyanın en kudretli güçlerinden biriydi. Tarihî misyon devam ediyor. 57 İslam ülkesinin hemen hemen bütün halkları, Türkiye’yi takdir etmekte, Cumhurbaşkanımıza güvenmektedir. Bu itimat boşuna değildir. Kan deryasında, zulüm çemberinde dolanan insanlığı huzura kavuşturacak olan elbette İslamî prensiplerdir. Bu inancın dünyadaki gerçek temsilcisi Türkiye’dir. İnsanlık uyanıyor, yeni bir dönem başlıyor. Dünya beşten de, ABD ve İsrail’den de büyüktür; bu hakkını alacaktır. Elverir ki Müslümanlar içerde ve dışarda küçük hesapların peşine düşmesinler, tuzakların farkına varsınlar ve “İslam kardeşliği” gerçeğinden asla vazgeçmesinler. O zaman aşılamayacak dağ, geçilemeyecek derya yoktur!Yaşasın İslam Birliği!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.