Bâbıâli garip bir dünya. Genel olarak basın ve yayın dünyasının merkezi olarak bilinir ama artık gazeteler Cağaloğlu'ndan çoktan göç ettiği gibi mevcut yayıncılar da her geçen gün eksilmektedir. Diyelim ki gazeteler cesamet sahibi, semte sığmıyor, peki yayıncılara ne oluyor? Bence nâşirler semti terk etmekte acele etmesin. Duyduğuma göre Cağaloğlu, turizm camiasını memnun etmemiş, dolayısıyla yarın öbür gün oteller taşınırsa uzaklaşan yayınevlerimiz yine asıl vatanlarına dönebilir. Tabii benimki bir rüya, hakikate dönüşür mü, bilinmez.

         Bâbıâli'de gözümü açtığımda ilk ziyaret ettiğim yayınevlerinden biri Ötüken Neşriyat'tı. Yayınladığı kitaplarla nesilleri besleyen ve yetiştiren Ötüken, o gün bugündür bir mektep olma özelliğini aynen devam ettiriyor. 1980'lerde yayınevi, Klodfarer Caddesi No: 26 Daire 7 idi. Ziyaret ederdim, büyük odasında Erol Kılınç ağabey otururdu. Oturduğu koltuğun hemen arkasında ise rahmetli Tarık Buğra'nın büyükçe, yakışıklı fotoğrafı dururdu. Merhum Olcay Yazıcı ile yaptığımız bir ziyareti unutamam. Yayınevi, Beyoğlu İstiklâl Caddesi'ne taşınırken mekânı İrfan Yayınevi'ne bıraktı. Böylece kadîm ve âşina bir yayınevi daha geldi semte. Erol ağabey ile bir Peyami Safa toplantısı için, yayınevinden Tünel'e kadar yürümüştük. Kendisini uzun zamandır ziyaret edemeyişin mahcubiyeti içindeyim, inşallah telafi ederim.

         Aktif bir siyasi hayatı olan ve aksiyoner kişiliği ile de bilinen Erol Kılınç, bir çok kurum, kuruluşta yönetici olarak çalıştı, gazete çıkardı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde önce felsefe bölümünde okudu, sonra tarih kısmından mezun oldu. İstanbul'da yayınlanan Millî Hareket dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı, kurucuları arasında olduğu İstanbul Ülkü Ocakları'nın Başkanlığı'na getirildi. 1967-1971 yılları arasında Doğu Türkistan Türklerinin efsanevi lideri İsa Yusuf Alptekin'in özel kâtibi oldu. 1971'de Kutluğ Yayınları'nı kurup yönetti. Bazı dergilerde makaleleri yayımlandı. Ötüken Neşriyat'ta 2012 yılına kadar yönetici ve genel yayın yönetmenliği yaptı. İhtilal, İhtiras ve İdeal- 68 Kuşağı Hakkında (2008), Çanakkale Savaşları Günlüğü (2011), Damla Damla Yaşadıklarım (2012) adlı telif kitapları vardır. Ayrıca Dr. Rıza Nur'un 12 ciltlik Türk Tarihi'ni yeni harflere çevirdi. J. Von Hammer'in Devlet-i Osmaniye Tarihi'nin Mehmet Ata tarafından tercüme edilmiş olan ciltlerini sadeleştirerek yayına hazırladı. Mahmut Muhtar Paşa'nın Maziye Bir Nazar isimli kitabını ekler ve notlarla yayınladı. Osmanlı Türkçesinden bazı eserleri latinize etti. Düşünür ve yazar Yusuf Akçura'nın eserlerini günümüze kazandırdı. Haydar Rifat'ın Gustave Le Bon'dan tercüme ettiği Bir Târih Felsefesinin İlmî Esasları isimli eseri yayına hazırladı. Bunların dışında, Deguignes'in ünlü Hunların, Türklerin, Moğolların ve Daha Sâir Batı Tatarlarının Târih-i Umûmîsi adlı ve H. Cahit tarafından tercüme edilmiş olan 8 ciltlik eserini, üç büyük cilt halinde yayıma hazırladı. Bilge tarihçimiz Ziya Nur Aksun'un Osmanlı Tarihi ile Şehbenderzâde'nin İslâm Tarihi'nin neşrinde büyük emekleri, alınteri ve göznuru vardır.

         Erol Kılınç'ın keşfedici bir yönü vardır. Ziya Nur Aksun, Dündar Taşer ve Yusuf Akçura yakından alakadar olduğu, eserlerini neşre hazırladığı fikir adamlarından üçü. Nitekim Akçura'nın neşre hazırladığı Tarih-i Siyasî (926-27-28 Ders Notları) bugünlerde ilim ve irfan hayatına takdim edilmiştir. Bu eserden ve diğerlerinden daha sonra bahsedeceğim kısmetse. Erol Bey, bir yazısında Ziya Nur'un pek okunmadığını söylüyordu. Yazık ki doğru. Yıllar önce, tanıdığım anlı şanlı bir tarihçi (!) Ziya Nur'un hiçbir eserini okumadığını söylemişti. Ben de bir hayli şaşırmıştım. Yeni edebiyatla ilgilenen bir kişinin Tanpınar'dan habersiz olması gibi garip bir hâl. Ama neylersiniz ki, bu da nasip!

         Erol Kılınç'ın hizmetleri ve eserleri çok. Ötüken'den yeni çıkan Devlet ve Millet Üzerine Zihin Sancıları'nı ben çok sevdim. Adı üstünde. Köklerine bağlı mustarip bir münevverin fikir paylaşımları. Kitap âdeta bir dertleşme, hâlleşme. Müteferrik yazılar bir araya getirilmiş. Makaleler, anket cevapları, röportajlar, deneme tadında metinler. Kemal Tahir'in Notlar'ındaki ve Cemil Meriç'in bazı yazılarındaki tadı buldum. Günümüzün temel meseleleri, aydınlarımız, gençlik, devlet idaresi, milliyetçilik, tarih ve bir çok konu. Eserin arka kapak yazısıyla yetinelim: “İsteriz ki milletimizin bütün fertleri, millet olarak mevcudi­yetimizin dünü, bugünü ve geleceği hakkında zihin yormak­tan hiç geri durmasın. Kimliğimizi oluşturan mazimiz ile, istikbale dair hayallerimiz hayatımıza anlam kazandıran bir istikamette, yürüyüş rotamızı çizsin, tempomuzu belirlesin. İsteriz ki iskeletimizin, kanımızın, gen­lerimizin nitelikleri kadar manevî yapımızı oluşturan “form”un zihnî kökenlerini de hakkıyla tanısın, bilsin. Bu niteliklerimiz içinde en tanınmaya, bilinmeye, korunmaya ve yüceltilmeye değer unsurları fark etsin ve bu değerleri büyük bir istikbal hazırlamakta gâyesine mesnet edinsin. Türk milletinin yeniden ‘büyük millet' vasfını kazanabil­mesi için, bu arayışın hepimiz tarafından bıkıp usanmadan sürdürülmesi, yeni eserlerle yeni merhalelere doğru ilerletil­mesi gerekiyor. Suskunluk, tem­bellik, hele zihin tembelliği ile asla büyük hedeflere ulaşılama­z. Biliriz ki, düşün­ce bağımsızlığına erişmiş, cesurca ve sağlam tenkitler yapan insanlar ortaya atılmadıkça, hakîkate erişmenin ve tekâmülü düşünmenin imkânı yoktur.”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.