Hadi hep birlikte şu zina düzenlemesini tartışalım. Mademki ülkemizin en tepesi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu zina düzenlemesinin tartışılmasını istiyor, öyle ise Hukukçular cesaret gösterip hakikati ortaya koysunlar.

Tartışalım ki ne Avrupa’yı memnun etmek için zina serbesttir diyelim, ne de toplumun sosyal dengesini bozan ahlâk yoksunlarının gönlü hoş olsun diye insanın doğasına aykırı kanun çıkartalım.

Konunun önemine binaen Cumhurbaşkanımız diyor ki “Zina konusunun da yeniden ele alınmasının çok çok isabetli olacağı düşüncesindeyim. Bu çok eski bir konu. Kapsamı geniş. Tartışılsın. Bunlar zaten bizim daha önce yasal düzenlememiz içinde vardı. Biz AB’nin talepleri vs. doğrultusunda orda böyle bir adımı attık ama yanlış yapmışız.”

Yeryüzünde anarşinin çıkmaması, hastalıkların yayılmaması, tecavüzlerin artmaması, sapıklıkların ortaya çıkmaması için yanlışta ısrar etmeyelim. Ne diyor insanı yaratan ve onun ihtiyacını en iyi bilen Varlık: “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o bir hayasızlıktır.” (İsra 32).

Zinanın engellenmesi ancak insanın doğal ihtiyacının karşılanması ile mümkündür. Bu doğal ihtiyaç karşılanmazsa zinayı önlemek de mümkün değildir.

Zinanın önlenmesi için de en doğal çözüm yolunu öneriyor bizi yaratan varlık ve diyor ki “Sizin için hoşunuza giden hür kadınlardan ikişer, üçer ve dörder nikâh edin (nikâhsız yaşayıp zina etmeyin)...” (Nisa 3)

Şimdi Allah’ın ayetlerini Yahudi kafasıyla eğip bükmenin, hakikatleri tersyüz etmenin âlemi yok.

Kur’an bize ne yapacağımızı, Sünnet de nasıl yapacağımızı öğretir. Kur’an’ın yorumunu en mükemmel şekliyle Peygamberimizin (sav) hayatı ile anlayabiliriz.  Eğer kalbimiz mühürlenmedi ise, hakikati görecek ferasetimiz vardır...

Eğer bu düzenlemeleri şimdi yapmazsak, toplum çok büyük felaketlerden geçtikten sonra aynı noktaya gelip tekrar “hata etmişiz” demek zorunda kalacağız.

Çünkü bu insanın yaratılışından beri değişmez bir hakikattir. Bunu bilim adamları, sosyologlar, âlimler delilleri ile araştırma sonuçları ile ortaya koymuşlar.

Eee daha ne, Yahudiler ve Hıristiyanlar gibi, sadece kafaları dünyevileşmiş olan Avrupalı mutlu olsun diye Allah’ın ayetlerini mi değiştirelim?

Bir kere Avrupa’da kılıfına uydurulmuş çok birliktelikler (evlilikler) zaten yapılıyor. Her hafta yeni bir kadınla beraber oluyor Avrupalı. Bir araştırmaya göre bir erkek ortalama 150 kadınla beraber oluyormuş Avrupa’da. Sen kalk kendin için sayısız kadınla birlikte olmaya bir şey deme, hatta teşvik ver nüfus artsın diye. Ama iş Müslümanlara gelince bir taneden fazla alırsan hayatını zindan ederim de.

Bu ne biçim makyevelcilik?

Meseleyi saptırmak için de kandın hakları, feminizm yalanını uydur. Bizim kadınlarımız da bu yalanlara alkış tutsunlar. Avrupalı demokrasi ve insan hakları yalanları ile istila edip kan gölüne çevirdikleri ülkeler gibi, kadınlarımızın kafalarını da istila ettiler...

Bu mesele öyle kolay anlaşılacak basit bir mesele değildir. Avrupa genç nüfus açısından bitmiş durumda. Yok olmaya mahkûm. Oysa İslam dünyası onca savaşlara, ölümlere rağmen hâlâ genç nüfusunu yeniliyor, tazeliyor. Bu Batıyı korkutuyor. Allah’ın mubah kıldığı teaddüd düzenlemesinin yapılması Batı’nın uykularını kaçırıyor. Batılılar Müslüman ülkelerin nükleer silah edinmesinden daha tehlikeli görüyorlar teaddüd meselesini, çünkü işin içinde toplumun huzuru, neslin devamı var.

İslam Alemi’nin en büyük sorunu bu zina ve teaddüd sorunudur. Bu meseleyi çözmeden dirilişimiz tamamlanamaz yani “adam” olamayız.

Bazıları dünyevileşen kafalarıyla nüfusun artmasının açlık ve sıkıntılara sebep olacağı korkusu içindeler.

Alın size Çin örneği...

Çin dünyanın en kalabalık topluluğu, 2 milyardan fazla nüfusu var. İktisadi açıdan dünyanın en hızlı gelişen ve zengin ülkesi... Rızık zaten garanti. Ne kadar nüfus o kadar zenginlik. Hakikat bu olduğuna göre bizi yaratan Varlığın dediklerine kulak vermemiz gerekmez mi?

Yıllarca Avrupa istedi diye bütün değerlerimizi değiştirdik. Şimdi özümüze dönme vaktidir.

Hukukçular doğruyu görecekler ve “zina yasak, teaddüd Allah’ın emridir” diyeceklerdir.

Başka bir çözüm yolu yoktur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.