Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cezayir, Moritanya, Senegal ve Mali’yi kapsayan Afrika gezisine Genel Yayın Yönetmenimiz Ali Adakoğlu ile birlikte iştirak ettik.

Başlıktaki söz de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait. Senegal’in başkenti Dakar’daki sohbetimiz esnasında ifade etti. Afrika, sömürge tarihiyle yüzlerce yıl gerçekten zincirlere, prangalara vurulmuş.

Ziyaret ettiğimiz dört ülke de yüzyıllarca İslami ilimlere merkezlik yapmış ancak Fransızların sömürgesi olduktan sonra yoksullaşıp kaosa sürüklenmiş ülkeler.

Kara kıta, altın ve değerli maden rezervlerinde halen dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olmasına rağmen Batılı ülkelerce o kadar derin, o kadar iğrenç bir sömürüye maruz kalmış ki, yoksulluk, cehalet, geri kalmışlık ve asgari insani hayat şartları yerlerde sürünüyor.

Kırsala gittikçe birçok bölgede maalesef, su yok, gıda yok, elektrik yok, sağlık kurumları yok...

***

“Afrika olmazsa olmazımızdır. Biz Afrika’ya sömürmeye değil muhabbete geliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan inançla, “Afrika bir gün muhakkak ayağa kalkacak” ifadelerini kullandı.

Uluslararası literatürde yazılı olmayan bir kural var; “Afrika’da olmayan ülke ‘büyük devlet’ değildir!”

AK Parti iktidarından önce Türkiye’nin Afrika’daki büyükelçilik sayısı 12 iken bugün Afrika’nın 42 ülkesinde Türkiye’nin bayrağı sallanıyor.

Ancak sadece Afrika’da olmak yetmiyor, bölge insanının size bakışı da çok önemli. Mesela Çin de Afrika’ya büyük önem veriyor. Çin Devlet Başkanı geçen sene Afrika’da 40 ülkeyi ziyaret etti. Afrikalılar, Çin’in parasının çok olduğunu ve sürekli bölgede yatırımlar yaptığını söylüyor ancak devamında şunu ekliyor: Çin bize yaptığı her 1 dolarlık yatırıma karşı 5 dolarımızı alıyor!

***

İşte bu noktada Türkiye’nin farkı ortaya çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Afrika’da en çok sevilen dünya lideri olmasının altında yatan sebep de bu. Türkiye Afrika’da, sömürü için değil, mazlumlara yardım eli uzatmak için, Afrika’nın kendi zengin kaynaklarını kendi gelişimi için kullanmasını sağlamaya yardımcı olmak için var.

Bölgede, özellikle ABD’nin Kudüs’le ilgili skandal kararının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm dünyada siyasete yön veren diplomatik çıkışları büyük sevinçle karşılanmış. Sohbet ettiğimiz sokaktaki insanlar, Erdoğan’ı, başta İslam dünyası özelde de Afrika için umut olarak görüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da her ülkede Kudüs ve FETÖ ile mücadele konularındaki hassasiyetini dile getirdi zaten.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Batı Afrika turunda çok sayıda bakan, milletvekili, danışman, işadamı, bürokrat ve basın mensubu da eşlik etti.

Diyanet İşleri, TİKA, Türkiye Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü, AFAD ve Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Başkanlığı gibi kurumlarımız, Türkiye’nin Akıncı birlikleri gibi.

Maarif Vakfı, bölgedeki FETÖ okullarını hızla dönüştürüp o ülkedeki mazlumların hizmetine sunuyor. Hatta daha önce FETÖ’cülerin parası olmayanı almadıkları okullarda bugün birçok yoksul öğrenci okuyor.

TİKA Başkanı Serdar Çam ile ayaküstü sohbetimizde TİKA’nın bölgede neler başardığına bir kez daha şahit olduk. TİKA, Türkiye’nin kalkınma tecrübesinin başka ülkelerle paylaşılması anlayışı ile çalışıyor. TİKA, Türkiye’nin terörle mücadele ve arama-kurtarma faaliyetlerindeki tecrübelerinden eğitime, restorasyona ve kalkınmaya kadar Türkiye’nin birikimini mazlum coğrafyalara aktarma mücadelesi veriyor.

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere bütün mazlum coğrafyalarda “Geldi yine vefalı Türk” sözünü haklı çıkaran bütün Akıncı birliklerimize selam olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.