Esselamüaleyküm ve rahmetullah

Bugüne kadar duygu düşüncelerimi, çeşitli kitle iletişim araçları ve konferanslar üzerinden paylaşmaya çalıştım.

Uzmanlık alanım olan sosyal medyayı yoğun şekilde kullandım.

Sosyal medyanın önemi, etkileri, etkin kullanımı ve tehlikelerine dikkat çekmeye çalıştım. Nasipse bundan sonra bize tevdi edilen bu köşeden de, başka konuların yanı sıra, halen  öneminin tam olarak farkına varılamadığını düşündüğüm bu alana dair değerlendirmelerimi, siz kıymetli MİLAT okuyucuları ile  paylaşacağım.

Benim için çok özel bir yere sahip olan MİLAT’ın yazı kadrosuna , bizi de dahil etme ayrıcalığını gösteren kurum yöneticilerine bütün kalbimle teşekkür ediyorum.

Sosyal medya es geçilebilecek veya hafife alınabilecek bir alan değil.

Ülke güvenliği, ekonomi, aile, kültür, psikoloji, insan ilişkileri gibi çok çeşitli yönleri olan, hassas bir konu.

Bu nedenle ilk yazımı bu konuya ayırmak istedim.

Evet…

 “Zincirsiz Kölelik: Sosyal Medya Bağımlılığı!..” diyerek başladık.

Köle:  “Bir gücün egemenliği ya da birinin buyruğu altında bulunan, özgür olmayan kimse.”

İnsan bedenen köleleştirilebildiği gibi, zihin anlamında da köleye dönüştürülebilir. İşin ilginç tarafı bedenen köle olan içinde bulunduğu hali biliyor, ancak zihni açıdan köle durumuna gelmiş birçok kimse bunun farkında olamıyor.

Malûm; devletler sadece ateşli silahla savaşmaz. Düşman özellikle yutulmasını zor gördüğü ülkeleri önce çeşitli yöntemlerle zayıf düşürmeye çalışır ve insanını kültüründen değerlerinden uzaklaştırmaya, kendine benzetmeye gayret eder.

Gençlerimizi zihni anlamda ele geçiren, zihinlerini adeta köleleştirenler, zaten işgal anlamında önemli bir yol almış olmuyor mu? Kendi değerlerine yabancılaştırılmış insanlarla neyin mücadelesini, nasıl verecek siniz?

Sosyal medya gençlerimizin zihin yapısını şekillendirmede çokça kullanılan bir araç durumunda.

Burayı boş bırakırsanız, bedelini ağır bir şekilde ödersiniz!..

Köleliği de çok yönlü düşünmek gerekir; para, mevki-makam, alış-veriş, eğlence, cinsel kölelik gibi birçok çeşidi söz konusu.

Aslında dikkat edilirse, gönüllü kölelik ile zevk-haz ilişkisi hemen göze çarpıyor. Maalesef ulvi hedeflerden uzak, üretmeyen, iyi ve güzel için çalışmayan, boşlukta kalan insanlar aslında kendilerine adeta birer uyuşturucu arıyor. Yukarda bahsettiğim kölelik türleri, bir yönüyle aslında uyuşturucu etkisi yapmaktadır. Kendilerini bu benzer şekilde uyuşturan insanlar maalesef yanlış yerlerde tatmin aramaktadır.

Zevk ile mutluluğu karıştıran bu insanlar, bir anlık zevkler uğruna aslında huzurdan/mutluluktan gitgide uzaklaşmakta.

İşte bu uyuşturuculardan, dikkat edilmezse insanı kendine adeta zincirsiz köle haline getiren önemli unsurlardan biri de sosyal medyadır.

Bilhassa gençlerin tatmin arayışı, “ülkeleri hedef alan güçler” tarafından alabildiğine kullanılmaktadır.

Sosyal medyadaki tehlikeleri, bu tehlikelerden korunma yollarını yazılarımda daha detaylı olarak ortaya koymaya çalışacağım.

Ben bunların hepsinden uzağım diyen bir  çok insanımız, çok masum gibi görünen “gündem köleliği”ne düşebiliyor. Kastımız gündemi takip etmek değil elbet; mutlaka takip edeceğiz, etmeliyiz gündemi…

Gündemin kölesi durumuna düşmek meselesi. Kendi gündemimizi oluşturamamak. 

Şeytan bize nice telkinlerde bulunur, bu alanda ihtisas yapmıştır.

Bizi “iyi bir şeyler yaptığımıza” ikna eder ve bu şekilde batağa sürükler. Çok şeyi bilmek istetir, her şeyi…

Bilgi elbette önemlidir, ancak orda takılıp kalmamalıdır, o bilginin gereğini eyleme dönüştürmelidir.

Mesele yalnızca gündemde olan biteni bilmek değil. Gündem, çay sohbetlerinin çerezi olmaktan öteye geçmezse, gereken faydayı üretmek zorlaşır. Bilmeyi, bilmeden hedef haline getirirseniz, zihninizi sadece bilgi edinmeye odaklarsanız, uyuşabilirsiniz.

Hedef, bilgi edinmekle beraber, bilginin gereğini yapmak, üretmek, yaraya merhem olmak, gayret göstermek, çalışmak olmalı…

Tüm bu yazdıklarımızdan kesinlikle bilgiyi hafife almak çıkmamalı. Arabanın motoru için benzin ne anlam ifade ediyorsa, düşünme mekanizması için de bilgi aynı anlamı ifade eder. İnsanın hayali bile bilgisi nispetindedir. Beyin problemlere çözüm üretirken bilgiyi kullanır. Anlatmaya çalıştığımız; sırtında yığınla kitap taşıyan merkep durumuna düşmemek. Bir şeyler öğrenme bahanesiyle sosyal medyada ve internette, haber kanallarında köleleşmemek.

Eylemi olmayan, gereği yapılmayan bilgi peşinde ömrünüzü tüketme tehlikesine dikkat çekmek.

Sonuçta, gönüllü kölelik ile zevk arayışı birbiriyle çok ilişkili. Terbiye edilmemiş nefis çok şey istiyor. Beğenilme arzusu, birilerinin övgüsünü, alkışını alma arzusu, insanı aslında insanın kölesi haline getiriyor. Beğenisinin peşinde koşacağımız tek varlık elbette Yaratan’ımız olmalı. Birileri için sosyal medya köleliğinin altında yatan çok önemli bir etkende bu. Bugün beni kimler beğenmiş, kimler tıklamış vs. Bu bir takım ünlülerin alkış peşinde koşmasına benziyor. Alkış bitince bu ünlüler de bitiyor.

Aslında alkış bitmeden de, ciddi tatmin sıkıntısı yaşayan nice ünlünün uyuşturucu müptelası olduğunu  görüyoruz.

Hatta  intihar edenlerini.

Ünlü komedyen Jim Carrey der ki: “Dilerim ki herkes bir gün zengin ve ünlü olur ve hayalini kurduğu her şeye kavuşur; böylece esas cevabın bu olmadığını anlar.”

Kafayı insanların beğenisine takan kişi aslında özgürlüğünü kaybetmiş kişidir.

İşte gerçek mutluluk ve özgürlük; bu suni şeylerden sıyrılmak ve insanların beğenisi peşinde koşmayı bırakıp, yaratılış gayesine uygun yaşamak, insanlığın faydasına işler ortaya koymaktır.

Gerçek özgürlüğe ancak o zaman ulaşabiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Remziye 2018-03-24 07:31:21

Önce yüreğine sonra kalemine sağlık genç kardeşim. Umarım kalemin hep böyle doğruyu yazar. Başarılar dilerim...

Avatar
Mehmet Ekici 2018-03-24 10:24:15

katılıyorum bile isteye kendimizi köleleştirdik. cenazede bile fotoğraf atacak hale geldik maalesef. cocuklarımıza bu konuda nasıl yaklasmamız gerektigi konusunada deginin lütfen. cünkü ellerinden telefon düsmüyor