Hem de ne yıldız… Tam 89 yaşında ömrünün üçte biri zindanlarda geçmiş. Ömrünün tamamı da takibat, taciz ve taarruzlar altında geçmiş bir yıldız. Ama Resulullah (sav) ve ashabı (Rıdvanullahi aleyhim ecmaîn) gelmiş geçmiş nice peygamberler, havari, ashab, muhacir ve ensar (Rıdvanullahi aleyhim ecmaîn) misali asla yılmamış, vakar, teslimiyet ve samimiyet içinde yiğitçe yoluna devam etmiş.

Neslimiz, evlatlarımız, ümmetin gençliği, bu vefakâr, cefakâr, yiğit insanları ne kadar tanırsa, o denli kaliteli davetçiler olurlar. Bu sebeple çocuklarımızı, gençliğimizi eğitip terbiye ederken, işin bu yönünü de ihmal etmeyelim. Ümmetin yiğitleri olarak çoğunlukla ashabı kiram (Rıdvanullahi aleyhim ecmaîn) dan örnek veririz. Bazen de neden böyle yiğitler yetişmiyor diye iç geçiririz. Hâlbuki nice yiğitler var. Yetişmiş ve yetişmeye devam ediyor. İhvan-ı Müslimin, Hamas ve Cemaat-ı İslamiye gibi rabbani davaların tarihini incelediğimiz de, binler hatta milyonlarcasının, bu asrın ashabı olarak şehadete gül bahçesine koşarcasına yürümüşler. Niceleri de sıralarını beklemektedirler. Onlar Kur'an’ın şu mucizesinin doğrulayıcısıdırlar. “Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.” (Ahzab 33/23) selam olsun o yiğitlere…

Üstad Muhammed Mehdi Akif'in Genel Mürşitlik Dönemi

Üstad Akif 2000 yılında Genel Mürşit Merhum Mustafa Meşhurun, 2004 yılında da genel mürşit Merhum Me’mun el Hudeybi’nin döneminde Müslüman Kardeşlerin başkan yardımcılığı görevini yürüttü. 2004 yılında Üstad Me’mun el Hudeybi’nin vefatından sonra da Müslüman Kardeşlerin genel mürşidi oldu.

2009 yılına kadar bu görevini sürdürdükten sonra yaşının ilerlemesi ve Müslüman Kardeşlerde çağın şartlarına göre yeniliklerin önünün açılması için liderliğini bıraktı. Cemaatin tarihinde ikinci kez seçilme hakkı varken ilk defa bunu reddederek Mısır’ın siyaseti açısından ve Müslüman Kardeşler açısından önemli bir örneklik teşkil etti. Ayrıca Müslüman Kardeşler tarihinde vefat etmeden liderliği bırakan ilk kişi oldu.

2009 yılında İslam âlemi içerisindeki en etkili 50 kişiden 12.’si seçildi.
2010 yılının Ocak ayında Müslüman Kardeşlerde yapılan seçimlerde Mürşitliğe ikinci kez aday gösterilmeyi kabul etmedi. Bundan sonra Müslüman Kardeşlerde bir nefer/asker olarak görevini yapmaya devam edeceğini ilan etti. 2011 yılında Arap Baharı ile Tahrir meydanında başlayan olaylara cemaatin destek vermesini ilk günden itibaren savunup yönlendirdi.

2013'te Müslüman Kardeşlerin Cumhurbaşkanı adayı belirlemesine olumlu bakmadı fakat cemaatin adayı Muhammed Mursi Cumhurbaşkanı seçildikten sonrada yapılan her türlü saldırıya ve darbeye karşı Müslüman Kardeşler ile birlikte hareket ederek Mursi'yi destekledi. 2013’ün Temmuz ayında General Abdulfettah Sisi’nin askeri darbesinde Mursi, Bedii ve Müslüman Kardeşlerin diğer liderleri gibi en başta tutuklananlardan biri oldu. Yaşlılığına rağmen Cezaevinde geçirdiği bu son 4 yıl boyunca çeşitli işkencelere tekrar maruz kaldı. Bu süreçte çeşitli hastalıkları çıktı ve defalarca kalp krizi geçirdi.

Darbeci A.fettah Sisi, bu süreçte cezaevinde olan üstad Akif’e defalarca haber göndererek; eğer bizim darbe yapmadığımızı ilan edip bizi desteklersen ya da seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin yanlış yaptığını ilan edip kötülersen seni cezaevinden çıkarırız diye haber yolladı. Tabii ki üstad Akif bu teklifi reddederek şöyle söyledi: ‘ Ben gençliğimde bile o kadar cezaevi yattım, işkence gördüm de bunu yapmadım, hayatımın son anlarında bu yaşlılığımla mı bunu yapacağım. Bunu yapıp da memleketime senin gibi ihanet mi edeyim. Vallahi böyle bir şey benim için asla söz konusu olamaz. Ben ömrüm boyunca gençlere böyle bir duruş sergilemeleri gerektiğini öğrettim.’

Üstad Akif'in Vefatı

Üstad Akif, Son kalp krizini 7 Ağustos 2017'de yaşadı. Cezaevindeki arkadaşlarının ve doktorlarının söylediğine göre 2 aydır hiçbir şey yiyip içemedi. Sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine tutulduğu hapishaneden Kasr el-Ayni hastanesine nakledildi. Serum gibi basit tıbbı uygulamalarla kendisine müdahale edildi. Mısır Hükümetine yapılan bütün çağrılara rağmen teçhizatlı bir hastaneye salı verilmedi ve kasıtlı Tıbbi ihmalden dolayı sistematik bir şekilde 22 Eylül 2017 akşamında şehid oldu.

Müslüman kardeşler sözcüsü Talat Fehmi, üstad Akif’in vefatının ‘Sistematik bir cinayet’ olduğunu ilan etti. Allah(cc) şehadetini kabul buyursun. Bizlere de onların yolundan gitmeyi nasip etsin. Allah (cc) İslam düşmanlarını kahrı perişan eylesin. İslam âleminin sıkıntılar çektiği böyle bir zamanda Üstad Muhammed Mehdi Akif gibi bir zatla aynı dönemde yaşadığımız için ne kadar övünsek azdır. Selam… Dua…
 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.