Toplum nezdinde sürekli sorulan bir kaç soru var: “Ziya Selçuk toplumun tüm kesimlerinin takdirini nasıl topluyor? Böyle devam edebilecek mi? Ziya Hoca bugüne kadarki başarısını nasıl bir yöntem izleyecek? Yakaladığı güzel bir atmosferin sırrı nedir?”
Ben size birkaç şey anlatayım, bu soruların cevabını sizler verin.
Emrullah Efendi’yi bilir misiniz? Peki, ya Sâtı Bey’i?
Emrullah Efendi siyasetçi, köşe yazarlığı yapmış ve aynı zamanda eğitimci kimliği bulunan biri. 2. Meşrutiyet döneminde eğitim sorunları ile ilgilenmiş, araştırmış, sorunlara çözüm yolları geliştirmiş. Aynı zamanda iki defa Maarif Nazırlığı (Eğitim Bakanlığı) görevini üstlenmiş. Eğitim tarihimizde de genellikle Tuba Ağacı Nazariyesi ile bilinir. Vefatından sonra da bu nazariye eğitim ve kültür hayatımızın önemli kilometre taşlarını oluşturmuş. Toplum tarafından tartışmalara konu edinmiş.

Emrullah Efendi cennetteki Tuba Ağacı’ndan esinlenmiştir. Kökünün yukarıda olmasından, yani tepede olmasından ötürü Tuba Ağacı’nı metafor olarak kullanmıştır. Bu metafor ile bürokrasi ve devlet adamlarının tepede olduğuna ve toplumu eğitmek için yukarıdan aşağıya doğru hiyerarşik bir yol izlenmesi gerektiğine dikkatleri çeker. Emrullah Efendi’nin bu nazariyesine göre yenileşme reformları yukarıdan başlar ve aşağıya doğru ilerler. Ona göre Devlet önce elit özel bir kadro yetiştirmeli ve bu seçkin kadro ilkokul, ortaokul, lise gibi eğitim kurumlarında görevli öğretmenleri, bu öğretmenler de çalıştıkları kendi eğitim kurumlarındaki çocukları ve gençleri eğitmelidir.

Satı Bey de 2. Meşrutiyetin önemli isimlerinden... Eğitimci, öğretmen yetiştirme konusundaki çabalarıyla bilinir. Satı Bey, Emrullah Efendi’nin Tuba Ağacı Nazariyesi’ne karşılık Kiraz Ağacı Nazariyesi’ni savunur. Yani, kökleri yukarıda olmayıp, aşağıda, zeminde olan kiraz ağacı metaforunu kullanır. Eğitim sistemi reformlarında yukarıdan aşağıya değil de, aşağıdan yukarıya doğru bir yöntem izlenmesi gerektiği tezi savunur. Hatta “Beşiği sallayan el atiyi (geleceği) hazırlar” ifadelerini kullanarak eğitim sisteminin geleceğini inşa etmek için önce beşikten başlamak gerektiğini vurgular.  Bu vurgu Tuba Ağacı Nazariyesi’ne karşı olarak bilinen Kiraz Ağacı Nazariyesi’ni oluşturur.

Emrullah Efendi ile Satı Bey arasındaki çok fazla tartışma meydana gelmiştir.
Günümüzde de eğitim sistemimiz ile ilgili de çok fazla tartışmalar mevcut. Tartışmalardan biri de Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un eğitim ile ilgili bugüne öğrencileri rahatlatan, öğretmenleri anlamaya çalışan söylemleri ve yaptıkları ile ilgili.

Bugüne dek gelen Milli Eğitim Bakanlarının birçoğu sınav sistemlerini, öğretmen atama yöntemlerini, müfredatı, okulların fiziki koşullarını değiştirdiler. Yani değişimi ‘tepeden’ yapmaya çalıştılar. Başarılı bir öğrenci modelini başarılı öğretmenler marifetiyle olabileceğine, başarılı öğretmenler için ise başarılı eğitim politikaları ve yönetmelik değişiklikleri aracılığı ile olabileceğine inandılar. Sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat uygulamaları, TEOG yerine LGS’nin uygulanması yapılan reformlardan bir kaçı. Ziya Selçuk ise tam tersine değişimi ‘aşağıdan’ yapmaya çalıştığı için toplumda bir karşılığı var ve toplum bu değişim dilini çok özümsedi.

“Bir öğrenci sınıfa gelmişse, ona ders vermek zorundayız. Liyakatli birini çocuğun başına koymalıyız. Öğrencilere adaletle iş görünüz. Bu çocukların vebalini almayınız. Beni vebal altına sokmayınız” diyerek öğrenciden başlamıştır değişime. Daha sonra öğretmenlere gelmiştir. İl Müdürlerine “Okullara uğrayınız, öğretmenlerle kucaklaşınız” demiştir. Sonrasında ise Bakanlığın resmi internet sitesinde “Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un talimatıyla ALO 147 hattı, kamuoyunun şikayet hattı olarak algılanan ve öğretmenlerin şikayet konusu edildiği gerekçesi ile kaldırıldı” haberini yayınlanmıştır. İl Müdürlerine de “Sizlerin ellerini rahatlatacağız” ifadesini kullanmıştır. Yani reform yöntemi, söylemleri, yürüttüğü politikalar Satı Bey’in Kiraz Ağacı Nazariyesi’ne çok benzemekte.

Bugüne dek Tuba Ağacı Nazariyesi’nin yolundan gidildi, başarılı olmadığı söylendi. Bu sefer de Kiraz Ağacı Nazariyesi’nin yolundan gidelim, bakarsınız belki de çok başarılı bir eğitim sistemi inşa etmiş olacağız. Tıpkı şu ana kadar edilen ve oluşan güzel atmosfer gibi. Ne dersiniz?

Not: Bu yazıdaki bakış açısını bize kazandıran Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürü Murat Aşım Bey’e teşekkürler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ASMA AĞACI.... 2018-08-02 03:21:02

tûbâ cennetteki ağaçların en büyüğüdür. kökü arştadır.
Rasulullah S.A.V Efendimiz Tuğba ağacı için şöyle buyurdu: -“Cennette bulunan herkesin bir ağacı vardır. Bu ağacın adına: -Tuba… Denir…

banner623

banner624