ABDullah ÖCALAN'ın (PKK/HDP); Zorun Rolü, Demokratik Özerklik,… ve suç işleme özgürlüğü teorisi, çöküyor. Öcalan'ın da PKK'nın da tezleri bir bir çöküyor. Öcalan ve PKK (HDP/DBP,…)'nın tezleri; gün geçtikçe, Kürtlerde ciddi bir karşılık göremediği için, anlamsızlaşıyor. HDP, Kürtleri referandumda hayır oyu için ikna edemiyor. EVET oyları HDP'nin seçimlerde aldığı oylardan çok daha yüksek çıkacak. HDP ve PKK, Kürtleri 2017 Nevruzu için meydanlara çıkarmakta da zorlanıyorlar. Kürtler, Nevruza katılmakta oldukça isteksiz. Kürtler, Nevruzu açık ve net bir şekilde BOYKOT ederek, PKK'ya ve HDP'ye tavır alıyor. PKK'nın oluşturmaya çalıştığı hormonlu Kürt ulusalcılığı/ırkçılığı da İslam duvarına çarparak geri dönüyor. Gerçek Kürt sosyolojisi (İSLAM), gün geçtikçe daha çok belirginleşiyor. Kürt Halkı; ABDullah ÖCALAN ve PKK'nın değil, Selahaddin EYYUBİ'nin izinden gitmeyi tercih ediyor. Kürtler aslına dönüyor. Kürtlerin aslına (İSLAM) dönmesinin TEK yolu da,  PKK'yı tamamen bırakmasına bağlıdır.

 

ABDullah ÖCALAN'ın, HDP'yi Türkiye partisi yapma tezi de çöküyor. Devlet ve hükümet (AK Parti) ciddi hatalar yapmazlarsa, dokunulmazlıkların kalkması ve belediyelerin PKK'dan kurtarılması ile birlikte, PKK ve HDP'nin marjinalleşme süreci daha da hızlanacaktır.

 

PKK, çözüm sürecini bitirerek (İHANET),  başlattığı devrimci halk savaşı ile zaten marjinalleşme sürecini büyük ölçüde başlatmıştı. Bunun ilk somut belirtisi, Kürt Halkı'nın HENDEK siyasetini desteklememesi ile ortaya çıktı ve 1 Kasım seçimlerinde ise, adeta tavan yaparak resmiyete döküldü. Kürt Halkı, 1 Kasım seçimlerinde PKK ve HDP'ye sandıkta açık bir şekilde tavır koydu. Eğer yeterli güvenlik önlemleri alınsaydı, HDP barajı da aşamazdı.

 

KÜRDİSTAN'DA ZORUN ROLÜ ÇÖKTÜ

 

Abdullah ÖCALAN ve PKK,  Kürtler'i hep zorla yanına almaya çalıştı. Devletin ve geçmiş hükümetlerin yaptığı hatalar ve birçok sebep,… ÖCALAN'ın, ‘Kürdistan'da Zorun Rolü' teorisinin kısmen başarılı olmasına yol açmıştı.

 

Kürdistan'da Zorun RolüÖCALAN'ın 12 Eylül ihtilalini önceden haber alarak kaçtığı ve sonrasında Suriye döneminde yazdığı bir kitap. 1983 yılında İngiltere (Londra)'de bir kitabevi tarafından kitap haline getirilmiş. Kendisini bir Maoist demokratik devrim hareketi olarak tanıtan PKK'nın, yerel halka uyguladığı tedhiş ve katliam politikalarının ideolojik dinamiklerini ortaya koyuyor.

 

PKK, yıllarca; Kürdistan'da Zorun Rolü teorisine uygun bir şekilde (beşikteki çocuğu dahi öldürerek) davrandı.

 

PKK'nın Zorun Rolü teorisi;

  1. Darbesini, Kürtler'in Demokratik Özerklik BAAS Diktatörlüğünü desteklememesi ile yedi.
  2. Darbesini, Devrimci Halk Savaşına Kürtler'in destek vermemesi (Kobani olayları,…) ile yedi.
  3. Darbesini, 1 Kasım seçimlerinde yedi.
  4. Darbesini, DÜRÜMLÜ katliamı ile yedi.
  5. Darbesini, dokunulmazlıkların (2016) kaldırılması ile yedi
  6. Darbesini, 2017 Nevruzunun Kürtler tarafından BOYKOT edilmesi ile yiyecek.
  7. Darbesini, 16 Nisan referandumunda; Kürtler, AK Parti ve MHP ittifakı ile yiyecek. Kürtler referandumda HDP'nin aldığı oylardan daha fazla, EVET yönünde oy kullanarak, PKK'ya büyük bir ders verecek. Hem de MHP ile ittifak yaparak. 16 Nisan referandumu ve cumhurbaşkanlığı seçimi aynı zamanda, Kürtler ile MHP ittifakının bir başarısı olarak tarihe geçecek. Bu da Türkiye'nin entegrasyonu ve geleceği, birlik ve beraberliği için, büyük bir şanstır. Bu şansı; hem MHP, hem Kürtler iyi bir şekilde kullanacak.

 

Zorun Rolü, son ve en büyük darbesini de, cumhurbaşkanlığı (başkan) sistemine geçiş ile yiyecek.

 

Kısacası; Abdullah ÖCALAN'ın, Kürdistan'da Zorun Rolü teorisi, tamamen çökecek. Kürt Halkı bu safsatayı, PKK'ya karşı göstermiş olduğu sessiz direnişi pratiğe dökerek,  tamamen bitirecek.

 

Artık sıra; Kürtleri PKK'dan tamamen kurtarmaya, Kürtlerin PKK'dan tamamen kurtulmasına, gelmiştir.

 

PKK'nın SUÇ İŞLME ÖZGÜRLÜĞÜ (ANLAYIŞI) TEORİSİ ÇÖKTÜ

 

PKK yıllardır işlediği ve işlettiği bütün suçlar için, hak arama bahanesini ileri sürüyordu. İşlediği her suç için, “ama, biz hakkımızı arıyoruz” yalanının arkasına sığındı hep.

 

Hukuka uymamayı, hukuksuzluğu,… hak arama klişesinin arkasına sığınarak savundu. PKK'nın bıraktığı suç işleme zemininin de tamamen ortadan kaldırılması gerekiyor. PKK, Kürtler'i hep kriminalize etmeye çalıştı. Kürtler'i suç işlemeye itti ve kriminal bir toplum oluşturmaya çalıştı. Suç işleyen bir toplumu, arkasından daha kolay sürükleyebileceği anlayışı ile hareket etti.

 

Her şeyi devletten bekleyen, çalışmayan, suç işlemeyi hak sayan, elektrik kaçağı, sigara, yakıt (mazot) kaçakçılığı, EROİN/uyuşturucu, sınır ticareti kaçakçılığı,… gibi bir çok kriminal olay normal hale gelmeye başladı.

 

PKK öyle bir zemin oluşturdu ki; insan öldürmek bile suç olmaktan çıktı, toplum nazarında. İnsanların; hukuka, hukuk devletine olan inancı, neredeyse bitme noktasına geldi. PKK, bu zemini hazırladı. Çünkü; Hukukun olmayacağı yerde, PKK kendi hukukunu uygulayacaktı.

 

PKK bunda, devletin ve geçmiş hükümetlerin hatalarından dolayı  kısmen başarılı da oldu. Böylece PKK, adalet dağıtmaya başladı. PKK, kendi oluşturduğu suç işleme özgürlüğü zemini üzerinden, kendi hukukunu uygulamaya başladı. Silah zoru da devreye girince, devletin hukuku uygulaması, adalet uygulaması geciktikçe de PKK hukuku işler hale geldi.

 

Şimdi bunun da sonuna geliyoruz. PKK'nın; adalet ve hukuk uygulayamayacağı, bir terör örgütünden adalet beklenemeyeceği gerçeği, ortaya çıktı.

 

Kürt Halkı, PKK'nın Kobani olaylarındaki vahşetini, Demokratik Özerklik/Özyönetim safsatasını ve ROJAVA (Suriye)'da uyguladığı BAAS Diktatörlük sistemini gördü. Kürt Halkı, PKK'dan adalet değil; ayrımcılık, kan, gözyaşı, hukuksuzluk, diktatörlük,… geleceğini, açık ve net bir şekilde gördü.

 

Böylece SUÇ İLEME ÖZGÜRLÜĞÜ ANLAYIŞI da çöktü. hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü olamaz ve olmamalıdır da. Hak arama klişesinin arkasına sığınılarak, suç işlenemez. Suç işleyen kim olursa olsun, karşılığını görmelidir.

 

ÖCALAN'IN KİRLİ DOSYASI: ABDullah ÖCALAN'ın; Kürt halkına çektirdiği acılar ve zulümler, derin devletle ve derin güçlerle olan ilişkileri, PKK'daki uygulamaları, katliam emirleri ve işkenceleri,… 12 Eylül ve 15 Temmuz darbecileri ile olan ilişkileri,… bir dosya halinde hazır olmalıdır. Bütün kirli ilişkileri ortaya çıkarılmalıdır. Öcalan'ın kirli dosyası, ölüm riski yaklaştığı için, hep hazır olmalıdır ve Öcalan ölmeden bu kirli dosyası açıklanmalıdır. ÖCALAN, asla ve asla,  itibarlı bir şekilde ölmemelidir. Yoksa Öcalan, ‘AtaKürt' olur.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.