15 Temmuz Gazisine Saygısızlık!

0

Bugün, ABD'nin başarısız 15 Temmuz darbesini ve Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan'a Rusya'nın, neden istihbarat bilgisini verdiğini yazacaktım. Fakat tesadüfen öğrendiğim bir soysuzluk halini yazmayı daha elzem buldum. Zira, 15 Temmuz'un sessiz kahramanları milletimiz, gerek Türkiye'nin, gerekse Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan'a yönelik suikastin en önemli önleyici unsuru olmuştu.

Tabi, Türkiye ve Dünya'da bazı kerameti kendinden menkul tipler, darbenin başarısızlığını hazmedemediği için, nefretini sağa-sola kusuyor.

Bahsedeceğimiz olay, Türkiye'nin kara lekesi olan 15 Temmuz gecesi Ankara'da yaşanıyor. Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan, darbeci FETÖ'cülere karşı sokakları işaret etmesiyle Ankara'da da insanlar, Genelkurmay, Emniyet, MİT ve TBMM önlerine gelerek silaha, tanka, helikopter ve uçaklara karşı canını siper ediyordu. Hani şu mangalda kül bırakmayan, diliyle, klavyeyle kahramanlık yapan şerefsizler gibi değil. Canını vererek, organlarını bırakarak ve kalıcı bir yaralanmayla karşı kaşıya kalarak…

Bahsettiğim kişinin, pardon kahramanın adı: Ümit Kındab.

Şuan da Ankara Atatürk E.A. hastanesinde yatıyor. Kendisini görseniz ''Bu arkadaş mı Tank'a kafa atıyor'' veya ''Bu arkadaş mı mermilerden korkmuyor'' dersiniz.

Evet, gerçekten de Ümit'le karşılaşırsanız böyle diyebilirsiniz. Ama gerçek böyle değil. Biraz zayıf ve çelimsiz bir görüntüsü var. Fakat, çok büyük de yüreği var.

Ümit Kındab, Genelkurmay önünde 2 bacağından, 3 kurşunla vuruluyor. Bacaklarının biri ağır olmak üzere ikisi de kırık. G-3 denilen teröriste ve düşmana sıkılan silahla vurulmuş vatandaşımız! Yaralı olmasına rağmen, darbeci şerefsizlere taş atmak için çabalarken, bacaklarındaki kırıklar yüzünden, ayakta duramıyor ve yere düşüyor. Rütbeli bir asker de gelip, üçüncü kurşunu sıkıyor. Ümit, bir polis tarafından Ankara Gazi Üniversitesi adı altındaki ahıra!! götürülüyor. Bu ahırda kendisine ve olayda yaralananlara, ''Tayyip Erdoğan için iki bacağını vermeye değer miydi?'', ''Hadi Tayyip'in, seni kurtarsın da görelim'' ve ayağımdaki kırıkların tedavisi için, ''BİMER'e yaz, Tayyip'in sana platin bulsun'', şeklinde gurur kırıcı, tavırlara ve sözlere maruz kalıyor. Sadece Ümit Kındab'a değil, o sırada yaralı halde bekleyen hastalara da ''Sokağa çıktınız diye size mükafat mı verecekler?''şeklinde hayvanca davranış da bulunuyorlar. Aynı zamanda doktorlar, 14 saat geçtikten sonra(Yani darbenin başarısızlığı ortaya çıkınca) Ümit'in ayağındaki yaralar ve kırıkları için müdahalede bulunuyor.

Dehşet gecesi sadece darbeciler ve doktor müsveddelerinden ibaret değil. Bir de İnsanca muameleden bir haber yöneticilerinde tutumuyla devam ediyor.

Hastane'yi ahıra benzetmemin nedeni, içerisinde insanca muamele değil, hayvanca davranışlar da bulunduğu sağlık gibi kutsal ve ulvi görevlerin yapıldığı bir yerde, ülkece olağanüstü bir gecenin yaşandığı anda, makam-mevki, para ve ikbal kaygılarıyla değil, sadece ülke ve millet sevgisiyle vatanı için kurşunlara karşı göğsünü siper etmiş gazi ve şehitlerimize reva görülen insanlık dışı muameledendir.

Saygısızlık, sadece bir doktor müsveddesinin, şerefsiz tavrından ibaret değil. Olayın sıcaklığı azaldığında, hastaneye bir TRT ekibinin geleceği ve hastanede, pardon bu sağlık hizmetinin sunulduğu yerde bir bakanımızın açıklama yapılacağı haberi geliyor. Bu doktor müsveddesi dışında, hastanenin yönetici müsveddeleri de Ümit Kındab ve ailesinin hemen acil servisi boşaltmasını istiyor. Ümit'in annesi ve kız kardeşinin feryat figan ''Nereye gideceğiz'', ''Lütfen bizi yollamayın'' yalvarışlarına rağmen, bu şerefsiz teklifi veren omurgasızlar bir şekilde TRT ekibi ve Bakana durumu aksettirmeden, yaralı Ümit Kındab ve ailesini kapının önüne koyuyor.

Aile, daha sonra kendi imkanlarıyla!!! Başka bir hastaneye, açık yarası ile iki ayağında birçok kırığı bulunan kahraman gazimizi taşıyor. Ümit kardeşimizin durumundan etkilenen oda arkadaşı 15 Temmuz Gazisi Hakan Gül , Ümit'in bir daha benzer bir olay yaşamaması için taburcu durumunda olmasına rağmen, hastanede yatmaya devam ediyor. Çok şükür şimdi emin ellerde yani HASTA-HANE de tedavi altında. Gerçek doktorlara çok teşekkür ediyorum. Ancak şerefsiz doktor benzerlerini ise Sağlık Bakanlığı, Tabipler birliği, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yetkililerine havale ederken, aynı zamanda Cumhuriyet Savcılarını da göreve çağırıyorum.

Ankara'da gerçekten büyük bir travma yaşanmış. Kötü davranışta bulunan (Bazı) hastane personelinin kaba,kırıcı,şerefsiz davranışlarını asla yanlarına kar bırakmamalıyız. Gazilerimiz ve Şehitlerimiz, bugün ülkemiz ayakta ise, ALLAH'tan sonra ki yegane sebebidir.

drhusamettin@hotmail.com

@HusamettinAslan