2014'ü kapatırken

0

2014 yılının son haftasına girerken gelecek senenin daha iyi olması adına kar-zarar hesabını, yani bir yılın muhasebesini yapmak gerekir.

Bir yıl boyunca yaptıklarımız, yapmayı düşündüklerimiz ve yapamadıklarımız ne kadar planlarımızla örtüşüyor, yapmayı planlayıp da başarısız olmamıza sebep olan etkenler; sonradan yapılmasında fayda görülen konular nederdir, hepsi bir bir yeniden değerlendirmeye alınmalıdır. Kısacası koca bir yılın hesabı verilmelidir.

Bir bakıma 2014 yılının muhasebesini yapmak, yapılan hataları göz önünde bulundurmak, onlardan dersler çıkarmak, 2015 yılına daha hazırlıklı girmemizi sağlar.

İnsanın öncelikle hatalarından ders alma tevazusuna sahip olması gerekir. Bunun için de öz eleştiri yapmaktan çekinmeyecek kadar kendine güvenmeli, özgüven sahibi olmalıdır. Komplekslerden arınmış, yaşamın farkında, doğal bir şahsiyet olmalıdır.

Geçmiş ve gelecek arasında "şimdi" köprüsünü kurmuş, şimdi'nin iki zaman dilimi arasındaki önemini kavramış, hayata eleştirel bakmayı öğrenmiş olmalıdır.

Başarı ve başarısızlık hernekadar ölçülebilir mefhumlar olsalar da bazı ölçülemeyen süreç noktaları olabilir. Nereye varacağımızı şimdiden nereye doğru yöneldiğimiz belirse de hayat serüveninde beklenmedik olaylar bizi farklı sonuçlara götürebilir. Bu yüzden istikamet prensibini neye göre ayarlayacağız? Bu yüzden planlarımızın gizli ayarlayıcısı olan "dua"yı da ihmal etmemek gerekir.

Dua kaderi bile değiştirebildiğine göre "dua"nın gücüne inanarak geleceğimizi şimdiden gizli sır ile desteklemek lazım.

On yıl sonra nerede olacağımız sorusu bize oldukça cazip gelebilir, hatta yirmi yıl sonrası daha da heyecan verebilir. Peki yüz yıl sonra nerede olacağımızın sorusu da bize heyecan verebiliyor mu acaba?

Bu sorunun da heyecan verebilmesi için vizyon ve misyonumuzu biraz daha büyüterek yaşamı ve yaşamın bize verdiği sunumları namutenahi perspektiften değerlendirmek gerekir.

Zaman bir at gibidir kontrolü ele alınmaz ise kaçıp gider. Sadece boynuna yuları takmak yetmez, aynı zamanda atın kontrolünün tam elimizde olma iradesine de malik olmak gerekir.

2014 yılı bir şekilde bitiyor, acısı ile tatlısı ile bitiyor işte. Bize kimin dost, kimin düşman olduğunu; kimin hain, kimin bozguncu olduğunu öğretti. Yıllarca içimizde beslediğimiz turuva atlarının ne denli ülkemize ve milletimize zararlı olabileceklerini gördük.

Her anı farkındalık boyutunda yaşamak için zihin egzersizlerine ihtiyacımız var. Akıllı kişi her anını farkındalık boyutunda geçiren kişidir. Farkında olabilmek için elimizde bir hayat kullanım kulavuzumuz olmalı. Klavuz olmadan heyecan vermesi beklenen yüz yıl sonrası hüsran verebilir. Gerçek klavuzdan yoksun olanlara Şeytan'ın ve nefsin kuklaları vasıtasıyla doğrular yanlış, yanlışlar da doğru gösterilebilir.

Sınavlara hazırlıklı olmak lazım. Farkında olmayabiliriz belki, ama her an bir sınavla karşı karşıyayız. Bütün yüzleşmekte olduğumuz sınavlar karşısında duruşumuz bizim kimliğimizi belirler. Gerçek kimliklerin ortaya çıkması içindir aslında başımıza gelen sınavlar. Savaşlar, sınavlar, musibetler, dertler, dermanlar, servetler, makam, mevki, rütbe, ilim, şöhret ve her şey "müminleri ayırdetmesi ve münafıkları ortaya çıkarması için" ayetinin gerçekleşmesine hizmet eder. Ben müslüman'ım demek yetmez. Başımıza gelen bir olay karşısındaki duruşumuz bize gerçek kimliğimizi verecektir.

Zaman ve sabır iki önemli ilaçtır. Bazan önümüze çıkan problemleri vaktinde çözemeyebiliriz. En sağlıklı çözüm zamana sabırla bırakmaktır. Vakti gelince kendiliğinden çözülür.

2014 yılının bitmesi gibi bu hayat da bir gün vaktini dolduracak. Hayatı akıllı ve ferasetli kişilerin tamamladığı şekilde hayırla tamamlamak için nefsin arzularına göre değil de arzu edilen namutenahi yaşamın sahibinin isteğine göre yaşayarak tamamlamak en güzel son olsa gerek.

Ömrünü hayat kullanım kulavuzuna uygun geçirenlere ne mutlu.

Doç Dr. Saim KAYADİBİ

skayadibi@yahoo.com