Demokrat parti iktidarda iken, 27 Mayıs 1960 tarihinde Orgeneral Cemal Gürsel ve arkadaşları tarafından askeri bir darbe yapıldı. Rahmetli Başbakan Adnan Menderes ve iki arkadaşı bu darbeden sonra Yassı Ada’da kurulan ucube bir mahkeme tarafından idam edildi. Yassı Ada da Menderes ve arkadaşlarına yapılan işkence ve zulmün haddi hesabı yoktu. Birçok siyasi erkâna da çeşitli cezalar verildi.
Bundan sonra 27 Mayıs darbesini unutturmamak için bir kanun çıkarıldı ve her yıl bayram olarak kabul edilerek, devlet erkânı tarafından kutlama programları yapıldı.
Urfa’da yıkılan eski vilayet binası önünde bulunan Mustafa Kamal’ın heykeli vardı yine bir 27 Mayıs günü erkânı azim heykelin önünde saf tutmuş ve bir zurna çalmıştı. Askeri ve sivil erkân hazır duruşa geçmiş ve orada bulunanların tümü de onlara uymuştu. O sırada ziraat bankasının önünde idim ve bu ibretlik olayı seyrediyordum. İsteyerek değil istemeyerek bu olaya tanık oldum.
Erkânı azam esas duruşta iken oradan önünde eşeği olan bir hamal geçiyordu. Hamal bir eşeğe bir de onlara baktı tam bir sessizlik hâkim iken sesli bir şekilde eşeğe dürterek her kesin işiteceği yüksek bir sesle " deh eşek oğlu eşek senden daha büyük eşekler de var" diyerek muhteşem bir mesaj verdi ve yoluna devam etti. O hamalı o saatte oraya gönderen ve onun diliyle böyle bir mesajı Allah iletmiş ve hamal buna sebep olmuştu.
1960 Darbesinin üstünden tam 53 yıl geçtikten sonra, 27 Mayıs 2013 tarihinde İstanbul Taksim Meydanında bazı ağaçlar kesiliyor bahanesiyle gezi olayları başladı. İstanbul’da ki başbakanlık ofisini ele geçirmek için harekete geçtiler güvenlik kuvvetlerinin müdahalesi ile başarılı olamadılar ama Taksim Meydanındaki eylem birkaç gün devam etti, hatta çadır kuranlar bile oldu. 27 Mayıslar tesadüf değildi ve birbirinin devamıydı
O sırada İngiliz televizyonu olan CNN bu eylemi, yirmi dört saat aralıksız olarak dünyaya canlı yayın yaptı. Hükümete karşı yapılan büyük bir organize ekip vardı.
Yine o sırada Reisicumhur Sayın Abdullah Gül ile Meclis Başkanı Bülent Arınç gezi olaylarını düzenleyen bazıları ile görüştüler ve hatta hatırladığım kadarıyla bunlardan özür bile dilediler. Adamlar köprüler veya başka yatırımlar yapılmasın diye hükümete talimat veriyordu. Daha neler de neler.
O Tarihte Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Libya’da idi ve bu seyahatini yarıda keserek yurda döndü. Hemen yetkililere emir verdi çadırları kaldırttı ve o kalabalık büyük bir güçlükle dağıtıldı. Ortalığı günlerce yakıp yıkan bu eylemciler ülkeye belki onlarca milyar dolar kadar da zarar vermişti ve halen bu eylemden dolayı yargılanıp hüküm giyenler cezaevlerinde bulunuyor.
Gezi kalkışması, 27 Mayıs darbesi ile aynı benzerlikteydi, farkı askeri bir eylem olmayışıydı. Hükümete darbe yapılmak isteniyordu. Bu olayda devlet adamı olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladık.
İktidar kanadı böyle bir sıkıntı yaşarken ana muhalefet lideri Kemal KILIÇDAROĞLU ise şöyle diyordu,”Bu eylem ülkemizde yapılan en demokratik bir eylemdir.” Bu ifadeyi defalarca söylemiştir.
Ülke bu kadar zarar görmüş iken Ana Muhalefet Liderinin bu söylemini nereye koyabilirsiniz?
Öyle anlaşılıyor ki, eylemcileri sahaya süren Ana Muhalefetin ta kendisiydi, başkalarını kullanarak sivil bir darbe yapılmak istenmişti.
Başta ABD olmak üzere Avrupa Devletlerinin nerede ise tamamı gezi olaylarının arkasındaydı.
Bu yıl da ne olduğu bilinmeyen birçok örgüt mensupları yine sahaya inerek gezi olaylarının bitmediğini ve devam edeceğini ifade ediyorlar Özlemlerini ve yapacaklarını dile getiriyorlar. Açıkça belirteyim ki, siyonizmin kılıcını gözlerini kırpmadan çekmeye devam ediyorlar.
Gezi olayları da bir laboratuvar oldu ve herkesin gerçek niyetini ortaya çıkardı. Bu hamur çok su götürür. Başınızı ağrıtmamak için kısa kesiyorum. Menderes’i idam eden zihniyet yok olmadı utanmadı, arlanmadı ve sıkılmadı. Zulmü alkışlarken bu vahşet verici durum bazılarının dem ve damarlarında dolaşmaya devam ediyor.
Bana bazıları diyor ki, siyasi yazılar yazma, kardeşim bu ülkede yapılanları nasıl görmezlikten gelelim. Siyasetsiz bir dünya var mı? Her liderin eksi ve artılarını yazmaya devam edeceğim. Sadece olanları aktarıyorum. Takdir evvela Yüce Mevla’mın sonra da sizindir.
Kalın sağlıcakla.