2.Çözüm Süreci'nin yol haritası ne olacak?

0

"Halkın çözüm sürecinden beklediği şey, silahların tümüyle terk edilmesi. Böyle bir şey olursa, 2013 Mayıs'ına dönülürse, o zamanki gibi PKK tüm silahlı unsurları Türkiye dışına çıkarıp ülke içinde tek bir silahlı unsur kalmazsa, her şey konuşulabilir. PKK silahı bırakacak, bunun başka yolu yok. Silah bırakıldıktan sonra, niye konuşulmasın barışın şartları içinde? O zaman siyasetin kanalı açılır. Silah konuşmaya başlayınca siyaset hissizleşiyor."

Yukarıdaki sözler Başbakan Davutoğlu'na ait. Davutoğlu, bu sözleri Diyarbakır gezisini değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya geldiği bir toplantıda sarf etti. Ardından kıyametler kopartıldı. İtirazlar havada uçuştu.

Çözüm Süreci'nin başladığı günden itibaren halkın "psikolojik bariyerleri" tedrici olarak kalkmıştı. Ne var ki, PKK, Türkiye halkının toleransını, açtığı kredileri yerle yeksan etti. Bütün bir süreç boyunca elde edilen kazanımların tamamı buharlaşarak havaya uçtu.

Bugün, toplumsal psikoloji açısından 3 yıl öncesinden daha kötü bir noktadayız. Çözüm Süreci denildiği anda refleks gösteren yüzbinler var. Dile kolay, Ceylanpınar'da iki polisin infaz edilmesiyle yeniden başlayan çatışmalarda birçok "fidan" toprağa verildi. Neredeyse her gün ölüm haberleri geliyor. Silahların konuşulduğu, cenazelerin kalktığı ve kanın döküldüğü bir ortamda Çözüm Süreci/Barış demek hiç kolay değil şüphesiz.

PKK'ya güven, deniz seviyesinde!

Neredeyse hiç kimse PKK'nın silah bırakacağına inanmıyor. Halk, operasyonların sürmesini ve terör sorununun sadece askeri anlayışla bitirilmesini istiyor. Özellikle Suriye'de PKK'ya verilen açık çek, "IŞİD'le mücadele ediyor" argümanı üzerinden uluslararası kamuoyunun PKK terörünü görmezden gelmesi ve meşrulaştırması, PKK'nın silah bırakmayacağı tezini kuvvetlendiriyor.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Başbakan Davutoğlu'na, Bakanlara kadar birçok yetkili sürecin bitirilmediğini, "dondurucuya kaldırıldığını" ifade etti. Bir şeyin dondurucuya konulması, o şeyin yeniden kullanılmak üzere çıkartılacağını ima eder. Dolaysıyla Çözüm Süreci'nin her şeye rağmen tekrar başlatılacağı gerçeği çok da sürpriz olmamalı.

Dünya deneyimleri, terör örgütlerinin bitirilme süreçleri ve çatışma çözümleri açısından Türkiye'ye bir çok veri sunuyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinde varlık gösteren terör örgütlerinin nasıl bitirildiğine dair yapılan bir araştırmaya göre, müzakere (siyasi, sosyal) ile bitirilen terör örgütlerinin oranı %85'in üzerinde. Askeri/operasyonel mücadele yöntemi ile bitirilen terör örgütleri oranı ise %15'in altında. Ötesi, askeri yöntemle bitirilen terör örgütlerinin toplumsal desteğinin olmaması ve militan sayılarının çok az olması.

Türkiye, terörle mücadele hususunda çok tecrübeli bir ülke. Özellikle Mayıs 2013'te başlayan Çözüm Süreci'nde elde edilen tecrübeler, bu yola tekrar girilmesi halinde sürecin çökmemesi adına çok önemli avantajlar sağlıyor.

Öyleyse 2.Çözüm Süreci'nde ne yapılmalı, ne yapılmamalı? Yol haritası nasıl olmalı?

1-Bölgeye sürülen paralel yapı mensuplarının tamamı bir an önce başka yerlere gönderilmeli

2-Mutlaka iki masa kurulmalı. Birinci masada silah bırakma, sınır dışına çekilme ve silahların gömülmesi ile ilintili bütün teknik detaylar konuşulmalı. Bu masada sadece PKK (İmralı, Kandil vs) olmalı. İkinci masa da ise anayasal haklar, talepler, Sivil Anayasa ihtiyacı gibi hak ve özgürlük meseleleri konuşulmalı. İkinci masada Kürt halkının kendisi olmalı. Bölgede, İslamcılardan Liberallere, Sosyalistlerden Mütedeyyinlere, Melelere kadar terörle arasına mesafe koymuş, şiddeti reddetmiş bütün farklılıklar olmalı. Bütün fraksiyonlar masanın etrafında kendisine yer bulmalı. Ak Parti'nin kendisi de masada Kürtler için konuşan tarafta olmalı. Zira Ak Parti, Kürtlerden oy aldı ve Kürtleri temsil etmek için yetkindir. Masanın diğer tarafında devlet olmalı. Ak Parti, devlet tarafını temsil ediyormuş gibi oturmamalı. HDP, bugünkü misyonuyla asla masaya oturtulmamalı. Şiddeti, açık bir biçimde reddettiğini kamuoyuna deklare etme, PKK ile arasına mesafe koyduğunu beyan etme koşullarıyla masaya oturturmalı.

3-Süreç içerisinde, PKK'nın bölgede totaliterleşmesine, Kürt halkı üzerinde Kemalizm rüzgarları estirmesine izin verilmemeli. Haraç, mahkeme, asayiş benzeri girişimlerine anında müdahale edilmeli. Çözüm Süreci hatırına bu tür pratiklere asla tolerans gösterilmemeli.

4-Bölgede yeni bir ırkın yetiştiği gerçeği ıskalanmamalı. Bu genç ırkın hiçbir aidiyetinin olmadığı, atasını, ceddini, örfünü, adetini bilmeyen, PKK fikriyatıyla yetişen "yitik" bir neslin var olduğu ıskalanmamalı. Bu gençlerin rehabilite edilmesi için uzun vadeli, tutarlı ve işin tehlikesini kavrar nitelikte ciddi ve kalıcı önlemler alınmalı.

5-Medrese müessesi yeniden ihya edilmeli

6-Bölgenin her alanda çoğulculaşması için alt yapı hazırlanmalı. Siyasi Partilerden, sivil toplum örgütlerine, meslek odalarına, iş adamlarına, medyaya kadar her alanda çoğulculaşmanın önü açılmalı. Bölgedeki bütün alanlarda PKK hegemonyasının olduğu, bunun kırılmaması halinde, PKK silah bıraksa bile, sivil şiddet uygulayarak bölgedeki fikir ve düşünce dünyasını ipotek altına alacağı iyi bilinmeli.

7-Sykes Picot'un 100 yıl sonra yeniden güncellenme ihtimali ve işlevini yitiren sınırların yeniden işlevselleştirilmesi adına sömürgecilerin bu coğrafyanın dokusuyla oynamak için cirit attığı gerçeği hesaba katılarak Çözüm Süreci sürdürülmeli.

8-Ak Partili Kürt Milletvekilleri çok konuşmalı. Sık sık bölgeye gidip gelmeli. Kürtlere kendilerini her anlamda hissettirmeli. Kürt haklarını sadece PKK,HDP konuşuyor algı yanılsamasını mutlaka düzeltmeli.

SONUÇ:

Türkiye, Ortadoğu'da yaşayan bütün Kürtler için cazibe merkezi olabilir.

1-Barzani'nin bağımsızlaşma yolunda sona yaklaşması.

2-Suriye'de PYD'ye verilen uluslararası destek.

3-Kürtlerin 7 Haziran'dan bu yana yaşananlarla PKK'lı bir geleceğin neye mal olacağını net bir biçimde görmesi ve PKK'ya karşı tavır geliştirmesi.

Bu 3 önemli faktör Türkiye'ye çok önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye, bu fırsatları kendi lehine çevirmek için PKK'nın şiddetine bakmadan, hak ve özgürlükler noktasında hızlıca adımlar atar, reformları peş peşe gerçekleştirirse, bölgeselleşen Kürt meselesini sadece kendi ülkesinde değil, bütün Ortadoğu'da çözmüş olur.

2.Çözüm Süreci başlıyor…

Hazır mısınız?