7 AĞUSTOS HALK DEVRİMİ

0

Ankara'dan İstanbul'a doğru yola çıktığımda tarifi mümkün olmayan bir his vardı içimde. Bu his zannedersem darbecileri alt etmenin, yenmenin ya da zalime karşı üstün gelmenin yarattığı kadife bir histi. Zira 7 Ağustos'ta İstanbul Yenikapı'da olmak, halkla biraraya gelmek, onların içine karışmak, "zaferi ortaklaştırmak" ve "içimizde yaşadığımız gururu, 'kutlu bir ırmak'ta birleştirmek" anlamına geliyordu benim için.

Yol boyunca 15 Temmuz öncesini ve sonrasını düşündüm. 15 Temmuz öncesinde yaşadığımız bir çok olayın parçalarını birleştirdim. PKK'nın eylemlerinden Çözüm Süreci'nin baltalanmasına kadar, Oslo Görüşmeleri'nin sızdırılmasından Ceylanpınar'da ukuda olan iki polisin alçak bir saldırı sonucu şehit edilmesine kadar birçok kırılma noktası beni FETÖ'ye götürüyordu.

Dile kolay, kırk yıldır kovana zehirli bal yapan eşek arılarından bahsediyoruz.

Türkiye aleyhine, uluslararası kliklerin namına "İsviçre Çakısı" vazifesi gören bir terör örgütünden bahsediyoruz.

PKK, DHKPC ve IŞİD'i bir "manivela" gibi kullanan, Türkiye'deki Alevi-Sünni, Türk-Kürt ve Sağ-Sol fay hatlarını "kurşun" niyetine Türkiye'ye sıkan bir "ihanet şebekesi"nden bahsediyoruz.

Rus Uçağını düşürtüp Türkiye ile Rusya'yı savaşın eşiğine getiren, Roboski'de masum halı bombalatıp Kürt halkı ile devleti/iktidarı karşı karşıya getirerek duygusal kopuş yaşanmasını arzu eden, Çözüm Süreci'ni baltalamak için PKK'ya vaatlerde bulunan, istihbarat bilgileri veren, Süreç içerisinde kendisine bağlı bürokratlar, asker ve polisler mağfiretiyle silahların dağlardan şehirlere indirilmesinde lojistik destek sağlayan ve istihbarat bilgileri paylaşan "alçaklar"dan bahsediyoruz.

Kendisine verilen görevi, kulağına üflenen sufleyi ve kafasına vurularak verilen emirleri ifa getirmek hususunda herşeyi göze alabilen, değersiz, köksüz, milletsiz ve aidiyetsiz bir "meczuplar ordusu"ndan bahsediyoruz.

Büyük Millet Meclisi'ni bombalayan, halkın üzerine tank süren, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı alıkoymak için helikopterlerle "iradesiz robotlarını" Marmaris'e indiren ve ülkeyi ele geçirip "Coni"ye kırmızı halılarla teslim etmek isteyen uluslararası "masonik bir yapılanma"dan bahsediyoruz.

7 Ağustos'ta sağcısından solcusuna, Alevisinden Sunnisine, Kürdünden Türküne kadar tüm Türkiye halkı, işte bu terör örgütünü yenmenin haklı gururunu yaşamak için 81 ilin tamamında meydanlara indi.

7 Ağustos, yenilgi yenilgi büyüyen zaferlerin zirvesiydi!

7 Ağustos; zalimlere karşı zafer kazanmış bir milletin gala gecesiydi.

7 Ağustos; "bir daha asla bu ülkede operasyon çekemezsiniz" haykırışıydı.

Kendi ülkesinde bir saldırı olduğunda tüm dünyayı ayağı kaldıran, kendi vatandaşına bir saldırı olduğunda bütün dünyadan tavır ve kınama bekleyen ama 240 şehit, 2000 gazinin olduğu, ayan beyan ortada olan bir darbe girişiminde bile üç maymunu oynayan Batı kamuoyuna karşı dik duruşun sembolüydü 7 Ağustos!

Muhalefeti ve iktidarıyla, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve Yargı Başkanlarına varıncaya kadar tüm devletin ve siyaset kurumunun yekvücud olarak halkın yanında, darbecilerin karşısında saf tutması bir dönüm noktasıydı.

İlerleyen zamanlarda tarih kitapları 7 Ağustos'u "Halk Devrimi" olarak yazacak kuşkusuz.

7 Ağustos, zabıtlara "kendi göbeğini kendisi kesen bir milletin şahlanış günü" olarak geçecek.

15 Temmuz gecesi darbeyi püskürtmek için tankların, namluların karşısına dimdik dikilen, sonraki günlerde de meydanlarda demokrasi nöbeti tutan milyonlarca kişinin bütün siyasal kimliklerini bir kenara bırakarak başta Yenikapı olmak üzere tüm Türkiye'de meydanları doldurması, 7 Ağustos'un tarihteki adını "Halk Devrimi" yaptı.

Ancak "darbe girişimi tam bitti" demek için henüz erken.

Tehlike devam ediyor.

Karşımızda "kullanışlı bir terör örgütü" var. Bu örgütün himayesine girmekte hiç tereddüt etmeyen "IŞİD, PKK, YPG, DHKPC" gibi terör örgütleri var.

Her canı sıkıldığında Ortadoğu'ya ve Müslüman Ülkelere "demokrasi götürüyorum" diyerek giren, ancak bu coğrafyaları sömüren, koloniler kuran, İngiliz, ABD ve İsrail koalisyonuna ve NATO'ya, Türkiye'ye müdahale etmesi için zemin hazırlamak için davetiye bekleyen "ihanet şebekeleri" var.

Uyanık olmak olmak zorundayız!

İstihbarat birimlerimizi daha da güçlendirmek, güvenlik güçlerimizi iç ve dış tehditlere karşı daha donanımlı hale getirmek durumundayız.

Türkiye'de bundan sonra kaşınması muhtemel olan muhtemelen olan Alevi-Sünni, Türk-Kürt fay hatlarını, provokasyon ihtimallerini, canlı bomba olasılıklarını dikkatle izlemek, herhangi bir karşıklık yaşanmaması için önlemler ve tedbirler almak zorundayız.

Başta Yenikapı olmak üzere 81 ilin tamamında meydanlara akın eden halkımız, Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanımız İsmail Kahraman, Başbakanımız Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli, 7 Ağustos'ta verilen "Büyük Aile Fotoğrafı" nedeniyle büyük bir teşekkürü hak ediyor.

7 Ağustos'ta Türkiye bir tarih yazdı.

Ortada Batı'nın istediği Darbe değil, halkın yaptığı Devrim var.

Bu gurur benim, senin, onun, herkesin, hepimizin, tüm Türkiye'nin...

Kutlu olsun!

Kutlu olsun, 7 Ağustos Halk Devrimi