Doç. Dr. Saim KAYADİBİ
skayadibi@yahoo.com
Türkiye tarih yazacak bir seçime giriyor. Bu seçimin sıradan bir seçim olmadığı henüz tam olarak kavranılmış değil sanki.
Bu seçimin sıradan bir seçim olmadığını hepbirlikte 8 Haziran günü göreceğiz. Milli Mücadele döneminde nasıl ki Kürt, Türk, Laz, Arap demeden kazma, kürek, balta, çifte, sapan, taş, elimizde mevcut olan neyimiz varsa ülkemizi istila etmek isteyen yedi düvele karşı mücadele ettiysek şimdi de aynı mücadeleyi "OY" ile yapacağız.
Bunu ferasetle yaparsak, bizi bir asırdır çepeçevre saran, fakat farkında olmadığımız entellektüel kölelikten, sessiz hegemonyalardan kurtulup, bize yabancı ne varsa hepsini tarihe gömüp, gizli ve açık zincirleri kırıp parçalayabiliriz.
Bu seçim neden bu derece önemli?
Önemli, çünkü, 11 seçimdir ilmek ilmek örülen demokratikleşme, özgürleşme, özümüze dönüş ve özgüven inşası çabalarımızın kemale ermesi için yapılan Kurtuluş Savaşıdır da ondan.
Bu seçim kaybedilirse, ilmek ilmek örülen bir yün kazağın son düğümü atılmadan bırakılması gibi, canla başla gerçekleştirilen bütün kazanımlar daha hızlı bir şekilde milletimizin elinden çıkıp, yok olup gidecektir.
Başımızı iki elimizin arasına alıp "ah" çekmeler yaşanacak, hatırlanmak istenmeyen zulümler, baskılar, IMF'ye el açmalar, Batılılar'ın önünde elpençe divan durmalar başlayacak, kısacası modern kölelik devam edecek.
13 yıldır canla başla emek verilerek örülen kazanımlarımızın son düğümünü de atmak zorundayız. Yoksa birbuçukluk oy oranları ile iktidar olma rüyası gören kardeşlerimiz çok pişman olacaklar ve bu vebali de asla ödeyemeyeceklerdir. Bir zamanlar II. Abdülhamid'e karşı özgürlük naraları atıp, daha sonra pişmanlık eserleri yazanlar gibi olmayalım.
Şu kıritik zamanda ülkeyi selamete çıkaracağına inandığımız Erdoğan ve Davutoğlu ekibine yardımcı olalım. Artık geriye dönüş olmadığını The New York Times'a da The Guardian'a da içimzdeki ve dışımızdaki düşmanlara da gösterelim. Ergenlik psikolojisi ile hareket etmekten kurtulup ülkenin selametine kafa yoralım.
Ey, SP ve BBP içerisinde hala feraseti körelmemiş, vicdan sahibi kardeşlerim, uyanın artık! Siz CHP ve HDP'den farklı olduğunuzu en azından şu kritik seçimde gösterin. Yedi düvel, içimizdeki hainleri ile birlikte her yönden saldırıya geçmiş, siz hala seccadenin üzerindeki sineklerin cinsiyeti ile meşgulsünüz.
Uyanın ve içinizde bir türlü sakinleştiremediğiniz üstünlük sanrılarından kurtulun. Gücü ve kuvveti veren Allah'tır. Size bu güç ve kuvvet verilmedi ise kendinizi bir muhasebeye çekin. En azından iyilere destekçi olun. Parti taassubu sizi öyle körleştirmiş ki, düşmana hizmet etmeyi ibadet beller olmuşsunuz.
Fatih Erbakan'ı dışladığınız gibi, öze ait ne varsa atmış, Beşşar Esad ile görüşerek, Paralel'den medet umarak çocukça "ne oldum delisine" bürünmüşsünüz.
Rahmetli Erbakan hocanın yürek verdiği İslam Alemi'nin mazlum halkları Arakan'dan, Somali'ye, Filistin'den Doğu Türkistan'a kadar, dünyada bütün ezilmişler son umut olarak gece gündüz AK PARTİ için dua ederken siz nasıl bu derece kin ve nefretle körleşebiliyorsunuz?
Menfaatperestler gibi, iyigün dostu Erdoğancılar'dan değiliz. Biz zor günde de, iyi günde de aleyhimize bile olsa, hep Hakk'ın ve Ümmet'in selametinin mücadelesini verenlerin yanındayız. Erdoğan ve Davutoğlu, II. Abdülhamid gibi etrafını sarmış tek dişi kalmış canavarlarla mücadele ediyor, bu gerçeği görelim artık
AK Parti'ye karşı şahsi problemleriniz olabilir, çok istediğiniz bir işe onay çıkmamış olabilir, küresel bir aktör olarak aldığı kararları anlayamamış, içinize sindirememiş olabilir, yada henüz sağlıklı okuma yapabilecek durumda olamayabilirsiniz, gurubunuzun yada partinizin prensiplerine aykırı gibi gelebilir, fakat her ne olursa olsun bu seçimde oylar AK Parti'ye verilmek zorunda.
Artık basit, çıkar kavgaları, parti fanatikliğinin zamanı değil. Particilik yapılacaksa, yine de seçimden sonra yapılmaya devam edilebilir, ama şimdi, sadece Türkiye'nin değil bütün Müslümanlar'ın Kurtuluş Savaşı olacak bu seçim.