ABD, VİETNAM'LA NEDEN BARIŞIYOR?

0

Türkiye'de, Müttefikimiz ! ABD'nin düşmanı olarak bildiğimiz "Rambo ve Good Morning Vietnam'' filmleri ile aşina olduğumuz Vietnam, ABD ile yeni bir döneme giriyor. 1965-1973 yılları arasında 8 yıl süren ABD-Vietnam mücadelesi, ABD'nin 150 yıllık tarihinde ilk defa halk tarafından anlamsız ve amaçsız görüldü ve federal hükümete karşı halk başkaldırı da bulundu. 1965 senesinde Başkan Johnson, Viet Minh gerillalarının gücünü yok ederek, Kuzey Vietnam'ı müzakere masasına oturtabilmek için, yaklaşık 3 yıl sürecek bir bombardımana başladı. Fakat bombardımanlar da istenen neticeyi vermedi. ABD 1965'de Güney Vietnam'a 80.000 asker daha gönderdi. Daha sonra bu sayı 600.000 askeri buldu. Gençler, savaşın ve oradaki ölümlerin nedenini anlayamıyordu. ABD'nin Avrupalı müttefikleri de bu savaşı uygun bulmuyordu. Zira ABD'nin kimseye danışmadan girdiği bu macera kendilerini de işin içine çekebilirdi. ABD bu durumu Güney – Doğu Asya ve Asya Pasifiği kendi milli menfaatlerinin hayati bir bölgesi olarak görüyordu. Zira yüzyıllarca Çin tarafından yönetilen Kuzey Vietnam'ı Çin'in bir uzantısı olarak görüyor, Çin'in Tibet'i işgali, Hindistan'a saldırması ve kendi atom bombası yapmasını ciddi tehdit olarak algılıyordu.

Çin'in Vietnam'a hakim olması durumunda bölgede yaşan Çin azınlıklarının da harekete geçmeleri işten bile değildi. ABD'nin yaptığı yardımların da azalmasıyla Güney Vietnam güç kaybediyordu. Bu durumdan yararlanan Kuzey Vietnam, Güney Vietnam'a karşı saldırılara geçti. 30 Nisan 1975'de başkent Saygon'un komünistlere teslim olması ile 30 yıllık bir mücadele sonrası bütün Vietnam komünistlerin kontrolü altına girmiş oldu.

Böylelikle yepyeni bir dönem açıldı. ABD'nin bundan böyle dünyanın neresinde olursa olsun Vietnam örneğindeki gibi savaşlara girmeyip, müttefiklerine Amerikan askerini kullanarak değil, ekonomik ve askeri yardım suretiyle destek olma kararı aldı.

ABD-Vietnam İlişkileri

ABD, Vietnam savaşında 55.000 kişilik kayıp yaşadıktan sonra, kaybedilen imajı 1. ve 2. Körfez Savaşları ve Afganistan işgali ile yeniden tesis etti. Şimdi yeni stratejisini Ortadoğu'dan, Asya'ya çevirdi.2001'de eski Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın ASEAN zirvesi münasebetiyle başlayan ilişkiler daha sonra, 2005 yılından Vietnam Başbakanı'nın, Başkan Bush'u ziyareti ile başlayarak devlet başkanları düzeyinde karşılıklı olarak devam etmiş, özellikle askeri eğitim ve araştırma konularında işbirlikleri yapılmıştır. Ayrıca Vietnam'da insan hakları ihlalleri konusunda bir takım araştırmalarda bulunulmuştur.

ABD ve Vietnam arasında savunma politikası diyaloğu (Defence Policy Dialogue-DPD) oluşturularak teknolojik desteği temelinde yeni bir atılım oluşturulmak istenmiştir. Böylelikle Çin'e karşısiyasi güvenlik ilişkileri artırılmak istenmiştir. Bunun karşılığı Temmuz ayında ABD ile Vietnam arasında imzalanan nükleer işbirliği antlaşmasıyla resmen fiili duruma geçilmiştir. Bunun dışında ABD, 85-90 milyonluk bir Vietnam pazarına ticaret ve yatırım yoluyla ilişkilerin güçlendirilmesi anlaşmalarını yürürlüğe koymuştur. Lakin ABD'lilerin gözden kaçırdığı bir detay söz konusudur. Zira, Vietnamlı tüccarlar, ticaret konusunda oldukça başarılıdır.

Bu anlaşma ile Vietnam'ın Çin'e olan bağımlığının azaltılması istense de, ABD açısından Vietnamlı tüccarlar cari açığa sebebiyet verebilir. Bunun yanında "People to People Cooperation" doktrini ile iki ülke arasındaki bağların da kuvvetlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle yukarıda bahsettiğimiz tarihsel travmayı ve anti-Amerikancılığı minimize etmeye çalışılmaktadır.

ÇİN Etkisi

ABD-Vietnam ilişkileri, ülkemizde ve dünyada çok dikkat çeken bir konu başlığı olarak görülmektedir. Özellikle Çin'i çevirme politikası yürüten ABD, önce Tayland'ı Çin'e yakın iktidarı askeri darbe marifetiyle devirdi. Ardından Japonya ve Filipinler'le birlikte Pasifik'te Çin'e karşı –tatbikatla ve balıkçılar üzerinden- gözdağı veriyor. Vietnam ile en son yapılan nükleer işbirliği ise bu kutuplaşmanın diğer bir yüzü.

Diğer yandan Çin, bölgedeki varlığını sadece askeri/gövde gösterisiyle kalmayıp, sivil ve ekonomik açılımlarıyla da gösteren Çin "Haiyang 981" isimli yüzer petrol sondaj istasyonunu Vietnam sınırına gönderdi. Bu durum Batı medyası tarafından bölgesel hak iddialarında yeni bir anlayışın ortaya konulması olarak yorumlanıyor.

Bir diğer önemli ekonomik unsur ise Çin'in son yıllarda uluslararası ticarette Amerikan Doları (US $) yerine, Çin Yuan'i (CNY - Renminbi) ile fiyatlamaya başlaması. İki ülke arasında ekonomik sorunların çoğu, kur politikasından kaynaklanıyor. Çin'in çoğu Amerikan Doları olan döviz rezervi 3 trilyon doların üzerinde. ABD'nin yapacağı bir hamle ile elindeki döviz rezervinin sadece bir kağıt mertebesine düşmesi durumunda Çin, durumunun ne olacağını düşünerek yeni bir dünya parası istiyor. Ve bu paranın da CNY olması için ciddi uğraş veriyor. 2009 senesinde "Sınır Ötesi Yuan Ödeme Planı" açıklayan Çin, parasının konvertible (diğer paralara çevrilebilir) olması için yoğun bir gayret içinde. Birçok yatırımcıya göre 2016'ya kadar konvertible olacak CNY'nin, 10 yıl içinde de Amerikan Doları ve Euro ile birlikte rezerv para olacak. Bu yazının kaleme alınmasında değerli bilgilerine başvurduğum Çin Uzmanı Serpil Kılıç'a teşekkür ederim