Küresel ekonomide ABD varlıklarının ağırlığı, hisse senedi piyasalarında yaşanabilecek olası dalgalanmaların dünya genelindeki etkilerini gündeme taşıyor.
Söz konusu dinamikler, küresel büyüme ve finansal istikrarın seyri açısından belirleyici unsurlar arasında değerlendiriliyor.
AA muhabirinin Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından yayımlanan 'Başekonomistler Görünümü Ocak 2026' raporundan derlediği bilgilere göre, küresel piyasaların geçen yılki seyrini yapay zeka alanında öne çıkan şirketlerin etkisiyle ABD hisse senetlerinde yoğunlaşan yükseliş belirledi.
Hisse senedi getirilerinin büyük ölçüde 'Muhteşem Yedili' olarak adlandırılan ABD'li teknoloji devlerinde toplanması dikkati çekerken bu şirketlerin endeksin toplam piyasa değeri içindeki payı, Kasım 2022'deki yaklaşık yüzde 20 seviyesinden yaklaşık yüzde 35'e yükseldi.
Öte yandan, bu dönemde kripto paralar gerilerken altın yüksek belirsizlik ortamının etkisi ve güvenli liman talebinin desteğiyle 1979'dan bu yana en iyi yıllık performansını sergiledi. ABD doları ise nisanda başlayan düşüş seyrini durdurarak diğer büyük para birimleri karşısında değer kazandı.
Başekonomistlerin çoğu 2026'da yapay zeka hisselerinde düşüş bekliyor
Raporda yer alan ve 19 Kasım ile 3 Aralık 2025 arasında gerçekleştirilen ankete katılan başekonomistlerin yüzde 52'si ABD'de yapay zekayla ilişkili hisselerin 2026'da değer kaybedeceğini öngörürken yüzde 9'u bu anlamda belirgin bir düşüş bekliyor. Katılımcıların yüzde 40'ı ise bu hisselerde değer artışının süreceğini değerlendiriyor.
ABD'deki diğer hisseler için ise ekonomistlerin yüzde 58'i yatay seyir veya değer kaybı öngörüyor.
Öte yandan, ABD piyasasına yönelik kaygılar, Çin ve Avrupa piyasalarındaki iyimser beklentilerle karşıtlık oluşturuyor. Katılımcıların yüzde 68'i Çin'deki yapay zeka hisselerinde, yüzde 59'u ise 2025'te güçlü performans sergileyen Avrupa hisselerinde yükselişin sürmesini bekliyor.
Diğer varlıklara bakıldığında, katılımcıların yüzde 54'ü altının 2025'te zirvesini gördüğünü düşünüyor. Ekonomistlerin yüzde 46'sı değerli metalin bu yıl daha da değerleneceğini tahmin ediyor.
Kripto para tarafında ise katılımcıların yüzde 62'si değer kayıplarının sürmesini bekliyor. 10 Ekim 2025'te yaşanan çöküş, kripto para ekosisteminin geneline ilişkin zayıflıkları ortaya koyarken bu gelişmenin ardından bitcoin yalnızca 2 ay içinde değerinin dörtte birini yitirmişti.
Bununla birlikte, katılımcıların yüzde 54'ü doların aşağı yönlü seyrini sürdüreceğini öngörüyor.
BIS, ECB ve IMF'den uyarılar
Rapora göre, değerleme düzeyleri ve yatırımcı davranışları 'varlık balonu' riskini gündeme getiriyor.
Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) konuya ilişkin araştırmasında, ABD hisse senetleri ile altının tarihsel olarak 'balon' dönemleriyle ilişkilendirilen örüntüler sergilediklerini, bu varlıkların son 50 yıldır ilk kez paralel biçimde güçlü yükselişler kaydettiğini ortaya koydu.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) da son finansal istikrar raporunda ABD'deki büyük teknoloji şirketlerinin hisse senetlerinde görülen aşırı yüksek değerlemelerin 'Fear of Missing Out' olarak bilinen 'FOMO' yani günceli kaçırma korkusundan beslendiğini vurguladı. Ayrıca banka, olası olumsuz gelişmelerin keskin fiyat düzeltmelerini tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Uluslararası Para Fonunun (IMF) ekim ayındaki Küresel Finansal İstikrar Raporu ise piyasalardaki rallinin 'Muhteşem Yedili' etrafında yoğunlaşmasının riskleri artırdığını belirtti. IMF'ye göre, bu şirketlerden birkaçında yaşanabilecek olumsuzluk, küresel hisse ve tahvil piyasalarına yayılma riski taşıyor.
Güçlü karlılık ve reel yatırımlar endişeleri hafifletiyor
Raporda yer alan bilgilere göre, yapay zeka alanındaki hızlı büyümenin 'balon' olduğu görüşüne karşıt güçlü argümanlar da sunuluyor. Buna göre, 'Dot-com' döneminden farklı olarak, önde gelen yapay zeka şirketleri yüksek karlılık seviyelerine ulaşmış bulunuyor.
Güçlü kar artışları hisse fiyatlarındaki yükselişi desteklerken, veri merkezleri ve altyapıya yönelik kayda değer reel yatırımlar da yapılıyor.
Bu şirketlerin fiyat/kazanç oranları, gelecek birkaç yıl boyunca kesintisiz büyüme beklentisini yansıtıyor, ancak bu seviyeler henüz 'Dot-com balonu' dönemindeki bazı zirvelerin altında kalıyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve IMF de tarifelere bağlı olarak öne çekilen faaliyetler hariç tutulduğunda bile yapay zekaya yönelik sermaye harcamalarının 2025'te ABD ekonomik büyümesine ciddi katkı sağladığını vurguluyor.
ABD borsalarındaki olası bir çöküşün maliyeti 35 trilyon doları bulabilir
Rapordaki ankete göre başekonomistler, birtakım varlık fiyatlarında yaşanabilecek düşüşün olası küresel etkilerini değerlendirdi. Bu çerçevede, ABD'nin küresel ekonomi içindeki merkezi konumu özellikle öne çıktı.
Katılımcıların yüzde 74'ü, ABD'de yapay zeka varlıklarında yaşanacak önemli bir değer kaybının küresel ekonomi üzerinde yaygın etkileri olacağını öngörüyor. Yüzde 26'sı ise bu etkinin daha sınırlı kalacağını düşünüyor.
Benzer bir değerlendirmenin yüzde 63 ile ABD'deki diğer hisseler için de geçerli olduğu ifade ediliyor.
Raporda, ABD hisse senedi piyasasında yaşanabilecek olası bir çöküşün 35 trilyon dolara varan kayıplara yol açabileceği belirtilirken bu kapsamda IMF eski başekonomisti Gita Gopinath'ın bir değerlendirmesine atıfta bulunuldu.
Söz konusu değerlendirmede, dot-com çöküşüyle aynı büyüklükte bir piyasa düzeltmesinin ABD hanehalkının servetinde 20 trilyon doların üzerinde bir kayba yol açabileceği belirtildi. Küresel yansımaların da benzer ölçüde ağır olacağı ifade edilen değerlendirmede yabancı yatırımcıların ise 15 trilyon doları aşan kayıplarla karşı karşıya kalabileceği belirtildi.
Doların değerinde belirgin bir düşüş yaşanması halinde ise katılımcıların yüzde 66'sı bu durumun yaygın etkileri olacağını öngörüyor.
Buna karşın altın, kripto para, Çin ve Avrupa'daki hisseler söz konusu olduğunda katılımcıların çoğu etkinin sınırlı kalacağını düşünüyor.