Acıma

Merhamet özelliği insana; insan olma niteliklerini kazandıran bir özelliktir. Aslında Allah’ın yarattığı bütün canlılarda bu özellik var. Ancak konumuz insandaki acıma özelliğidir. Bu özellik, bizi yaratan ve donatan Allah tarafından insan olmamızı sağlayan özelliğimiz olarak bize bir nimet olarak verilmiştir. Meşhur bir sözümüz vardır: “Merhamet etmeyene merhamet edilmez!” Allah; Hz. Resulü için: Biz seni ancak âlemlere

rahmet olarak gönderdik!” buyurur.

Bir adam Hz. Resulüllah’ın torununu öptüğünü görür ve şunu itiraf eder: Ben şimdiye kadar hiç çocuğumu öpmedim!” Allah’ın seçkin elçisi şöyle cevap verir: ”Allah senden merhameti almışsa ben ne yapayım?” Şimdi anlatacağım olay da bu gerçeğe dikkatimizi çekiyor: “Busra’ da Ta’ yy kabilesi Müslümanlara karşı gelmişti. Hz. Ali bunların üzerine gönderildi. Reisleri kaçtı. Hz. Ali de esirleri Medine’ye getirdi. Cömertliği ile meşhur Hatem’in kızı da esirler arasında idi. Hz. Peygamber’e gelerek:

– Ya Resulüllah! Babam öldü. Tek akrabam olanlar da kaçtı. Hürriyetimi satın alacak fidye param yok. Senin mürüvvetine sığınırım. Babam cömert bir adamdı, esirleri kurtarır, kadınları korur, fakirleri besler, düşkünlere yardım ederdi!” dedi. “Ben öyle bir adamın kızıyım!” Hz. Peygamber:

– Senin baban, İslam fazileti üzere bir adamdı.

Dedikten sonra etrafındakilere:

– Hatem’in kızı serbesttir, babası insanlık sever bir adamdı. Allah merhametli olanları sever ve mükafatlandırır!” dedi.

Kıza giyecek ve yol harçlığı vererek gönderdi.” (Siyer-i Nebi-Osman Keskioğlu)

Ülkemizde maddi sıkıntılar yaşayan kardeşlerimize merhamet edip yardım etmemiz gerekir. Şu anda ekonomik sıkıntılar nedeniyle kıvranan kardeşlerimizi görmezlikten gelmek merhametsizlik olur! Hayat şartları ortada! Bir asgari ücretli kardeşimizi düşündüğümüzde; bu kardeşimiz ev kirası mı verecek, çocuğunun okul masrafını mı karşılayacak; aile bireylerine üst baş mı alacak; çocuk mu evlendirecek, gıda ihtiyacını mı karşılayacak bu parayla?

Bir emekli kardeşimiz de aynı sıkıntıları yaşamaktadır.

Bu kardeşlerimize yardım etmemiz gerekmez mi? Yani onların derdiyle dertlenmek gerekmez mi? Empati yapmak gerekmez mi? Hemdert olmak gerekmez mi?

“Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir!” hadisi ise çok çarpıcıdır. Tokun açtan haberinin olması yanı ihtiyaç sahibi olmayanın ihtiyaç sahibi olana yardım elini uzatması ya da çalışmasının karşılığını geciktirmeden vermesi gerekir. Çünkü; “İşçinin ücretini teri kurumadan verin!” hadisi de Müslüman bir toplumu ve işverenleri (resmi veya özel) ilgilendiren ve sınava tabi tutan bir hadistir. Yani dünya sınavını başarıyla vermenin önemli bir ayağıdır.

Asgari ücret tespit komisyonunda resmi üyeler olmamalı ve deyim yerindeyse mücadele işçi ile işveren arasında geçmelidir. Hayat standartlarına uygun emeklilere de iyileştirme yapılması gerekir.

Merhametli olmak merhamet olunmayı gerektirir.