Adaleti çiğneyen, Allah'a muhalefet etmiştir. Âdil olmayanın tavrı Rabb'ın saltanatına savaş açmaktır. Yaratıcının, imtihan gerçekleşsin diye bize sunduğu 'irade' tasvirinin şekil alması için, tüm yaratılış, adalet ahengiyle desenlenmiştir. Adalet, kılıçtan keskin, o İlahi emir olması hasebiyle kesindir. Lamı cimi yok, bir tarafa çekilemez, yontulamaz, budanamaz, üzerinde milim kadar operasyon yapılamaz…
Kerim kitabımız incelendiğinde, adalet fermanı o kadar net bir ilahi mesaj olarak emredilmiş ki, bunu algılayabilsek, idrak etme potansiyeline ulaşabilsek ve bunu yaşama kapasitemizi keşfedebilsek yüreğimiz cenneti her an yaşarcasına gümbür gümbür nabızlara meydan okur…
Maide Suresi'nde Âlemlerin Rabbı, Esmaül Hüsna'yla isimlenen Allah azimuşşan şöyle buyururlar: '' …Adaleti gerçekleştirenlerden olun… , …adaleti yerine getirmede örnek olun… , bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin… , …adil olun, Allah'ı dinleyin…'' ve daha nice ayet-i kerimede bu mutlak uyarıyı yapar. Yazıklar olsun, vahlar olsun emre muhalefet edene, nefsi için, makam için, rütbe için, akçe için Allah'ı karşısına alıp adaleti çiğneyene…
Ne için adalet? Sorarım evvel kendime, sonra yine kendime ve sesime kulak veren her nefse. Ne için adalet! Kim için adalet! Daha iyi arabalara binip, iyi esvaplar üzerimizden geçirip, milletin, garibin, fakirin rızkını çalıp çırpmak için mi ''…elim azap''ın fermanını yayan Allah'a şükürler olsun. Adaleti çiğneyenlere yazıklar olsun…
Çürüyecek etini, küflenecek kefenini nasıl da unutuyor insan nasıl da. Rahman'ın vaadini nasıl da reddederek öteliyor insan nasıl da.
Kulak verin, gönül verin, ruh verin, can verin şu kutlu hakikate: ''Ey inananlar, ananız, babanız ve yakınlarınız aleyhine de olsa, Allah için tanıklık ederken adaleti gözetin…'' Yalnız, şu kısma dikkatinizi çekerim ki; ''…ey inananlar…'' diye hitap ediliyor! Allah'a inandığını söyleyip de, maddeye, paraya, güce, şöhrete, gösterişe tapanları kastetmiyor bu uyarı… Suphanallah!!! Ne kadar enteresan… Ne kadar düşündürücü… Düşünen kim… Anca düşünceye kadar…
Bırakın sıradan bir bürokratı, sıradan bir memura bile yalakalık edenlere ne demeli, ne etmeli, hangi aşağılayıcı sıfat layık ki bu dalkavuk kılıklı ucubelere… Ve yalakalık yapılan Firavun türevi zavallılara ne demeli ki… İlahi mesajı algılayamamanın cezası yeter onlara demek geliyor içimden, sonra içimin içinden, kendimden kaçarak kendimin mimarına sığınıyorum büyük konuşmaktan…
Ahlak ne kadar elzemse, adalet o biçim gerekli. Güneşsiz bir dünya düşünülemeyeceği gibi, adaletsiz ve ahlaksız bir dünyanın tahayyülü kafire köpek olmanın yan sanayisidir…
Adalet imanın ta kendisidir. Merhamet ve adalet ruh ve beden gibidir. Şuursuzluk halidir adaletsizlik. Bir ayyaşın cinnet geçirip de ailesini doğraması her ne ise, bir insanın, bir Müslümanın adaletsizliği de budur. Adaletsizliğin izahı, izansızlıktır.
Son sözü yazıp susalım ve adalet güneş gibi parlayınca değin. Ey Muhammed de ki: ''Allah'ın bana indirdiği Kitabı tebliğ etmem ve aranızda adaletle davranmam buyurulmuştur…''
Zulümden ve küfürden sığınırım İslam'ın adil hükümlerinde…
UNUTMAYIN! Adalet, Allah'ın yeryüzündeki saltanatıdır…
O saltanatın anayasasında izhar edilmiştir huzur…