Ademler ve Havvalar

0

ARADAKİ temel benzerlik sadece insan olmaktır. Yanlış anlamadınız gerçekten kadın ve erkek arasında ki tek ortak özellik insan olmalarıdır. Bu benzerlik önemsenmeyecek nitelikte, öylesine bir şey değildir. İnsan olmak dendiği zaman içine bir sürü deryalar sığar. Tek ki hakkını verebilelim insan olmanın. Bilindiği üzere yenidünya düzeninde kadın ve erkek hayatlarını birleştirmeye karar verdiği zaman, aralarındaki benzerlikleri daha farklı boyutlara çekebilmektedir. Mesela farklı beklentiler içine girip eşler birbirini mutsuz edebilmektedirler.

Bir kadın ve bir erkek, ne fizyolojik olarak, ne biyolojik, ne de ruhsal olarak birbirine benzerlik gösterirler. En basitinden kadının vücudunda salgılanan hormon ile erkeklerde salgılanan hormonel yapı bile büyük oranda birbirinden farklılık göstermektedir. Yaşam tarzı, beklentiler, hayata bakış açısı, düşünme şekli de kadın ve erkek de farklı şekillerde tezahür eder. İşte bütün bu dinamikler, iki farklı insan yapısının varlığını daha fazla detaylandırmaktadır.

Daha çocuk yaşlarda şekillenen erkek ve kadın kimliği zaman içinde insanın eğilimlerini, ihtiyaçlarını belirler. Bir kız çocuğunun ve erkek çocuğunun oynadığı oyunlar bile farklılıklar göstermektedir. Bu nedenler kadın ve erkek kimliği daha çocuk yaşlarda şekillenmektedir. Zaman içinde kadın kadın olarak, erkek de erkek olarak hayatını sürdürebilme yeteneği kazanmaktadır. Fakat kadın erkeğin erkek olmasını engellemeye çalışan, erkek de kadının kadın olmasını engellemeye çalışan tutum ve davranışlar sergileyebilmektedir. Bu şekilde yaşanan çift ilişkilerinde zaman içerisinde problem yaşanması kaçınılmazdır. Kadınlar eşlerinden kendi kimliklerine benzer şekilde davranmasını beklediği zaman, erkeklerde eşlerinden kendi kimliklerine benzer özellikleri göstermesini beklediği zaman, iletişim kopukluğu ve ilişkinin zedelenmesi söz konusudur.

Bu durum da evliliklerini sürdürmeye çalışan çiftler kendilerini genellikle, sebebini bilemedikleri bir nedenden ötürü anlamsız tartışmalar içine girerken bulurlar. Bu tartışmaların sayısı ve şiddeti artmaya başladıkça da şiddetli geçimsizlik olur. Bu nedenle çiftler kendi aralarında yaşadıkları problemin nereden kaynaklandığını problem bulmak zorundadır. Çünkü problemin kaynağını bulmak, çözüm yolu aramaya başlamak demektir. Birbirlerinin kimliklerini zedeleyerek çatışma yaşayan çiftlerin ilişkilerini sürdürebilir olmaya yönelik yaşamaları hiç de zor değildir.

Mesela en basitinden bir kadının eşinden kendisine çiçek almasını beklemesi alabildiğine kadınsı bir özelliktir. Erkeğin de eşini mutlu edebilmek için çiçek alması alabildiğine erkeksi bir davranıştır. Fakat genellikle bir erkek, eşine çiçek aldığı zaman nedense gerginlik yaşamaktadır. "Çok istiyorsa kendi çiçeğini kendi alsın " diyen bir erkek, eşine her gün çiçek almamakta ısrar ederek netice itibari ile daha büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Bir erkek de işten eve geldiği zaman eşinin kendisi için sevdiği bir yemeği sunmasını bekleyebilmektedir. Burada da kadın, "çok istiyorsa girsin mutfağa kendi yapsın yemeğini" dediğinde kendisini de eşini de uzun vadede mutlu olmaktan mahrum etmektedir. Bir erkek neden kadınlar eşlerinden çiçek bekler, bir kadın da neden erkekler eşlerinden kendileri için güzel yemekler sunmalarını bekler diye sormamalıdır. Çünkü bu ADEM olmanın ve HAVVA olmanın tabiatında vardır. En büyük hata ise bu gibi durumları sorgulamaktan geçer. Hakkını vererek kadın ve erkek olabilmeniz dileği ile…

(Bu konu devam edecek.)