Ağaçlar konuşmaya başlarsa…

Değerli okurlarım bu ramazan ayını huzur içinde geçiririz temennim bu yılda gerçekleşmedi.

Geçtiğimiz yıllarda Gazze’de işlenen cinayetlere bu sene maalesef yenileri eklendi.

Epstein bataklığında yediği herzeler nedeni ile Siyonist katil Netanyahu’nun tasmaladığı sarı gavurun işediği cinayetlere bir yenisi eklendi ve aziz mübarek günlerde İran’a acımasızca saldırdığı yetmezmiş gibi dini liderlerini de hiç bir kural tanımadan öldürüp mazlum İran halkı üzerine bomba yağdırmaya devam ederek ümmete ramazan sevincini yaşatmadı.

Yıllarca devam eden İran-Irak savaşı ile yorulan İran halkı bu orantısız ve acımasız saldırıya karşı topyekun mücadele ediyor. Rabbim muvaffak eylesin.

Sarı gavuru kutsayan Evanjelist rahipler dilleri altında ısladıkları baklayı gizlemediler ve tapınak şövalyeleri ile yeni haçlı seferinin başladığını dünyaya ilan ettiler.

Dünya hızla yeni bir savaşa sürüklenirken ülkemizin içinden de çatlak sesler yükseldiğini görüyoruz.

Osmanlı dedelerimizin gözü gibi koruduğu koca çınarı kurutan emperyalistler içimizden devşirip yetiştirerek kendi çocukları haline getirdikleri ile cumhuriyetimizin kuruluşundan günümüze yerli halka zulmü reva gördükleri yetmezmiş gibi zalimliklerini tescil edercesine bu ramazan ayında da boş durmadılar.

Halkımızın ekseriyeti dinine diyanetine bağlı ve vatan millet sevdalısı. Milletimizin mayasına harç olan İslam, Müslüman, din -diyanet gibi kelimeler yerine; irtica, gericilik lâiklik gibi kelimleler türetilerek zulüm düzenini devam ettiren kökü dışarda azınlık zindeleri başını kaldıran vatandaşları ya istiklal mahkemeleri, ya dipçik yada darbelerle her on yılda bir demokrasiye balans ayarı çekiyoruz diyerek hizaya getirdiklerinin canlı şahidiyim.

Bin yıl sürecek denen postmodern darbe milletin ters yüz etmesi ile kısa sürede tarumar edilmiş ama azgın azınlık hâlâ bulduğu her fırsatı eski günlere dönüş umudu için kullanmaya devam etmektedir.

Bizim neslimiz ilkokul yıllarında “Ali uyu yat yat uyu veya Oya ata bak gibi fişlerle okuma yazma öğrenirken aynı zamanda dinsizlik kokan uygulamalarla hafızlarımız kirletildi. Lise yıllarında okuduğumuz tarih derslerinde ise cennetmekan Abdülhamid’in kızıl sultan olduğu öğretildi. Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderen Sultan Vahdettin’de hainler listesindeydi.

Merhum Erbakan hocamızın koalisyon hükümetlerinden hocamızın yoğun ısrarlarına rağmen milli eğitim bakanlığının hiçbir zaman verilmemesinin de çok manidar olduğunu kabul ederim.

Erdoğan’ın tek başına iktidar olduğu ilk yıllarında da mili eğitim bakanlığı için o günün cumhurbaşkanının onayladığı isimler ancak bakanlık yapabilmişti.

Halkın teveccühü ile iktidarını sürdüren Erdoğan’ın atadığı son milli eğitim bakanımız olan Yusuf Tekin ise yerliliğe milliliğe önem vererek müfredatta küçük değişiklikler yapmaya kalkışınca olanlar oldu bakanımıza yapmadıkları hakaret ve aşağılama kalmadı.

Ama o yoluna devam etti. Evrimcilerin sapık fikirlerini müfredattan çıkartamamasına rağmen saldırılar orantısız bir şekilde devam etti ve halende var güçleri ile saldırıyorlar.

Bardağı taşıran son hamlesi ise maarifin kalbinde ramazan etkinlikleri genelgesi. Okuma fişlerine yeni ilavelerle ramazan ayı farkındalığı oluşturmak istedi ama olanlar oldu.

168 kalbi kara aydın müsveddesinin hezeyan dolu kusmuğunu, lâik kemalist dinsizler yalama kuyruğuna girdiler. Halkı Müslüman olan bir milletin çocuklarını yıllardır zehirlediklerine doymamış olacaklar ki, rezillikte sınır aşılınca sabır abidesi milletimizden patlarcasına bir cevap geldi ve kıçı nişadırlı yaratıklar gibi sağa sola savrulup duruyorlar.

Akıl nimetini kullansalar yedikleri herzenin zehrinin etkisinden kurtulacaklar ama maalesef kullanmadılar,

Samsun’da bir vatandaşımızın özde ilahileri halkın imdadına yetişti. Doğaçlama ilahiler fevç fevç okullara sokaklara yayıldı.

Sabır abidesi milletimizin volkanik patlaması tüm dünyada sosyal medya platformları vasıtası ile viral olan ilahiler yediden yetmişe her milletten ve dinden halkların diline pelesenk oldu.

28 şubat postmodern darbesinin üzerinden 28 koca yıl geçti. Azgın azınlık kudurdukça kudurmaya ve hatta bulduğu her fırsatı kullanmaya çalışsa da boşuna. Atı alan çoktan Üsküdar’ı geçti. Patlasalar da çatlasalar da bu millet bir daha aynı prangayla yaşamaz.

Devletimiz güçlendikçe zindelerin sesi daha da çıkmaz olacak. Yakın tarihin hatıralardan silinmemesi gereken densizliklerini unutmamalıyız.

27 nisan bildirileri, gezi ve benzeri kalkışmalar hatta gözbebeğimiz ordumuz üzerinden tahrikler genç dimağların yalan dolanla kirletilmesi ve sokakların karıştırılmaya çalışılması gibi gayrı ahlaki eylemler devam ediyor.

Birlik ve bütünlük içerisinde olmak Allah’ın ipine sımsıkı sarılın dağılmayın emri fermanına sadık kalırsak ağaçların konuşacağı güne güçlü ve muktedir olarak ulaşırız.

Rabbimizin vaadidir. Ağaçlar konuşacak ve saklanmaya çalışan Siyonist canileri ihbar ederek Müslümanlara yardım edecek ve zalimin sesi soluğu kudreti darmadağın olacaktır.

Gidişat oraya doğru.

Doğru yerde duranlara ne mutlu.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.