"Âhiret" sözlükte "son, son gün ve öbür dünya" gibi manalara gelir. Son gün denilmesi,
arkasından gece gelmediği veya dünyadan sonra geldiği içindir. Dinî terim olarak ise ahiret:
Ölümden sonra insanların tekrar dirilmesiyle başlayan ve sonsuz olarak devam edecek olan
hayattır.
Tıpkı insanlar ve diğer bütün canlılar gibi dünyanın da bir ömrü ve bir sonu vardır.
Dünyanın bu son bulma anına "Kıyamet" denir. Allahü Teala, kıyamet günü bütün ölüleri diriltecek ve hepsini "mahşer" denilen yerde toplayacaktır. Bu yeni aleme de "ahiret" denir.
Berzah Alemi Nedir?
Ölümle başlayıp Kıyametin kopmasıyla sona eren kabir hayatına ise, Berzah alemi denir.
Âhiret, metafizik yani duyu ötesi bir olgu olduğu için, gözlem ve deneye dayanan pozitif
bilimlerle açıklanamaz. Aklın kesinlikle gerekli gördüğü ahiret hayatı hakkındaki tek bilgi
kaynağımız vahiydir; yani Kur'an-ı kerim ve hadis-i şeriflerdir.
İmanın beş rüknünden biri ahirete; yani bir gün mutlaka Kıyametin kopup bu dünyanın yok olacağına, dolayısıyla da bu dünyadaki hayatın biteceğine inanmaktır. Biz Müslümanlar bu inancımızı "amentü"de; "ve'l-yevmi'l-ahiri" (ahiret gününe inandım," şeklinde ifade ederiz.
Her şey tekrar dirilecek
Bütün canlılar ölüp dünya yok olduktan sonra, Hak Teala, insanları tekrar diriltecek. Sevab ve günahlar tartılacak. Herkes, hayır olsun şer olsun bütün amellerinin karşılığını görecektir.
Sevabları ağır gelen kişinin mükafatı ebedî cennet, günahları ağır gelen kimsenin cezası ise
cehennemdir. Bütün kafirler, cehennemde ebedî kalacaklardır. Cehenneme giren günahkar mü'minler ise, cezalarını çektikten sonra mutlaka oradan çıkıp cennete gireceklerdir.
Ahiret hayatı vardır
Allahü Teala, Kuran-ı kerimin birçok ayet-i kerimesinde ahiret hayatının var olduğunu
bildirmekte, insanları bu büyük hakikate inanmaya çağırmakta ve ahirete inanmayan
kimseleri mümin saymamaktadır. Âyet-i kerimelerde buyuruldu ki:
"Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, O'na indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği
kitaplara iman(da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve
kıyamet gününü inkar ederse, tam anlamıyla sapıtmıştır." (Nisa 136)
"Habibim! Sana indirilen Kitab'a ve Senden önce indirilen kitaba inanan müminlere;
namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah'a ve ahiret gününe inananlara elbette büyük ecir
vereceğiz." (Nisa 162)
"Allah'a ve ahiret gününe inanmayanları da Allah sevmez." (Nisa 38)
Ceza ve mükafat günü
Dinimizde ahirete inanmanın yeri büyüktür. Âhiret inancı, ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde genellikle Allah'a iman ile birlikte geçmektedir. Kuran-ı kerimde ahiret hayatına çok önem verilmekte, hemen hemen bütün surelerde çeşitli deyim ve kelimelerle ahiret inancı vurgulanmaktadır. Ayrıca muhtelif örnekler verilerek ahiret inancı insanların beynine ve
kalbine kazınmaya çalışılmaktadır.
Namaz kılarken her gün defalarca; "Allah, ceza ve mükafat gününün sahibidir," (Fatiha 4)
deriz. Bu ayet-i kerime, yaptığımız her işin bir karşılığının ve bedelinin olduğunu, hareketlerimizin ve davranışlarımızın hesabını vereceğimiz ahirete hazırlanmamız gerektiğini bize hatırlatır. Böyle bir hazırlık ise, hareketlerimize çekidüzen vermemizi sağlar.
İnsanlar farklı farklıdır
İnsanlar bu dünyada çok farklı yaşarlar; iyi, doğru, güzel, faydalı ve adil karakterli olanların
yanında; kötü, yanlış, çirkin, zararlı ve zalim karakterli insanlar da çoktur. Şayet ahiret hayatı
olmasaydı; iyilikler mükafatsız, kötülükler de cezasız kalırdı. Bu ise, Allahü Tealanın mutlak
adaletine aykırıdır.
Âhiret hayatı hakkındaki delillerden birkaçı şöyledir:
"Habibim, onlar Sana indirilen Kitaba da, Senden önce indirilenlere de inanırlar; ahirete
de onlar kesinlikle inanırlar." (Bakara 4)
"Allah'a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyen kimselerin, Rableri katında büyük
sevapları vardır. Onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar." (Bakara 62)
"Biz, Allah'tan geldik ve Allah'a döneceğiz." (Bekara 185)
"Allah ölümü ve hayatı, hanginizin daha güzel davranışlarda bulunacağını imtihan etmek
için yarattı." (Mülk 2)
"İnsan, başıboş bırakılacağını mı sanıyor." (Kıyame 36)
"Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini; inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı;
hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!" (Casiye 21)