AİLEYİ GELECEĞE HAZIRLAMAK

Bir toplumun geleceğini konuşacaksak, önce ailesini konuşmalıyız. Çünkü aile yalnızca aynı çatı altında yaşayan insanların oluşturduğu bir yapı değildir. Aile; kültürün, ahlâkın, merhametin, dayanışmanın, sorumluluğun ve nesiller arası aktarımın ilk mektebidir.

Bugün Türkiye'de aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik atılan her adım, aslında ülkemizin yarınlarına yapılan en kıymetli yatırımlardan biridir. Bu noktada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız tarafından yürütülen Evlilik Öncesi Eğitim Programı, yalnızca gençleri evliliğe hazırlayan bir eğitim faaliyeti olarak görülmemelidir.

Bu çalışma, doğru şekilde geliştirildiğinde Türkiye'nin aile politikalarının en önemli yapı taşlarından biri olabilir. Çünkü evlilik bir imza ile başlar; fakat bir ömür boyunca iletişim, sabır, sorumluluk, fedakârlık, anlayış ve ortak emek ister.

Gençlerimize yalnızca “evlenin” demek yetmez. Onlara; Nasıl iletişim kurulacağını, Nasıl ortak karar alınacağını, Aile bütçesinin nasıl yönetileceğini, eşler arasındaki sorumlulukların nasıl paylaşılacağını, Çatışmaların nasıl çözüleceğini, Aile hukukunun temel esaslarını, Evliliğin psikolojik ve sosyal boyutlarını da anlatmak gerekir.

İşte tam da bu nedenle evlilik öncesi eğitimleri, ülke genelinde daha görünür, daha erişilebilir ve daha kapsamlı hale getirmeliyiz.

AİLE SADECE KRİZ YAŞADIĞINDA HATIRLANMAMALI

Aile politikalarında en önemli meselelerden biri de önleyici yaklaşım olmalıdır. Bir aile sorun yaşadıktan sonra müdahale etmek elbette önemlidir. Ancak asıl başarı, sorun büyümeden önce aileyi destekleyebilmektir. Bir çift henüz evlenmeden önce sağlıklı iletişim konusunda bilinçlendirilirse, ekonomik sorumluluklar konusunda bilgi sahibi olursa, aile hukukunu öğrenirse ve evlilikte karşılaşabileceği muhtemel sorunlara ilişkin farkındalık kazanırsa, yarının aile yapısı çok daha sağlam temeller üzerine kurulabilir. Bu nedenle kanaatimce Türkiye'de “Evlilik Öncesi Eğitim” anlayışından “Evliliğe ve Aile Hayatına Hazırlık” anlayışına doğru daha geniş bir perspektif geliştirilmelidir.

MEHİR AİLE PLATFORMU OLARAK BİZİM SORUMLULUĞUMUZ

Ailenin korunması ve güçlendirilmesi meselesini yalnızca devlet kurumlarının görevi olarak görmüyoruz. Devletimizin kurumlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, akademisyenlerle, eğitimcilerle, yerel yönetimlerle ve toplumun bütün kesimleriyle birlikte hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz.Bu anlayışla çalışmalarını sürdüren Mehir Aile Platformu, aile kurumunun güçlendirilmesini ve gençlerimizin sağlam aileler kurabilmesini önemseyen bir sivil toplum yapılanmasıdır.Platformumuzun Onursal Başkanı Sayın Mustafa Özdemir, Genel Başkanımız Sayın Münteha Hilal Pekkendir, Genel Merkez Başkan Yardımcımız Uz. Dr. Ümit Atman ve teşkilatlarımızla birlikte temel hedefimiz; aileyi yalnızca sorunlar ortaya çıktığında konuşan değil, aileyi daha sorunlar başlamadan güçlendiren bir anlayışın yaygınlaşmasına katkı sunmaktır.

Biz inanıyoruz ki; Güçlü genç = güçlü evlilik, güçlü evlilik = güçlü aile,
güçlü aile = güçlü toplum, güçlü toplum = güçlü Türkiye'dir.

BİR “TÜRKİYE AİLE OKULU” NEDEN OLMASIN?

Buradan kamuoyuna ve ilgili kurumlarımıza yapıcı bir öneri sunmak istiyorum: Türkiye genelinde, gençlerin evlilik ve aile hayatına hazırlanmasını amaçlayan daha kapsamlı bir “Türkiye Aile Okulu”modeli geliştirilebilir.

Bu yapı;

• Evlilik öncesi eğitim,

• Aile iletişimi,

• Aile hukuku,

• Ekonomik ve finansal bilinç,

• Çocuk yetiştirme,

• Dijital çağda aile,

• Aile içi şiddetin önlenmesi,

• Bağımlılıklardan korunma,

• Eşler arasında sorumluluk paylaşımı,

• Psikolojik dayanıklılık,

• Aile büyükleriyle sağlıklı iletişim,

• Mahremiyet ve aile değerleri gibi başlıkları kapsayabilir.

Üstelik bu eğitimlerin yalnızca büyük şehirlerde değil, 81 ilin tamamında ve ilçelerde erişilebilir olması sağlanabilir. Üniversitelerin son sınıf öğrencileri, evlilik hazırlığındaki gençler, askerlik hizmetini yapan gençler ve evlilik kredisi gibi desteklerden yararlanan genç çiftler bu programlara daha güçlü şekilde dahil edilebilir. Böylece devletimizin sunduğu ekonomik destekler, eğitim ve sosyal destek mekanizmalarıyla tamamlanmış olur. Çünkü genç bir çifte yalnızca ekonomik destek vermek yetmez.

O çifte aile kurma konusunda bilgi ve bilinç de kazandırmak gerekir.

AİLE POLİTİKASI, SADECE BUGÜNÜN DEĞİL YARININ MESELESİDİR

Bugün verdiğimiz kararlar, yarının çocuklarını ve yarının toplumunu şekillendirecek. Aile zayıflarsa toplumsal dayanışma zayıflar. Aile güçlenirse toplumun direnci artar. Bu nedenle aileyi korumaya yönelik her çalışma; siyasi görüşlerin, günlük tartışmaların ve dönemsel gündemlerin üzerinde değerlendirilmesi gereken stratejik bir meseledir. Türkiye'nin güçlü aile politikalarına ihtiyacı vardır.Fakat bunun yanında güçlü bir aile kültürüne de ihtiyacı vardır. İşte eğitim burada devreye girer.

Gençlerimize evliliğin yalnızca romantik bir birliktelik olmadığını; aynı zamanda bir emanet, sorumluluk, dayanışma ve ortak hayat inşası olduğunu anlatmalıyız.

Onlara “iyi eş nasıl olunur?” sorusunu da sormalıyız.

“İyi anne-baba nasıl olunur?”

“Bir aile ekonomik krizleri nasıl birlikte aşar?”

“Bir çift farklılıklarını nasıl zenginliğe dönüştürür?”

“Bir aile çocuklarına hangi değerleri aktarır?”

Bütün bu soruların cevaplarını daha evlilik başlamadan konuşabilmeliyiz.

DEVLET – SİVİL TOPLUM İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ

Türkiye'nin aile politikalarında devletimizin güçlü iradesi son derece kıymetlidir. Ancak sahadaki sivil toplum kuruluşlarının tecrübesi de bu sürece önemli katkılar sunabilir. Bu nedenle kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve aile odaklı sivil toplum kuruluşları arasında daha güçlü bir iş birliği zemini oluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Mehir Aile Platformu olarak bizler, bu alanda üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız. Çünkü bizim için mesele yalnızca bir sosyal politika başlığı değildir. Mesele; Bir gencin yuva kurabilmesi, bir annenin güvenle çocuk yetiştirebilmesi,bir babanın ailesine umutla bakabilmesi, bir çocuğun sevgi ve güven ortamında büyüyebilmesi
ve Türkiye'nin geleceğinin sağlam aileler üzerine inşa edilebilmesidir.

SON SÖZ

Bugün Türkiye'nin önünde çok önemli bir fırsat bulunmaktadır. Evlilik öncesi eğitimleri daha da güçlendirebilir, ülke çapında yaygınlaştırabilir ve bunu uzun vadeli bir “Aileyi Güçlendirme Seferberliği” anlayışının parçası haline getirebiliriz. Çünkü aileyi korumak, geleceği korumaktır.Gençleri evliliğe hazırlamak, aslında Türkiye'nin geleceğine hazırlamaktır. Çocuklarımızın geleceğini güvence altına almak istiyorsak, onların yetişeceği aile ortamını bugünden güçlendirmeliyiz.Devletimizin aile kurumunu güçlendirmeye yönelik çalışmalarının daha da büyümesi ve toplumun bütün kesimlerine ulaşması temennisiyle; Mehir Aile Platformu olarak biz de bu kutlu ve önemli çalışmanın yanında olduğumuzu, aileyi koruyan ve güçlendiren her türlü yapıcı iş birliğine açık olduğumuzu kamuoyuna saygıyla ifade ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki: Aile varsa gelecek vardır.Aile güçlüyse Türkiye güçlüdür.